Halide Edip Adıvar Yazdır

Millî Edebiyat akımının ünlü kadın romancısıdır. 1901'de Üsküdar Ameri­kan Kız Koleji'ni bitirdi. Çeşitli okullar­da öğretmenlik yaptı. 1919'da İstanbul'un işgaline karşı düzenlenen mi­tinglerde milliyetçi ve ateşli konuşma­larıyla dikkat çekti. Daha sonra Ana­dolu'ya geçip Millî Mücadele hareketine katıldı. Bir sü­re Fransa ve İngiltere'de kaldı. Dönünce 1940'ta İstan­bul Üniversitesi'nde Batı edebiyatı profesörü oldu. Bir süre milletvekilliği yaptı. 1964'te İstanbul'da öldü.

Edebi Kişiliği - Sanat anlayışı

Halide Edip Adıvar, edebiyatın birçok türünde eser vermesine karşın romancı olarak tanınmıştır. O, Millî Edebiyat ve Yeni Lisan tartışmaları sırasında sade, ye­ni bir dille ortaya çıkar. Çeşitli dergilerde çıkan incele­me ve hikâyeleriyle adını duyurmaya başlamış, sonra­ları romanlarıyla ününü iyice artırmıştır. Eserleri roman­tizmden realizme doğru bir gelişme gösterir.

Romanlarında ilk başta aşk temasını, kadın psikolojisi­ni ele alır. Daha sonra Türkçülük, milliyetçilik ve mem­leketçilik konularına yönelir; kişileri yaşadıkları olay çevresinde, gelenek ve göreneklere bağlayarak anla­tır. Romanlarında canlı, kuvvetli karakterler yaratır.

Halide Edip, romanlarında çizdiği tiplerle dikkat çek­miş bir yazardır. Romanlarında kadın tipler hep ön plandadır. Bu kadınlar, idealize edilmiş, güçlü tiplerdir. Bu tipler, bütün psikolojik yönleriyle irdelenmiştir. Ya­zarın romanlarında olaylar, genellikle erkek kahraman­ların ağzından anlatılır. Yazar, bu yöntemle kadın kah­ramanlarını, bir erkeğin gözüyle değerlendirmek ister. Erkek kahraman, kadın kahramanı tanıdıkça onun ola­ğanüstü özelliklerine hayran olur. Kadın kahramanlar, yazar tarafından idealize edilir.

Halide Edip'in romanlarında dikkat çeken bir başka özellik de üsluptur. Yazar, üslubu genellikle ikinci pla­na itmiştir. Eserlerinde basit cümle yanlışlarından, an­latım bozukluğuna kadar birçok eksiklik göze çarpar. Bazı romanlarını önce İngilizce yazar, sonra Türkçeye çevirir.

Halide Edip'in romanlarını içerikleri ve dönem bakı­mından üç bölümde toplanır:

İlk dönem romanları: Yazar, ilk dönem romanlarında özellikle aşk gibi bireysel konuları ele alır. Bu roman­larda güçlü kadın kahramanlar öne çıkar. Kahramanla­rın ruhsal durumları başarıyla çözümlenir. Seviye Talib, Handan, Kalp Ağrısı bu tür romanlardandır.

Kurtuluş Savaşı dönemi romanları: Anadolu'ya ge­çip Kurtuluş Savaşı'na katılmasıyla Halide Edip'in sa­nat anlayışında değişiklik olur. Bu dönemde Anadolu insanını yakından tanır. Onun sabrını, direnişini, fe­dakârlığını, yurt sevgisini görür. Türkçülük akımının et­kisiyle toplum yapısını yansıtan Kurtuluş Savaşı ile Anadolu kent ve kasabalarındaki kimi çevrelerin deği­şik tutumlarını, çetelerin direnişlerini, kabaran millî coşkuyu anlatan toplumcu sayılabilecek eserler kale­me alır. Ateşten Gömlek, Vurun Kahpeye, Zeyno'nun Oğlu bu dönemin romanlarındandır.

Toplum ve töre romanları: Yazar, özellikle son yılların­da İstanbul'da ve Anadolu'yu, Anadolu'da yaşayan in­sanları konu alır. Doğu - Batı çelişkisini gündeme geti­rir, bu konuya bir cevap arar. Bunu yazarken değişik yörelerin törelerini de sergiler. Romanlarındaki bazı olay ve izlenimler, yazarın hayatından kaynaklanır. Sinekli Bakkal, Tatarcık, Sonsuz Panayır bu türden ro­manlardır.

Adıvar'ın hikâyeleri de romanlarının birer kopyası gibi­dir. Romanlarındaki duyarlılık hikâyelerinde de kendi­sini gösterir. Gözleme dayanan, Millî Mücadele'yi anla­tan hikâyelerinde daha realist olduğu görülür.

Halide Edip Adıvar, yazdığı eserlerde Türk kadınının, erkeğin zevklerinin bir nesnesi olmadığını, onun bir sosyal figür olabileceğini, kendi hayatının sahibi ve so­rumlusu, bağımsız ve irade sahibi olduğunu göster­miştir. Türk kadını biraz da onun verdiği cesaretle çok kısa zamanda hayatın içinde bir nesne değil, özne ol­duğunun bilincine varmıştır. O, severken yüceleşen, paylaşırken çoğalan fakat asla bir dişi değil de "kadın" olmayı telkin eden bir sanat anlayışına sahiptir.

Eserleri:

  • Roman: Raik'in Annesi, Seviye Talip, Handan, Yeni Tu­ran, Son Eseri, Mev'ud Hüküm, Ateşten Gömlek, Kalp Ağrsı, Vurun Kahpeye, Zeyno'nun Oğlu, Sinekli Bak­kal, Yolpalas Cinayeti, Tatarcık, Sonsuz Panayır, Döner Ayna, Âkile Hanım Sokağı, Sevda Sokağı, Çaresiz
  • Hikâye: Harap Mabetler, Dağa Çıkan Kurt, İzmir'den Bursa'ya, Kubbede Kalan Hoş Şada
  • Tiyatro: Kenan Çobanları, Maske ve Ruh
  • Anı: Mor Salkımlı Ev, Türk'ün Ateşle İmtihanı
  • İnceleme yazıları: İngiliz Edebiyatı I, Üniversite Kafa­sı ve Tenkit, Edebiyatta Tercümenin Rolü, İngiliz Ede­biyatı II, İngiliz Edebiyatı III, Hindistan'ın İçyüzü

Eserlerinden Seçmeler:

Ateşten Gömlek

1922'de Sakarya zaferinden sonra kaleme alınmıştır. Yazarın gözlemlerinin ürünü olan bu roman, Kurtuluş Savaşı'nı konu alır. Aslında eserin isim babası Yakup Kadri'dir. Yakup Kadri, Halide Edip'le sohbet ederken Ateşten Gömlek adında Kurtu­luş Savaşı'nı anlatan bir roman yazacağını söyler. Bu ismi çok beğenen Halide Edip, biraz da Yakup Kadri ile olan dost­luğunu zorlayarak ismi kendi romanına koyar. Romanın baş-kahramanları Peyami ve Ayşe'dir.

Ateşten Gömlek romanı Peyami'nin günlüğü şeklinde düzenlenmiştir. Olaylar, Peyami'nin bakış açısıyla, anlatımıyla verilir. Roman, bir bakıma Kurtuluş Savaşı'nın kısa bilançosudur. Romanda, Ayşe, kaybedilen, işgal edilen, zulüm ve katliam gören İzmir'i temsil eder.

Peyami, kendi kabuğunda yaşayan İstanbul (Şişli) yüksek sosyetesinin temsilcisidir. Ne var ki Ayşe'nin başına gelenle­ri öğrenmesi ve İstanbul'un bombalanması sonucu Peyami değişmeye başlar. O da bu milletin bir ferdi gibi üstüne düşen vaziyeti yerine getirmek ister

 

Sinekli Bakkal

Halide Edip'in en tanınmış romanlarındandır. İlk olarak İngilizce The Clown and His Daughter (Soytarı ile Kızı) adıyla 1935'te Londra'da yayımlanmış, daha sonra Türkçe olarak çıkmıştır. Roman II. Abdülhamit dönemi Doğu - Batı çatışması ekseni üzerine kurulur. Daha sonra 1936'da kitap şeklinde basılmıştır. Roman, İstanbul'un Sinekli Bakkal Mahallesi'nin Sinekli Bakkal Sokağı'nda doğup büyüyüp evlenen Rabia adlı bir hafız kızının ve çevresindekilerin hayatını konu alır. II. Abdülhamit devrinde Aksaray'da Sinekli Bakkal Mahallesi'nde imamın küçük kızı Emine, aynı mahalleden orta oyuncu Tevfik ile babası istemese de evlenir. Tevfik, zenne rolüne çıktığı için "Kız Tevfik" diye anılmaktadır. Bir süre son­ra bu yüzden ayrılırlar. Rabia isminde bir çocukları dünyaya gelir. Tevfik ünlü bir sanatçı iken İstanbul'dan sürgüne gön­derilir. Bu sırada Rabia sesi ile herkesi büyülemektedir. Ku­ran ve mevlid okumakta üstüne kimse yoktur. Tevfik sürgün­den döner, kızını yanına alır. Ancak Genç Türkler adlı bir gru­ba yardım ettiği için Şam'a sürülür. Rabia ise Müslüman olan piyano öğretmeni Peregrini ile evlenir.

 

Vurun Kahpeye

Halide Edip Adıvar'ın 1926'da yazdığı romandır. Roman, idealist İstanbullu öğretmen Aliye'nin Anadolu'da bir kasaba­ya gidişini ve burada Millî Mücadele düşüncesine destek fa­aliyetlerini aktarır. Aliye'nin bu desteğine, din ve namusu ba­hane eden yobaz Hacı Fettan, kasaba halkını da arkasına ala­rak karşı çıkar ve Aliye'yi linç ettirir.

Romanda, bölge halkının Millî Mücadele'ye bakışı, söz konu­su mücadelenin sembolü konumuna gelmiş Kuvayı Milliye oluşumunu algılayışının yanı sıra çözülen Osmanlı devlet mekanizmasının temsilcileri ve eski düzen karşıtları yansıtı­lır. Roman, beyaz perdeye de aktarılır.

Yolpalas Cinayeti

Halide Edib Adıvar'ın Paris'te kaleme aldığı bir cinayet romanıdır. Kitap, 1900'lerin başında Şişli'de bir konakta işlenen cinayeti, o yılların İstanbul'una dair gözlemler anlatır Dönemin İstanbul'unu, aydınların Türkiye'ye ve Avrupa'ya bakışlarını, yeni yeni bilincine varılan sınıf çatışmalarını gözler önüne sermesi bakımından önemli bir romandır.    

Babası memur olan Sacide kıt kanaat geçinen bir aile kızıdır. Bir gün babasından gizli gezmeye gitmiştir ve Murat isimli zengin bir adamla karşılaşır Birbirlerine âşık olup evlenirler. Fakat Sacide evlendikten sonra çok değişmiştir, büyüdüğü semti ve çevreyi çok aşağılar                                             

 

Tatarcık

Halide Edip'in, fakir bir köyün fakir insanlarını anlattığı romanıdır Halkın yaşamını ve sıkıntılarını bütünüyle gösterilemeyen sadece hayatın üst yüzünü gösteren "Tatarcık", Halide; Edip'in bütün romanlarında hayalini kurduğu; Batı kültürüyle Doğu geleneklerini biçimsel olarak birleştiren kadın tipidir. Tatarcık'ta olaylar, Boğaz'ın Karadeniz yakınlarındaki Poyraz Köyü'nde geçmektedir Romanın aslî tipi, asıl adı Lale olan; Tatarcık'tır Eserde imparatorluk Türkiye'sinden Cumhuriyet Devrine geçişte, eski-yeni çatışmasında bilginin önemine inanan Lale'nin şahsında yeninin zaferi üzerinde durulur

 

Mor Salkımlı Ev                                                                 

Bu eser Halide Edip Adıvar'ın çocukluk günlerinden başlayarak otuz altı yaşına kadarki hayat hikâyesini anlattığı bir anı kitabıdır Halide Edip, kendi çocukluğunu, yetişme yıllarını, ilk yazılarını, ilk evlilik ve ayrılığını Mor Salkımlı Ev'de anlatırken bir yandan da Millî Mücadele Döneminin ve imparatorluğun son dönemlerinin panoramasını ortaya koymaktadır            

 

Türk'ün Ateşle İmtihanı

Halide Edip Adıvar'ın Birinci Dünya Savaşı sonrasından Cumhuriyetin ilan edilinceye kadar yaşadığı anılarını içeren kitaptır                                                                              

Yorumlar (1)Add Comment
0
...
yazar edebiyat kurdu, Mayıs 17, 2014
Yaa niye eserlerini özetlemişsiniz... smilies/angry.gif

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

busy
 

Tanıtım

8-sinif-teog

Kayıt - Giriş



Bunlari Biliyor musunuz?

Fabl çevirisi yapan ilk sanatçı “Şinasi”dir.
Salı, 10/21/2014 09:01
Telif Hakkı © 2014 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.