-a (-e) Eki

* Ad kök ya da gövdesine getirilerek ad soylu sözcük kurulur:

  • göze (göz-e) suyun çıktığı yer, kaynak, pınar, çeşme; yama, örme;  hücre.
  • güre (gür-e) güç, kuvvet, erke; kuvvetli, dinç, sık, gür; vahşi, azgın, haşarı, çekingen, korkak; yabancı, alışmamış güre hayvan, güre kedi vb. ; bir yaşından üç yaşına kadar olan  at, kısrak; verimli olmayan toprak, mera.
  • komuta (komut-a) kumanda, askerlik işlerini ve davranışlarını yönetme.
  • öge (ög-e) anne, büyükanne; çok akıllı, yaşlı kimse.
  • sava  (sav-a) müjde, haber.
  • töre (tür-e) görenek, ahlâk, âdet, örf.
  • türe (tür-e) kanun, yasa, hukuk.
  • tüze (tüz-e) hak tanıma, adalet, adliye.
  • uca (uc-a) kuyruk sokumu, pöç; uç.
  • yalaza (yalaz-a)  yalaz,   alev.

* Ad soylu sözcüklere getirilerek aşıl sözcükteki anlama "dönüş, yönelme" kavramları sağlanır ve ek "yönelme durumu eki" adını alır:

  • Kışın kayağa (kayak-a) gider misiniz?.
  • Okula (okul-a) zamanında gitmek gerekir. 
  • Başa (baş-a) gelen çekilir.
  • Ankara'ya (Ankara-y-a) gelecek misiniz?
  • Eve (ev-e) giderken karşılaştık.
  • Anneme (annem-e) düşkünüm.
  • Size (siz-e) doyum olmaz.
  • Edirne'ye(Edirne-y-e) gitmek istiyoruz.

* "için, ile" ilgeçlerinin görevini de karşılar:

  • Bu hediyeyi kızıma aldım (kızım-a, kızım için).
  • Bu iyiliği ancak sana yaparım (san-a, senin için).
  • Ona üzülüyorum (o-n-a, onun için).
  • İş aramaya gitti (arama-y-a, aramak için).
  • Çantayı yedi liraya aldım (lira-y-a, lira ile).
  • Elbiseyi yüze bıraktılar (yüz-e, yüz liraya, yüz lira ile).


* Kişi adıllarında, biçim bakımından kökü etkileyen özellik gösterir: 'bene' yerine 'bana', 'sene' yerine 'sana' örneklerinde görüldüğü üzere aslında, 'ben, sen' biçiminde olan adılların ünlüleri ek dolaysıyle ince sıradan, kalın sıraya geçmiştir. 'o' ve 'kendi' adılları, öteki ad durumlarında olduğu gibi, yönelme durumu ekinden önce de adıl '-n-'si alır:
  • ona (o-n-a), kendine (kendi-n-e), kendisine (kendi-s-i-n-e)                                                

* 1. ve 2. Kişi çoğul adıllarda, yönelme durumu eki, kökü etkilemez:

  • bize (biz-e), size (siz-e) 

* Gösterme adıllarında da yönelme durumu eki, adıl '-n-'sinden sonra kullanılır:

  • buna (bu-n-a), şuna (şu-n-a), ona (o-n-a)

* Gösterme adıllarından kurulan belirteçlerde ise yönelme durumu eki, ünlü ile biten öteki sözcüklerde olduğu gibi "-y-" koruma ünsüzüyle kullanılır:

  • buraya (bura-y-a), şuraya (şura-y-a),  oraya  (ora-y-a) gibi.

     

Not: Yönelme durumu eki, aslında "-ga/-ge" eki olduğu için, "ben, sen" adıllarına getirilince genizsi bir ses olan "-nğ" sesi oluşur, bu sesjie genellikle ince sıralı sözcüklerin ünlülerini genişletir ve kalınlaştınr; "tingir > tanrı; müngüz > boynuz"  sözcükleri gibi "benge, senge" sözcükleri de "bana, sana" olur.



* Soru adıllarında, öteki sözcüklerde olduğu gibi kullanılırsa da görev bakımından özellik gösterir:
  • Kaça aldınız (kaç-a)?
  • Kaça vereceksiniz?
  • Ulus'a kaça gidersiniz ?
  • Kime söylüyorsunuz? (kim-e)
  • Neye kızdınız (ne-y-e, ne için)?
  • Neye gülüyorsunuz (ne-y-e; ne için, neden)?
  • Neye aldandınız (ne-y-e; ne için, ne ile)?

* Soru sıfatı'hangi', ancak, iyelik ekinden sonra yönelme durumu ekini alabilir: hangisine (hangi-s-i-n-e) gibi. Bu durumda "hangisine" sözcüğü adıl olur.



* Bazı sözcüklerde genellikle iyelik ekiyle kalıplaşır:
  • başına kakmak
  • boyuna söylenmek
  • çaresine bakmak
  • inadına gülmek
  • kolayına gelmek
  • oluruna bırakmak
  • suyuna gitmek
  • yoluna bakmak
  • üstüne üstüne gitmek
  • dikine dikine konuşmak
  • üstesinden gelmek

* -a, -e eki almış sözcüklerle ikileme kurulur:

  • açıktan açığa
  • alan alana
  • arka arkaya
  • baş başa
  • başa baş
  • baştan başa
  • baştan ayağa
  • boydan boya
  • dişe diş


* -a, -e eki almış sözcükler, deyim ve atasözlerinde kullanılır:
  • ağza almamak
  • ayağa düşmek
  • başa kakmak
  • dile düşmek
  • dize gelmek
  • ele vermek
  • göze batmak
  • göze gelmek

* Eylemlikle kullanılan bu tür örnekler dışında, yönelme durumu ekiyle kalıplaşmış bazı deyimler de şunlardır:

  • Ağzınıza lâyık (ağz-ı-n-ız-a)
  • Baş üstüne (üst-ü-n-e)
  • Boş yere (yer-e)
  • Ömrüne bereket (ömr-ü-n-e veya ömr-ü-n-üz-e)
  • Gözüne dizine (göz-ü-n-e diz-i-n-e) dursun
  • Sizlere ömür (siz-ler-e)
  • Yok yere (yer-e)

* Yönelme durumu ekinin, bazı deyimlerde çekimli eylemden sonra da kullanıldığı görülür:

  • Geçmiş olsuna gitmek (ol-sun-a)
  • Kim vurduya gitmek (vur-du-y-a)
  • Olupbittiye gelmek (ol-u-p-fbitt-ti-y-e)

* Yönelme durumu eki almış sözcüklerle kurulan bazı atasözleri de şunlardır:

  • Ağlayanın malı gülene kalmaz.
  • Ağaca dayanma kurur, insana dayanma ölür.
  • Dağ dağa kavuşmaz insan insana kavuşur.
  • Güzele bakmak sevaptır.

* -a, -e genellikle ad soylu sözcüklerden eylem gövdesi kurar

  • adamak   (ad-a-)  bağışlamak, nezretmek.
  • belemek   (bel-e-)  bulamak, çocuğu kundaklamak, belini sarmak.
  • benzemek (beniz-e-) iki şey arasında birbirini andıracak kadar ortak nitelikler taşımak.
  • boşamak (boş-a-) eşini bırakmak,  boş bırakmak.
  • dilemek  (dil-e-)  istemek.
  • dişemek (diş-e-) diş açmak, diş çıkarmak.
  • gözemek (göz-e-) kumaştaki deliği, gözü örerek kapamak.
  • harcamak (harc-a-) sarf etmek, elden çıkarmak.
  • kanamak  (kan-a-)  kan  akmak,  kan  kaybetmek.
  • oynamak (oy-u-n-a-) hareket durumunda olmak, kımıldamak,  oyalanmak.
  • otamak (ot-a-) ilaç, ot vererek hastalığı iyi etmeye çalışmak,  tedavi etmek.
  • tozamak (toz-a-) toz çıkarmak
  • tünemek (tün-e-) kuş, tavuk gibi hayvanlar için uyumak, geceyi geçirmek.
  • türemek (tür-e-) meydana çıkmak, çoğalmak, yeni tür kazanmak.
  • yaşamak (yaş-a-) varlığını, yaşını sürdürmek.
  • yıkamak (yık-a-) su kullanmak


* -a, -e eki, eylem kök, veya gövdesine gelerek ad soylu sözcük kurar:
  • çala (çal-a) bir an, kısa bir zaman, acele; benzeyen. Çalakalem yazı yazıyor. Çalakaşık çorba içiyor. Kızınız bir çala babasına benziyor.
  • dize (diz-e) mısra, koşuk bir  parçanın satırlarındanher biri.
  • doğa (doğ-a) tabiat, kendiliğinden yaratılmış varlıkların tümü, içyapı.
  • gece (geç-e) tün, güneş battıktan sonra gün ağarıncaya kadar geçen zaman.
  • geçe  (geç-e, kiç-e) karşı yaka, karşı  yön.
  • gele (gel-e) tavla oyununda boşuna atılan zar, gelmesi istenen.
  • kese (kes-e) kısa yol, kestirme yol.
  • koşa (koş-a) aynı zamanda olan, eşit zamanlı, eşin zaman.
  • oya (oy-a) iğne veya tığla yapılan dantel gibi  elişi.
  • öte  (öt-e)  geçilen,  geçen,  karşı yön,  ileri,  uzakça
  • sapa (sap-a) sapılarak gidilen yer, kolay gidilmeyen, yol üstünde olmayan. Orası bana sapa geliyor.
  • süre (sür-e) belirli zaman, müddet.
  • yara (yar-a) vücutta yarılarak açılan yer, çıban, bere.

* -a, -e eki, eylem kök veya gövdesine gelerek ulaç kurar:

  • Üçe on kala çıktık (kal-a).
  • Bu işi ortaklaşa aldılar (ortak-la-ş-a).

* Bu ekle türetilen ulaçlar genellikle ikileme biçiminde kullanılır:

  • ağlaya ağlaya (ağla-y-a)
  • baka baka (bak-a)
  • bata çıka (bat-a çık-a)
  • yapmaya yapmaya (yap-ma-y-a)
  • bile bile (bil-e)
  • döne döne (dön-e)



* -a, -e ekiyle, kurulmuş ulaçlar, deyim ve atasözlerinde de kullanılır:

  • ala ala bitirmek,
  • bata çıka yürümek,
  • ağlaya ağlaya gitmek
  • bile bile almak
  • göz göre göre gitmek
  • güle güle gitmek
  • Ödünç güle güle gider, ağlaya ağlaya gelir.
  • Çocuk düşe kalka büyür.
  • Üzüm üzüme baka baka kararır.
  • Damlaya damlaya göl olur.

 


* -a, -e ekiyle, "yeterlik, sürerlik, yakınlık" kavramları veren ulaçlı birleşik eylemler kurulur ve bu eylemler "yeterlik eylemi, sürerlik eylemi, yakınlık eylemi" adlarını alır:

  • alabilmek (al-a+bil-)
  • durabilmek (dur-a+bil-)
  • kalabilmek (kal-a+bil-)
  • söyleyebimek (söyle-y-e+bil-)
  • bakakalmak (bak-a+kal-)
  • donakalmak (don-a+kal-)
  • yapadurmak (yap-a+dur-)
  • gidedurmak (git-e+dur)
  • bayılayazmak (bayıl-a+yaz-)
  • düşeyazmak (düş-e+yaz-)
  • öleyazmak (öl-e+yaz-)

* Yeterlik eyleminin olumsuzu, ulaç ekinden sonra gelen "-ma/-me" olumsuzluk ekiyle kurulur:

  • alamamak (al-a-ma-)
  • kalamamak (kal-a-ma-)
  • söyleyememek (söyle-y-e-me-)

Not: Yeterlik eyleminin kuruluşunda "güç, iktidar, yeterlik" kavramları veren "umak" eylemi etkili   olmuştur.

 



* -a, -e ekiyle kalıplaşmış bazı sözcükler ad veya ilgeç olarak kullanılır:
  • ötesi (öt-e-si)
  • buradan öte (öt-e)
  • bizden yana (yan-a)
  • size göre (gör-e)
  • sizin ile (il-e)
  • taşla (taş+il-e)
  • evle (ev+il-e) 

 



* -a, -e ekiyle, "isteme, niyet, arzu", kavramları veren eylem çekimi kurulur ve bu çekim "istek kipi" adını alır:
  • alayım (al-a-y-ım)
  • alasm (al-a-sın)
  • ala (al-a)
  • alalım (al-a-lım)
  • alasınız (al-a-sın-ız)
  • alalar (al-a-lar)

 



* -a, -e eki, bazı sözcüklerin pekiştirilmesinde ya da eklerin görev bakımından güçlendirilmesinde kullanılır ve "pekiştirme ünlüsü" adını alır:
  • sapasağlam (sap+a+sağlam)
  • yapayalnız (yap+a+yalnız)
  • çepeçevre (çep+e+çevre)
  • gepegenç (gep+e+genç)
  • güpegündüz (güp+e+gündüz)
  • daracık (dar+a+ cık)
  • azacık (az+a+cık)

 


* -a, -e eki, bağlantı ünlüsü adiyle, geniş zaman ekinin eylem köküne bağlanmasında ve çatılarda kullanılır:

  • bakar (bak-a-r)
  • kopar (kop-a-r)
  • satar (sat-a-r)
  • yapar (yap-a-r)
  • yatar (yat-a-r)
  • biter (bit-e-r)
  • gezer (gez-e-r)
  • gider (git-e-r)

 


* -a, -e eki, II. Kişi çekimli eylemlerin sonuna gelerek ünlem kavramı veren sözcükler kurar:

  • alsana (al-sa-n-a)
  • baksana (bak-sa-n-a)
  • yapmasana (yap-ma-sa-n-a)
  • otursana (otur-san-a)
  • kalsamza (kal-sa-n-ı-z-a)
  • versene (ver-se-n-e)
Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

busy
 

Bunlari Biliyor musunuz?

Padişahın tahta çıkışı için yazılan kasidelere "culusiyye" denir.
Pazartesi, 09/25/2017 00:52
Telif Hakkı © 2017 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.