Aztekler

Meksika'da eski bir medeniyetin kurucusu Kızılderili bir kavim...

İspanyollar'ın gelmesinden önce, Meksika'da büyük bir medeniyet geliştiren Kızılderili bir kavimdir.

ispanyol denizcisi Cortez, 1519 yılında Mexico Vadisi'ne geldiği zaman, burada muazzam bir şehir gördü. Büyük tapınaklarla, beyaz saraylarla bezenmiş olan bu şehir, Aztekler'in başkenti Tenochtitlan'dı. Şehrin mimarisi de, büyüklüğü de Aztekler'in çok ileri bir medeniyet düzeyine ulaşmış olduklarını gösteriyordu.

Gerçekten, Aztekler Kuzey Amerika Kızılderilileri arasında her alanda en büyük ilerlemeleri kaydeden  bir  kavimdi. Toprakları bugünkü Guatemala'dan başlayarak, kuzeye doğru uzanıyor, Meksika'nın güney kesimindeki toprakların bir kısmını kaplıyordu. Aztekler ilk kez bu  bölgeye yayıldıkları  zaman, Toltekler, Mayalar, Zapotekler gibi kav vimlerin kültürlerini aldılar. 1325   yılında başkent Tenochtitlan kurulduğu vakit, şenrin   nüfusu   birkaç   bin   kişiyi  geçmiyordu. 1519 yılında ise şehrin nüfusu yüzbini bulmuştu. Bu ikiyüz yıla yakın süre İçinde, Aztek medeniyeti günden güne gelişmişti.

Aztek toplumunun başlıca bölümleri kabile, klan, aile idi. Her klan, bir temsilci seçerek, kabile kuruluna gönderirdi. Kabile başkanını ise kurul seçerdi. Başkan kabilenin dış işlerini düzenler, seçilen ikinci bir başkan da iç işlerle uğraşırdı. Bu düzen ilk bakışta demokratik olmakla birlikte, kabile başkanları genellikle güçlü ailelerden seçilirdi. Rahiplerin de kabile işlerinde büyük rolü olurdu.

Ayrıca, bütün toplumu kapsayan yaygın yasalar da vardı. Bu yasalar yurttaşları, hattâ tutsakları haksızlıklardan korurdu. Cinayetler ya da başka suçlar büyük bir şiddetle cezalandırılırdı.

Azteklerde Din

Aztekler tabiatın türlü güçlerini temsil eden çeşitli tanrılara taparlardı. Yapılan türlü türlü dînî" törenlerin en büyük özelliklerinden biri, insanların kurban edilmesiydi. Hayat insanoğlunun sahip olduğu şeylerin en değerlisi olduğundan, Aztekler tanrılara lâyık en değerli armağanın insan hayatı olduğuna inanıyorlardı.

Aztek Devleti büyüyüp geliştikçe, kurban edilen insanların sayısı da artıyordu. Tenochtitlan'daki büyük tapmağın açılış töreninde, tanrılara tam 20.000 tutsak kurban edilmiştir. Kurban törenleri sırasında, rahipler sırayla tutsakların karnını yarar, yüreklerini çıkarırlardı. Aztekler, kimi vakit kurbanların etini de yerlerdi. Böyle yapmakla, kurban edilen insandaki erdemlerin kendilerine geçeceğine inanırlardı. Aztek savaşçıları, bu dini inanç yüzünden, savaşta düşmanlarını öldürmekten çok tutsak etmeye çalışırlardı. İspanyollar'a yenik düşmelerinin başlıca nedenlerinden biri de budur.

Azteklerin Yaşayışı

Azteklerin çoğu çiftçilikle uğraşırdı. El işleriyle,  ticaretle  uğraşanları  da vardı. Aztekler'de  seramik  işçiliği  ile  mücevhercilik çok gelişmişti. Mimarlık, heykeltıraşlık da

Azteklerin büyük başarı gösterdikleri sanat dallarıdır. Aztekler, ayrıca Mayalar'dan öğrendikleri bilgilere dayanarak, çok doğru sonuçlar veren bir güneş takvimi de geliştirmişlerdi.

Aztekler'in bir tür hiyeroglif sayılabilecek bir yazıları vardı. Rakamları anlatmaya yarayan işaretler de kullanıyorlar, bu sayede tarihi olayları, bayram günlerini kaydedebiliyorlardı. Aztekler tıp alanında da son derece ileriydiler.

Aztekler'in Tarihi

Aztekler'in medeniyetlerini geliştirdikleri bölgeye kuzeyden geldikleri sanılıyor. Bunlar, Uto-Aztek dil topluluğundan Nahua dilini konuşurlardı. Aztek efsanelerinden anlaşıldığına   göre,   bunlar  başlangıçta   verimli topraklar arayan, göçebe bir kavimdiler. Meksika Vadisi'ne ulaşınca, buranın yerlileriyle savaştılar. Çevreye yerleştikten sonra da durmamacasına güçlenme yolunu tuttular; buradaki başka Nahua kabileleriyle anlaştılar.

Aztek hükümdarlarının en önemlisi I. Montezuma'dır. Montezuma 1440 yılında devletin yönetimini eline almıştır. Hükümdarlığı sırasında devletin sınırlarını genişletmiş, ayrıca ülkenin topraklarını su baskınlarından koruyacak büyük bir de bent yaptırmıştır.

İspanyollar'ın işgali sırasında ise devletin başında II. Montezuma bulunuyordu. Ancak, bu hükümdarın koyduğu ağır vergiler ahaliyi bıktırmıştı. Bu yüzden, Aztekler ilk önce Hernando Cortez'i kendi beyaz tanrıları Çuetzalcoatl sandılar. Aztek geleneğince, bu tanrı günün birinde geri döneceğini söyleyerek, yüzlerce yıl önce denize açılıp gitmişti. II. Montezuma da başta olmak üzere, bütün Aztekler Hernando Cortez'i büyük beyaz tanrı sanarak, ona zengin armağanlar sundular. Gerçeği anladıkları zaman ise iş işten geçmiş bulunuyordu.

Azteklerin tutsaklarını öldürme geleneği ;spanyollar'ı çok korkuttuğu için, onlara karşı çok kanlı bir siyaset güttüler. Aztek tapınaklarını, başka mimarlık yapıtlarını baştanbaşa yakıp yıktılar, bütün putları kırdılar. Zaten II. Montezuma zamanında, merkezi hükümetin kabileler üzerindeki etkisi de çok zayıflamış bulunuyordu. II. Montezuma'nın pek çok düşmanı vardı. Bu durum, Cortez'in düşman kabilelerle birleşmesini sağladı. Böylece, Aztek saltanatı da 1521 yılında son buldu.
 

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

busy
 

Bunlari Biliyor musunuz?

Batılı anlamda ilk edebiyat tarihçisi “Fuat Köprülü”dür.
Salı, 09/26/2017 00:20
Telif Hakkı © 2017 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.