Abdülhak Hamit Tarhan Yazdır

Şiir ve tiyatro türündeki eserleri ile bilinen sanatçı "Şair-i Azam" (büyük şair) olarak tanınmıştır. Hamit, Tanzimat şiirinin en renkli şairidir. Pek çok yönüyle kendine özgü kişiliği vardır. Şiirde hiçbir kural tanımaz. Divan şiirini bitiren sanatçı Hamit olmuştur. Şiirimizdeki Batılılaşma hareketinin en etkili ismidir. Belirgin bir dil ve üslup anlayışı yoktur; kimi zaman çok yalın bir dil kullanırken, kimi zaman da Arapça, Farsça sözcük ve tamlamalarla yüklü dizeler yazar.   Şiirlerinde bazen incelik, bazen basitlik dikkat çeker. Çok ince duyguların yanında basit düşünceler de yer alabilir. Hamit tam bir "tezatlar şairi"dir. Düzensizlik ve karışıklık onun hem kişiliğinin hem de şiirlerinin belirgin özelliğidir. Şiirlerinde taşkınlık, yücelik ve söyleyişteki tezatlar dikkat çekicidir.

Hamit'in şiirlerindeki asıl temalar aşk ve doğadır. Ölüm, yokluk, hiçlik, umut gibi konular da şiirlerinde önemli yer tutar. İlk kitabı olan Sahra'da pastoral nitelikteki şiirleri vardır; bunlar gözleme dayanmayan, kır ve köy hayatının övgüsü olan şiirleridir.  “Sahra” pastoral şiirin ilk örneklerinin verildiği eserdir. İlk eşi Fatma Hanım’ın Beyrut’ta ölümü üzerine  “Makber”i yazar; ölüm temasına yönelir; Ölü ve Hacle’de de aynı temayı işler. Belde, Bunlar Odur, Divaneliklerim yahut Belde, Baladan Bir Ses, Garam, Validem şiir türündeki eserleridir. Hamit Tanzimat dönemi tiyatrosunun en önemli ve verimli ismidir; 21 tiyatro eseri vardır. Oyunlarının bir bölümü manzum bir bölümü düzyazı biçiminde bir bölümü de nazım-nesir karışıktır. Oyunları, okunmak amacıyla yazılmıştır; sahnelenmeye uygun değildir. Oyunlarının hepsi dramdır. Shakespeare'in etkisi görülür. Tiyatroların konularını İslam ve eski Doğu tarihinden almıştır. Olaylar genellikle uzak ülkelerde geçer. Finten, yazarın en başarılı oyundur. Tarık, İlhan, Liberte, Sardanapal, Hakan, Macera-yı Aşk, Sabr-u Sebat, Eşber, İçli Kız… tiyatro eserleridir.


 

Makber

Eyvah ne yer ne yar kaldı
Gönlüm dolu ah u zar kaldı

Şimdi buradaydı gitti elden
Gitti ebede gelip ezelden

Ben gittim o haksar kaldı
Bir köşede tarumar kaldı

Baki o enisi dilden eyvah
Beyrutta bir mezar kaldı

Bildir bana nerde nerde Ya Rab
Kim attı beni bu derde Ya Rab

Nerde arayayım o dil rübayı
Kimden sorayım bi-nevayı

Derler ki unut o aşnayı
Gitti tutarak reh-i bekayı

Sığsın mı hayale bu hakikat
Görsün mü gözüm bu macerayı?

Sür'atle nasıl da değişti halim
Almaz bunu havsalam hayalim.

Çık Fatıma! lahdden kıyam et
Yadımdaki haline devam et

Ketm etme bu razı şöyle bir söz
Ben isterim ah öyle bir söz

Güller gibi meyl-i ibtisam et
Dağı dile çare bul meram et

Bir tatlı bakışla bir gülüşle
Eyyamı hayatımı temam et

Makber mi nedir şu gördüğüm yer
Ya böyle reva mı ey cay-ı dilber.



İçimde Sen

Nihal'e

Yine gece, yine hüzün
Ve yine içimde sen
Ve yine biliyor musun?
İçimde sen olunca hüzün de güzel...
 

 

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

busy
 

Bunlari Biliyor musunuz?

Divan edebiyatında nesir yazarına "münşi" adı verilir.
Cumartesi, 04/29/2017 23:19
Telif Hakkı © 2017 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.