Uyak (Kafiye) Bilgisi
Makale İçeriği
Uyak (Kafiye) Bilgisi
Yarım Uyak
Tam Uyak
Zengin Uyak
Tunç Uyak
Cinaslı Uyak
Seci ve Aliterasyon
Tüm Sayfalar

REDİF

Yazılış, anlam ve görev yönünden birbirinin aynı olan seslere denir. Dize sonlarında aynen tekrarlanan ekler ya da kelimeler redif olarak kabul edilir.

Örnekler:

Şimşek gibi bir semte atıldık yedi koldan
Şimşek gibi, Türk atlarının geçtiği yoldan

* "-dan" redif

* "ol"lar tam uyak


Akşam, güneş artık deniz ufkunda silindi
Hülya gibi yalnız gezinenler köye indi
Ben kaldım, uzaklarda günün sesleri dindi
Gönlümle, hayalet gibi, ben kaldım o yerde

* "-di"ler redif.

* "-in"ler tam uyak.


Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar
Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar

* "-durmuşlar" redif.

* "on"lar tam uyak.



Seni korkutacak geçtiğin yollar
Arkandan gelecek hep ayak sesim
Sarıp vücudunu hayalî kollar
Enseni yakacak sıcak nefesim

* "-lar" ve "-im"ler redif.

* "-ol" ve "-es"ler tam uyak.


Bin atlı, akınlarda çocuklar gibi şendik
Bin atlı, o gün dev gibi bir orduyu yendik



Koyun verdi kuzu verdi süt verdi
Yemek verdi ekmek verdi et verdi
Kazma ile döğmeyince kıt verdi
Benim sadık yârim kara topraktır


Gideriz nur yolu izde gideriz
Taş bağırda, sular dizde gideriz
Bir gün akşam olur biz de gideriz
Kalır dudaklarda şarkımız bizim



Bahar gördüm yaz gördüm
Güzel gördüm naz gördüm
Her tarafı dolaştım
Senin gibi az gördüm



Ey garip çizgilerle dolu han duvarları
Ey hanların gönlümü sızlatan duvarları



Karacaoğlan kapınıza kul gibi
Gönül küsüverse ince kıl gibi
Seherde açılmış gonca gül gibi
Kokar gider bir gözleri sürmeli



Saç tel tel, örtüler hep tül tül düşer
Gözünün değdiği yere gül düşer
Sonunda sana da bir gönül düşer
Gönlümün şimdiki duygusu gibi



Gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun
Kuşların, çiçeklerin diyarı olsun



Ketmetme bu râzı, söyle bir söz
Ben isterim âh, öyle bir söz



Açılan bir gülsün sen yaprak yaprak
Ben aşkımla bahar getirdim sana
Tozlu yollarından geçtiğim uzak
İklimden şarkılar getirdim sana

 


Biçare gönüller, ne giden son gemidir bu
Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu


Senin kışın yaza benzer
Bir sevdâlı başa benzer
Çok içmiş sarhoşa benzer
Duman eksilme yen dağlar
Bu güzellik bâkî kalmaz sevdiğim
Âşıkın ağlatan gülmez sevdiğim
İyilerden kemlik gelmez sevdiğim
Hakk’ı bir bilirsen ağlatma beni



Dağlar ile taşlar ile
Çağırayım Mevlâm seni
Yuvadaki kuşlar ile
Çağırayım Mevlâm seni



Mehlika Sultan’a âşık yedi genç
Seneler geçti, henüz gelmediler
Mehlika Sultan’a âşık yedi genç
Oradan gelmeyecekmiş dediler


UYAKLAR (KAFİYELER)

Şiirde dize sonlarındaki yazılışları aynı, anlamları ve görevleri farklı seslerin benzerliğine denir.

Uyak (Kafiye) Çeşitleri

1) Yarım Uyak: Tek ses benzerliğine dayanan kafiyedir. Genellikle halk şiirinde kullanılır.

Örnekler:

Yürü be git Dadaloğlu'm yürü git
Dertli dertli Çukurova yolun tut



Mehmed’im sevinin başlar yüksekte
Ölsek de sevinin eve dönsek de



Bin masum duayı
Kim duyar söyle, ey çoban yıldızı



Bu akşam o kadar durgun ki sular
İçimde maziden kalma duygular



2) Tam Uyak: Bir ünlü ve bir ünsüzün ses benzerliğine dayanan kafiyedir. Türk şiirinde en çok tam kafiye kullanılmıştır.

 

NOT: "â, û, î" ler de ikişer ses olarak kabul edilir.

Örnekler:

Bütün sevgileri atıp içimden
Varlığımı yalnız ona verdim ben
Elverir ki bir gün bana derinden
Ta derinden bir gün bana “gel” desin



Geçti bir cenaze peşinde ömrün
Bilemem, vardığın neresi, bugün
Her gün yürüdüğün kadar yürü dün
Arkasından kendi ölünün, gördüm


 

Her şey yerli yerinde; masa, sürahi, bardak
Serpilen aydınlıkta dalların arasından
Büyülenmiş bir ceylan gibi bakıyor zaman
Sessizlik dokunuyor bir yerde yaprak yaprak



Çiçek ülkesinden girerken yaza
Örer her doğan gün bir altun koza



Geçince başlayacak bitmeyen sükûnlu gece
Guruba karşı bu son bahçelerde, keyfince



Dostu etme lâtifeyle fedâ
Hakk-ı nân u nemeki etme hebâ


Bir dalda iki kiraz
Biri al biri beyaz
İlâhi Kadir Mevlâm
Güzelini bize yaz


3) Zengin Uyak: İkiden fazla ses benzerliğine dayanan uyaktır.

Örnekler:

Ertesi gün başladı gün doğmadan yolculuk
Soğuk bir mart sabahı buz tutuyor her soluk



Bir zafer müjdesi burda her isim
Yekpare bir anda, gün, saat, mevsim



Bin bahçeli beldemizi yâd ellere bıraktık
Gölgesinde barınacak tek ağacım yok artık
Serpilmeye başladı bir yağmur ince ince
Son yokuş noktasından düzlüğe çevrilince



Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki fedâ
Şüheda fışkıracak toprağı sıksan şühedâ
Cânı cananı bütün varımı alsın da Hüdâ
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüdâ



Altı kızın biri Melek
Dünya döner çarkı felek
Yeter eğlediğim dilek
Altı kızlar altı kızlar



Hafız'ın kabri olan bahçede bir gül varmış,
Yeniden her gün açarmış kanayan rengiyle.
Gece bülbül ağaran vakte kadar ağlarmış,
Eski Şiraz'ı hayal ettiren ahengiyle.



4)  Tunç Uyak: Kafiyeli sözcüklerden birinin diğerinin içinde bulunmasıyla oluşan kafiye çeşididir.

Örnekler:

N’oldu sana? Yeşil pancurun indi
Karanlık akşamlara döndü ikindi


Senin için kandiller tutuştu kendisinden
Resmine sürme çektim kandillerin isinden


Her şey akar su, tarih, yıldız, insan ve fikir
Oluklar çift, birinden nur akar birinden kir


Dalgın duyuyor rüzgârın ahengini dal dal
Baktım, süzülüp geçti açıktan iki sandal


Sabahleyin gökyüzü parlak, ufuk açıktı
Güneşli bir havada yaylımız yola çıktı


Âhir ömrümüzü ederler talan
Bu sözüm dinleyip nasihat alan
İşidip tutanı duymak isterim.


5) Cinaslı Uyak: Ses bakımından aynı, anlamca farklı sözcüklerle yapılan uyak çeşididir. Bu uyak çeşidi aynı zamanda bir edebî sanattır.

Örnekler:

Dönülmez akşamın ufkundayız vakit çok geç
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç



Kara gözler, kara gözler
Kararmış kara gözler
Gemim deryada kaldı
Yelkenim kara gözler


Madem çoban değildin
Arkandaki sürü ne
Beni yârdan ayıran
Sürüm sürüm sürüne



Bu aşk u sevdâyı
Çekerim senin için
Ben çekerken sevdânı
El sarsın seni niçin



Bilmem ki yaz mı gelmiş
Niçin açmış gül erken
Aklımı kayıp ettim
Nazlı yârim gülerken



Hak muvaftak etmesin
Dünyada asılsızı
Asılsızlar getirir
Gönüle asıl sızı



Seci: Düz yazıda bulunan kafiyeye denir.

Örnek: 

İlahi her neyi gülzâr ettinse anı ittim. İlahi elime her ne sundunsa anı tattım.

Alliterasyon: Art arda gelen mısralarda bir veya birkaç harfin ahenk sağlayacak şekilde kullanılmasına denir.

Örnek: 

Bana bende demen ben bende değilem
Bir ben var bende benden içerü

 

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

busy
 

Tanıtım

8-sinif-teog

Kayıt - Giriş



Bunlari Biliyor musunuz?

Türk edebiyatında ilk edebi öykü Ahmet Mithat Efendi'nin "Letaif-i Rivâyet" adlı eseridir.
Pazartesi, 12/22/2014 02:39
Telif Hakkı © 2014 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.