Akşam Güneşi

Reşat Nuri Güntekin'in romanı (1926). Kurmay subay Nazmi Bey Paris, Şam, Kudüs, Akkâ, Manastır ve tekrar Paris'te kaldıktan ve gittiği yerlerde türlü aşklar yaşadıktan sonra İstanbul'a dönmüştür. Amcasının Çamlıca'daki köşkünde bir süre dinlenir. Bu defa Paris'e askerî ataşe olarak gidecektir, ama Edirne'de bir köprünün uçurulması yüzünden yolundan kalır, komitecilerin başkam bir yarbayla tanışır, komiteci olur, Makedonya'da çete savaşlarına katılır, yaralanır, Üsküp'te hastanede yatar. İstanbul'a dönüşünde gene Çamlıca'daki köşktedir. Kalbinden hasta oluşu, askerlikten ayrılmasına neden olur, amcasının küçük kızı Şükran'la evlenerek bir adadaki çiftliğine çekilir. Amcasının büyük kızı Naciye, bir konsolosla evliydi. Naciye'nin kızı Jülide, babasının ölümü üzerine adaya, teyzesiyle eniştesi Nazmi Bey'in yanma gelir. Jülide hassas, hırçın, hayat dolu ve çok genç bir kızdır. Önce birbirlerini yadırgarlarsa da, yaşlı enişte Nazmi Bey’le pek genç Jülide arasında, zamanla bir dostluk, sonra da gizli bir aşk başlar. Bu aşkın kendisi için kısa sürecek bir "akşam güneşi" olduğunu sezen Nazmi Bey, Jülide'yi kurtarmak için, onu adanın zenginlerinden birinin oğlu olan mühendis İhsanla evlendirir. Jülide, kârlı bir iş teklifi alan kocasıyla yakında Bakü'ye gidecektir; eniştesine olan aşkını kısa zamanda unutmuştur. Ama Nazmi Bey, bu kaybın, bu ayrılığın acısına katlanamaz, çok geçmeden bir kalp krizi sonucu, ölür.

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

busy
 

Bunlari Biliyor musunuz?

İlk tiyatro Şinasi'nin "Şair Evlenmesi" adlı eseridir.
Pazartesi, 02/20/2017 06:01
Telif Hakkı © 2017 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.