Sözcüklerde Anlam İlişkileri

1. Eşanlamlılık İlişkisi

Sesleri farklı olduğu halde aynı kavramı yansıtan sözcüklere eşanlamlı (anlamdaş) sözcükler denir. Anlamdaş sözcüklerden biri, yabancı dillerden gelmiştir.

Örnekler:

  • Dil --------------------lisan
  • Bellek---------------- hafıza
  • Uygarlık--------------medeniyet
  • Yargıç sanığı susturdu (hâkim)
  • Bu soruna yanıt vermeyeceğim (cevap)                
  • Şiirde içerik pek önemli değildir. (muhteva)           
  • Abartmaya çok sık başvurmuş. (mübalağa)
  • Olanaksız böyle bir iş yapmamız. (imkansız)
      

2. Yakın Anlamlılık İlişkisi

Eşanlamlı gibi görünmelerine karşın, anlamca tam bir eşitlik göstermeyen; ancak birbirine ya-kın anlam taşıyan sözcüklere yakın anlamlı sözcükler denir.

Örnekler:

  • dalavere - desise –dolap- düzen-entrika
  • kusursuz-eksiksiz-mükemmel-şahane
  • bön - aptal – budala – salak- beyinsiz
  • Alınmak, kırılmak, kızmak
  • Uğraşmak, didinmek
  • Çalışmak, çabalamak
  • Bakmak, görmek, seyretmek
  • Gürbüz, sağlıklı
  • Sessiz, sakin
  • Yürümek, koşmak, gitmek
  • Ulaşmak, varmak
     

Bu sözcükler cümlede birbirinin yerine kullanılırsa anlam değişir.

 

 

3. Karşıtlık (Zıtlık) İlişkisi

Anlam yönünden birbirinin tersi olan sözcüklere karşıt (zıt) anlamlı sözcükler denir.

Örnekler:

  • Varlık----------------- yokluk
  • Canlı------------------- ölü
  • Sevinmek--------------üzülmek

UYARI: Sözcüklerin karşıtları olumsuz biçimleriyle karşılanamaz Bir başka deyişle bir sözcüğün olumsuz biçimi, onun karşıtı değildir.

Örnekler:

  • Canlı --------------Cansız
  • Sevinmek --------Sevinmemek
  • Gülmek -----------Gülmemek
  • Paralı --------------Parasız

 

4.  Sesteşlik İlişkisi

Yazılış ve okunuşları aynı, anlamlan birbirinden çok farklı sözcüklere sesteş sözcükler denir.

Örnekler:

  • Bu yol iyi asfaltlamamışlar.
  • Zararlı otları hemen yol.

 

  • Al bir ata binmişti.
  • Bana bir kitap al.

 

  • Geçen yaz tatile çıkamadık.
  • Bir şiir yaz.

 

  • Bu göl çok derin.
  • Bahçeden çiçekler derin.

 

  • İt ürür, kervan yürür.
  • Kapıyı azıcık it.

 

UYARI - 1: eğişik anlamlarda kullanılmış çokanlamlı sözcüklerle sesteş sözcükler birbirine karıştırıl-mamalıdır. Sesleri benzer bile olsa yan anlam bağıntısıyla kullanılan sözcükler sesteş sayılmazlar; çünkü anlam bağıntısı kopmamıştır.

Örnek: 

  • Burun kanaması tehlikeli değildir.
  • Anamur Burnu’ndan yola çıktık.
  • Geminin burnu şimdi göründü.

UYARI - 2: şağıdaki sözcüklerin anlamları farklı olsa bile, bu sözcükler sesçe benzerlik göstermedikleri için sesteş sayılmazlar:

Örnek:

  • âdet - adet
  • yâr - yar
  • âlem - alem

UYARI  - 3: ir sözcücüğün temel anlamı ile mecaz anlamı sesteş olarak düşünülmemelidir.

Örnek:

  • Kuru otlar, bir kibrit değse tutuşuverecekti. (temel) 
  • Bu yazarın kuru bir anlatımı var. (mecaz)
     

5. Somutluk - Soyutluk İlişkisi


Dildeki her sözcük, bir kavramın, nesnenin ya da olayın göstergesi durumundadır. Bir sözcüğün karşıladığı, hatırlatıp aklımıza getirdiği varlık ya da kavram kimi kez madde halinde biçimlenmiştir; bu kavramları duyularımızla (görme, tatma, işitme...) algılayabiliriz. Böyle sözcüklere somut anlamlı sözcükler denir. Bazı sözcükler madde halinde biçimlenmemiş, ancak varlığına akıl yürütme yoluyla karar verebildiğimiz bir kavram ya da durumu bildirirler. Böyle sözcüklere de soyut anlamlı sözcükler denir.

Somut: çiçek, ağaç, ses, koku, tilki

Somut kavramlarla anlatılan nesneler uzayda yer kaplar.

Soyut: ruh, insanlık, akıl, vicdan, umut

Soyut kavramlarla anlatılan düşünceler uzayda yer kaplamaz.

Soyut anlamlı sözcüklerin anlamları göreceli (izafi)dir; kişiler arasında tartışmaya neden olabilir. Soyut kavramların, bu yüzden birbirinden farklı tanımlarının yapılması doğaldır.

UYARI: Smut anlamlı sözcükler, zaman içerisinde anlam genişlemesine uğrayarak bir de soyut anlam kazanabilirler. Bu olaya dilde, “somuttan soyuta geçiş” denir.

Örnek:

  • İnsan beyni milyarlarca hücreden oluşur. (somut)
  • Onda beyin olmadığını söylemiştim. (soyut)


 

6.Nicelik ya da Nitelik Bildiren Sözcükler

Bir şeyin sayılabilen, ölçülebilen ya da azalıp çoğalabilen durumunu bildiren sözcüklere nicelik anlamlı sözcükler denir.

Örnekler:

  • Az bir parayla bizi savuşturdu.
  • Konuyu birkaç öğrenci anlamamıştı.

 

Dilimizdeki kimi sözcükler bir kavramın nasıl olduğunu ne gibi özellikler taşıdığını anlatırlar. Böyle sözcüklere nitelik anlamlı sözcükler denir. Nitelik anlamlı sözcükler daha çok sıfat ya da belirteç olarak kullanılırlar.

 

Örnek: 

“Dinle, bir ceylan ağlıyor, ormanda
Kara gözlerinde eski bahçeler
Gel sen beni dinle, gitme ne olur
Örtsün üstümüzü ıslak geceler.”


 

7. Genel - Özel Anlam İlişkisi

Dilimizde öyle sözcükler vardır ki, söylendiğinde birden çok varlığı belleğimizde canlandırır. Bir başka deyişle bazı sözcükler kavram ya da nesneleri topluca belirtirler. İşte böyle sözcüklere “genel anlamlı sözcükler” denir.

 

Örnek:

  • Canlı==>bitki==>çiçek==>menekşe

Yine öyle sözcükler de vardır ki bunlar tek bir varlığı dile getirirler. Yani aynı türden kavramları tek tek düşündüren sözcüklere “özel anlamlı sözcükler” denir.

Örnek: 

  • Ayşe, Samsun...

 

 

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

busy
 

Tanıtım

8-sinif-teog

Kayıt - Giriş



Bunlari Biliyor musunuz?

Gazelde matladan sonra gelen beyite "redd-i matla" denir.
Cuma, 10/24/2014 14:39
Telif Hakkı © 2014 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.