Akılda Tutulması Gerek İmla ve Noktalama Kurallarından Bazıları
  • Kişi adlarından önce ve sonra gelen saygı sözleri, unvanlar ve meslek adları, tarihî kişilerin adlarından önce gelen unvan ve lâkaplar büyük harfle başlar: Ankaralı Âşık Ömer, Mustafa Efendi, Zeynep Hanım
  • Akrabalık adları bildiren kelimeler büyük harfle başlamaz. Ancak akrabalık kelimeleri başta gelirse büyük harfle başlar: Fahriye abla, Ayşe teyze, Numan amca... Nene Hatun, Dayı Kemal…
  • Semt, mahalle, cadde, bulvar, sokak, pasaj, çarşı, park isimleri (bunlarda geçen tüm kelimeler) büyük harfle başlar: Atatürk Bulvarı, Adnan Menderes Caddesi, Gönül Sokak, Kuyumcular Çarşısı
  • Deniz, göl, akarsu, boğaz, geçit, dağ, tepe, ova, yayla isimleri büyük harfle başlar: Manş Denizi, Büyük Okyanus, Van Gölü, İstanbul Boğazı, Ağrı Dağı, Everest Tepesi, Konya Ovası ...
  • Millî ve dinî bayramlarla bayram niteliği kazanmış günler büyük harfle başlar: Cumhuriyet Bayramı, Kurban Bayramı, Anneler Günü, Öğretmenler Günü…
  • Kurum, kuruluş, makam, üniversite adlarının kısaltmalarında bütün harfler büyüktür. Harfler arasına nokta koymaya gerek yoktur: TRT, TBMM, İTÜ, DSİ, TDK…
  • Bu kısaltmalardan sonra gelen çekim ekleri kesme ile ayrılır. Ekler son harfin okunuşuna göre belirlenir; kelimenin uzun şeklinin okunuşuna göre değil: TBMM’nin, DTCF’ne değil DTCF’ye, İTÜ’nden değil İTÜ’den
  • Bazı kısaltmalar kelime gibi oluşturulmuştur. Bunlara getirilen ekler de okunuşa göre belirlenir: MEB’e ASELSAN’da, BOTAŞ’a, SEKA’nın, TEDAŞ’ta…
  • Özel isim olmayan kelimelerin kısaltması küçük harfle başlar: c. (cilt), s. (sayfa), bkz.(bakınız), vb. (ve benzeri), vs. (ve saire), is. (isim)…
  • Bu kısaltmalara ek getirilirken kelimenin uzun şeklinin okunuşu esas alınır; ekler kesmeyle ayrılmaz: vb.leri, vs.den, is.ler, sf.lar,
  • Ölçülerin kısaltmalarında nokta kullanılmaz: C, Ca, Fe, m, mm, cm, km, g, kg, l, mg...
  • Bu kısaltmalara ek getirilirken kelimenin uzun şeklinin okunuşu esas alınır; ekler nokta kullanılmadığı için kesmeyle ayrılır: cm’yi, g’dan, kg’dan
  • Özel isme gelen ek fiil kesme işareti ile ayrılır: Serkan imiş›Serkan’mış, Ali imiş›Ali’ymiş
  • “-mi”, kendinden önceki kelimden her zaman ayrı (soru anlamı vermediği zamanlarda bile) yazılır: Sen burada mısın? İzmir mi yoksa İstanbul mu daha güzel? Güzel mi güzel bir evi var.
  • “de” cümleden çıkarıldığında anlam değişiyorsa hal ekidir ve bitişik yazılır, anlamda fazla bir bozulma olmuyorsa bağlaçtır ve kendinden önceki kelimeye ayrı yazılır.
  • “belki, çünkü, hâlbuki, mademki, meğerki, oysaki, sanki” bağlaçlarının dışında “-ki” bağlacı her zaman kendinden önceki ve sonraki kelimelerden ayrı yazılır: Bir şey biliyor ki konuşuyor. Sınavı kazanabilir miyim ki...
  • ”etmek, olmak” filleriyle kurulan birleşik fiiller herhangi bir ses olayı yoksa (alay etmek, fark etmek, hasta olmak…)
  • Yol ve ulaşımla ilgili kelimeler (hava yolu, kara yolu, deniz yolu…)
  • “bilim ve bilgi” adlarıyla kurulan kelimeler (dil bilimi, edebiyat bilimi, dil bilgisi…)
  • Yiyecek, içecek adlarından biriyle kurulan birleşik kelimeler (sigara böreği, su böreği, portakal suyu, tas kebabı, kaşar peyniri…) her zaman ayrı yazılır. Bunun dışındaki birleşik kelimeler bitişik yazılır
  • İkilemeler genellikle ayrı yazılır. Araya hiçbir noktalama işareti de konmaz: Anlata anlata, ev bark, çoluk çocuk, ufak tefek…
  • Yansıma seslerden oluşan ikilemeler bitişik yazılır: cırcır (böceği), cızbız, civciv, çıtçıt, dırdır, fırfır, fısfıs, hımhım, hoşbeş, şıpşıp (terlik)...
  • Rakamlardan sonra getirilen ekler kesme işareti (‘) ile ayrılır: Saat 10.30’da, 1972’de, 2000’den, 12’nci...
  • Üleştirme sayıları harfle gösterilir: ikişer, yedişer, dokuzar, üçer üçer, onar onar, ellişer bin lira, yüz yirmi yedişer milyon...
  • Pekiştirme sıfatları ve zarfları bitişik yazılır: dümdüz, sapsarı, kapkara, apaçık, tertemiz, çepeçevre…
  • Özel adlar için yay ayraç içinde bir açıklama yapıldığında kesme işareti yay ayraçtan sonra konur: Yunus Emre (1240?-1320)'nin, Yakup Kadri (Karaosmanoğlu)'nin.
  • Özel adlara getirilen yapım ekleri, çokluk eki ve bunlardan sonra gelen diğer ekler kesmeyle ayrılmaz: Türklük, Türkleşmek, Ahmetler, Mehmetler, Türkçenin, Atatürkçülüğün.
  • Devlet adlarına gelen çekim ekleri kesme işaretiyle ayrılır: Türkiye Cumhuriyeti’ni, Osmanlı Devleti’ndeki, Azerbaycan Cumhuriyeti’nden
  • Saray, köşk, han, kale, köprü, anıt vb. adlarına gelen çekim ekleri kesme işaretiyle ayrılır: Dolmabahçe Sarayı’nın, Çankaya Köşkü’ne, Ankara Kalesi’nden, Çanakkale Şehitleri Anıtı’na.
  • Kitap, dergi, gazete ve sanat eseri (tablo, heykel, müzik vb.) adlarına gelen çekim ekleri kesme işaretiyle ayrılır: Nutuk’ta, Kiralık Konak’ta, Resmî Gazete’de, Onuncu Yıl Marşı’nı, Yunus Emre Oratoryosu’nu, Atatürk Uluslararası Barış Ödülü’nü.
  • Kanun, tüzük, yönetmelik, yönerge ve genelge adlarına gelen çekim ekleri kesme işaretiyle ayrılır: Millî Eğitim Temel Kanunu’na, Medeni Kanun’un
  • Kıta, deniz, nehir, göl, dağ, boğaz, geçit, yayla; ülke, bölge, il, ilçe, köy, semt, bulvar, cadde, sokak vb. coğrafyayla ilgili yer adlarına gelen çekim ekleri kesme işaretiyle ayrılır: Asya’nın, Marmara Denizi’nden, Meriç Nehri’ne, Van Gölü’ne, Ağrı Dağı’nın, Çanakkale Boğazı’nın, Ankara’ymış, Sungurlu’ya, Ziya Gökalp Bulvarı’ndan, Yıldız Mahallesi’ne, Taksim Meydanı’ndan, Reşat Nuri Sokağı’na,
  • Kişi adlarından sonra gelen saygı sözlerine getirilen ekleri ayırmak için kesme işareti kullanılır: Nihat Bey’e, Ayşe Hanım’dan, Mahmut Efendi’ye, Enver Paşa’ya vb.
  • Kurum, kuruluş, kurul ve iş yeri adlarına gelen ekler kesmeyle ayrılmaz: Türkiye Büyük Millet Meclisine, Türk Dil Kurumundan, Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğüne, Bakanlar Kurulunun, Danışma Kurulundan, Mavi Köşe Bakkaliyesinden,
  • Uzun cümlelerde yüklemden uzak düşmüş olan özneyi belirtmek için (özne ile yüklen arasına başka öğeler girmişse) özneden sonra virgül (,) kullanılır: Çocuk, soğuk bir kış günü ayrıldığı ve uzun zaman haberini dahi alamadığı köyünü artık unutmuştu.
  • Cümle içinde “ve, veya, yahut” bağlaçlarından önce ve sonra virgül kullanılmaz; başka noktalama işaretleri de kullanılmaz.
  • Okuyucunun cümleyi zihninde tamamlaması beklenerek bitmemiş veya bitirilmemiş cümlelerin sonuna üç nokta (…)konur: Gök sarı, toprak sarı, çıplak ağaçlar sarı... Onu bir defacık görebilmek için nelere katlanmazdım ki...
  • Cevabı zaten içinde olan soru cümlelerinde de soru işareti kullanılır: Haksız mıyım? Liderler içinde Atatürk gibisi var mı?
  • İçinde soru kelimeleri veya soru eki bulunan ama anlamca soru cümlesi olmayan cümlelerde soru işareti kullanılmaz: Kaça aldım, şimdi hatırlamıyorum.
  • Ünlem işareti, ünlem ifadesinden hemen sonra kullanılabileceği gibi cümlenin sonunda da kullanılabilir: Eyvah, geç kaldım Eyvah! Geç kaldım!
  • Kitap isimleri ve yazı başlıkları yazıda tırnak içinde gösterilir. Bunlardan sonra kesme işareti kullanılmaz; çünkü tırnak işareti aynı zamanda kesme işaretinin görevini de üstlenir: Tanpınar’ın tek denemesi,”Beş Şehir”dir.
Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

busy
 

Kayıt - Giriş



Bunlari Biliyor musunuz?

Kasidede şairin mahlasını geçtiği beyite "tac beyit" denir.
Cuma, 07/25/2014 18:00
Telif Hakkı © 2014 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.