Necip Fazıl Kısakürek

İstanbul'da doğdu. 12 yaşında şiire başlayan Necip Fazıl'ın ilk şiir kitabı daha 17 yaşında iken yayımlandı. Örümcek Ağı ve Kaldırımlar adlı şiir kitapları onu çok genç yaşta ünlü yaptı. 1940'lı yıllarda İslami kimliği ile öne çıkmaya başladı. Türk Edebiyatı Vakfı'nca 1980'de verilen beratla "Sultanü'ş-Şuara (Şairlerin Sultanı)" unvanını kazandı. Günlük fıkra ve çeşitli yazılarını Yeni İstanbul, Son Posta, Babıalide Sa­bah, Bugün, Millî Gazete, Her Gün ve Tercüman gaze­telerinde yayımladı.

Edebi Kişiliği - Sanat Anlayışı:

Modern Türk şiirinin mistik şairidir. Düz yazı türünde yapıtları da olmasına rağmen asıl güçlü yanı şiirlerindedir. Halk şiirimizin öz ve biçim yapısından yararlan­mış, bunlara Batılı, modern bir özellik kazandırmış, sonraları dinsel duyuşlarda karar kılmıştır.

Sağlam bir teknikle, esrarlı iç âlemini, felsefi görüşleri­ni, etkileyici bir anlatımla dile getirmiştir. Şiirin yanı sı­ra makale, tarih, eleştiri, biyografi, öykü türlerinde de yapıtlar yazmıştır. Divan, halk, Tanzimat ve Batı edebi­yatını en ince ayrıntılarına kadar bilen bir sanatçıdır. Serbest şiire karşı çıkmıştır. Kafiyeye sığınmayı sah­tekârlık sayar. Ona göre, duygu ve düşünce harman­lanıp şiir kalıbında, sanat kaygısıyla dillendirilmelidir.

Şiirin içyapısıyla dış yapısı arasında bir uyum bulun­ması gerektiği düşüncesinden hareket eden Necip Fa­zıl Kısakürek, 1930'lu yılların başlarına değin süren yo­ğun şairlik yaşamında, lirizmin ağır bastığı şiirler ya­yımlamıştır. Duygularını değişik biçimde yansıtışı, de­ğişik benzetmeler kullanarak şiirlerini renklendirişiyle bu yılların şairleri arasında ayrı bir yeri olmuştur. Her şiirinde, sanatından, ruhundan, hissiyatından ve dü­şüncelerinden ipuçları vardır.

1934'de kadar ruh çalkantılarını, korkularını, iç hesap­laşmalarını, çocukluk yıllarına has hatıralarını, dış dün­yadaki varlığı ve kendisiyle didişmelerini, arayışlarını anlatmıştır.

Şiirlerinde anlaşılmayan ayak sesleri, periler, cinler, hayaletler, kâbuslar, siyah kediler, geceleri insanın et­rafında fıldır fıldır dönen kambur cüceler gibi ürpertici motiflerle, birtakım gerçeküstü varlıklara yer vermiştir.

Bütün şiirlerini içeren Çile'de, şiirlerini şu adlar altında toplanmıştır: Ölüm, Korku, Ukde, Tecrit. Bunlar aynı zamanda yeni, orijinal, sanatkârane ve insana tat ve­ren ifadelerdir.

1934 sonrası şiirlerinde toplumu da sanatına yansıt­mıştır. Şiirlerinde toplumun kandırıldığını, gençliğin kokuşturulduğunu iddia etmiştir.

Ona göre, toplum uyarılmalıdır. Türk milleti aslına dön­melidir. "Şiir toplumun his ve fikir hayatını yansıtmalı­dır." derken saf şiirden de vazgeçmemiştir.

Tiyatro eserlerinde üstün bir ahlak felsefesini savun­muştur. Cinnet Mustatili adlı eserinde hapishane anıla­rına yer vermiştir.

Eserleri:

  • Şiir: Örümcek Ağı, Kaldırımlar, Ben ve Ötesi, Sonsuz­luk Kervanı, Çile
  • Öykü: Hikâyelerim
  • Roman: Aynadaki Yalan
  • Oyun: Tohum, Bir Adam Yaratmak, Künye, Para, Namı Diğer Parmaksız Salih, Reis Bey, Abdülhamit Han

Necip Fazıl'ın eserleri için tıklayınız...

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

busy
 

Kayıt - Giriş



Bunlari Biliyor musunuz?

Türk edebiyatında ilk edebi öykü Ahmet Mithat Efendi'nin "Letaif-i Rivâyet" adlı eseridir.
Perşembe, 07/31/2014 17:30
Telif Hakkı © 2014 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.