Tartışmacı Anlatım Biçimi

Bu tekniği kullanan yazarın amacı, okuyucunun herhangi bir konudaki fikrinideğiştirmektir.

Bir konu üzerinde en az iki görüş vardır. Bu görüşlerden birisi yazarın görüşü, diğeri veya diğerleri başkalarının -belki de okuyucunun- görüşüdür. Yazar değişik yöntemler kullanır, deliller getirir, ispatlar yapar ve parçanın sonunda kendi görüşünü haklı çıkarır.

Bu teknikle yazılmış parçalarda genellikle karşılıklı konuşma havası vardır. Bence, bana göre, kanımca, bana öyle geliyor ki gibi öznel yargı bildiren sözler dikkati çeker.

Tartışma yönteminde antitez, tezin önemini belirtmek, doğruluğu konusundaki kuşkulan yok etmek için kullanılır. Hızlı ve ekonomik okumalarda antitez bölümünün atlanması ana düşünceyi kavramayı engellemez.

Örnek: Doğayı sevmek; güzel bir nisan sabahı kırlarda dolaşmak, bir tek çiçeği koparmamak, bir tek karıncayı incitmemek değil, onu korumanın ve sevmenin bilincine ulaşmaktır.

Altı çizili bölüm antitezdir.

Örnek: Kimi sanatçılar, sanatın amacını içerik olarak görür. Onlara göre iletecek bir şeyi olmayan, tek satır bile yazmamalı. Kimileri ise sanatı biçim olarak algılar. Onlara göre güzel olmayan hiçbir şey sanatsal değildir. Oysa sanatta içerikle biçim etle tırnak gibidir.

Altı çizilli bölüm tez'dir.

Örnek: Hayır, kültür bir birikim ve sentezdir. Kim görmüş tümüyle özgün ve bir dönemde yaratılmış kültürü? Bir ulusun ya da bir toplumun kültüründe onlarca toplumun ve binlerce yılın katkısı vardır.

Altı çizili cümle tezin son cümlesi yani ana düşünce cümlesidir. Bu ana düşüncenin karşıtı "hayır"dan önceki bölümde verilmiştir. Ancak bu bölüm burada verilmemiştir. Ama biz onun ne olduğunu tezin karşıtını alarak çıkarabiliriz.

Örnek: Her gece iki üç film seyreden televizyon tutsakları neyse, bir günde bir roman bitiren otobüste, trene, yolda, yatakta okuyanlar da odur. Yığınla kitap okumak övgüye değer değil bence. Okuyup düşünmek, o yapıtı yeniden yaratmak önemli. Bu da bir emek, sabır ve planlı çalışma işi. Diyeceğim on beş günde ya da ayda bir roman bitirip tam bitirmek. Bu nedenle "Çok okuyun." diyenlere karşıyım.

Altı çizilen bölümler antitez, çizilmeyen bölüm tezdir.

Örnek: Yazarlar okudukları bir metinden yararlandıklarında yazın dünyasında bir kızılca kıyamet kopuyor. Efendim bu özgünlükle bağdaşmazmış. O zaman bu yazarın kendi eseri olmuyormuş, gibi. Bana göre yazar, kibarca esinlenme denilen bu işte son derece haklıdır. Hatta ileri gidip adapte yapmada da özgür olmalıdır. Bu vaveylayı koparanlar, eserlerini o ana dek okudukları eserlerin katkılarını dışarıda bırakarak mı yazıyorlar sanki?

Okurken dikkat etmişseniz, yazarın görüşünün yazarların eserlerini yazarken başkalarından yararlanmalarının oldukça normal karşılanması gerektiği olduğunu sezmişsinizdir.

Yazarın çürüttüğü görüş ise yazarların eserlerini yazarken, önce yazılmış hiçbir eserden etkilenmemeleri gerektiğidir. Yazar tartışma yöntemini kullanarak başkalarının görüşünü çürütüp kendi görüşünü öne çıkarıyor. Yani yanlış görüşte olanların görüşünü değiştirmek istiyor.

Tartışma tekniğinde mutlaka farklı iki insanın olması ve parçada bunların isimlerinin geçmesi gerekmez. Önemli olan iki farklı görüşün varlığıdır ve bunların hangisinin doğru olduğu hakkında fikirler öne sürmektir. Hatta bu iki görüşün ikisi de yazarın görüşü olabilir, dikkat edilmesi gereken durum, fikirlerin tartılması ve doğru olanın belirtilmiş olmasıdır.

Örnek: Atilla İlhan'ı önceleri, hakkı olmayan bir şöhretle yaşamaya alışmış bir ozan olarak görürdüm. Buna, az şiir yazmasını da delil gösterirdim kendimce. Son zamanlarda birçok yönüyle inceledim onu. Hemen söylemeliyim ki ozanımız bu dünyaya Allah vergisi büyük bir şairlik yeteneğiyle gelmiş. Kendine özgü bir seziş, duyuş anlatış gücü var. Şimdi bana onun imzası olmaksızın bir şiirini verseler belki kısa süren bir tereddütten sonra bu şiir onundur diyebilirim. Başka ozanlara benzemiyor onun duyuşları, hele hakkı olmayan bir şöhretle yaşayan bir şairin duyuşları hiç değil.

Okuduğumuz parçada tartışma var ama tartışma yazara ait iki görüş üzerinde yapılmış, ortada iki farklı insan yok. Parça, bu haliyle de tartışma tekniğine örnektir.

Örnek: Romantik ozanlardan biri olan Nerval'in sanat dünyasında adının anılmasını gereksiz görenler var. Bunlara göre sanatsal yönü pek güçlü değil onun. Oysa Romantik ozanlar arasında sembolistleri doğrudan etkileyen biri varsa o da Nerval' dir. Onun sembolizme katkısı en az Baudelaire kadar önemli, özellikle anılmaya değer. Tüm kitapları gerçek yaşamla düşler evreni arasındaki ilişkiyi çok güzel bir biçimde anlatan kitaplar.

Bu parçada yazarın çürüttüğü görüş. Nerval'in değerli bir ozan olmadığı görüşüdür. Yazarın görüşü ise bunun tersi Nerval'in çok değerli bir ozan olduğudur. Parçada bir görüş kötülenip bir diğer görüş yani yazarın görüşü haklı görülüyor, demek kullanılan teknik tartışma tekniğidir.

Örnek: Değer verip baş tacı ettiğim bir yazar gözlem ile deneyimin aynı şey olduğunu savunuyor. Üstüne üstlük deliller getirmeye çalışıyor bu konuda. Şimdiye dek büyük yazar diye bildiğim bu kişi bilmiyor ki gözlem farklı, deneyim farklı, Gözlem, herhangi bir şeyi iyi anlamak için, onun kendi kendine meydana çıkan türlü belirtilerini gözden geçirme eylemidir. Deneyimle karıştırmamak gerektir. Kimya ve fizik bilgileri deneyimle, astronomi bilgileri ise gözlemle elde edilir. Şu durumda deneyimle gözlem ayrı ayrı şeylerdir.

Okuduğunuz parçada yazarın çürüttüğü görüş gözlem ve deneyim'in aynı olduğu görüşüdür. Yazar bu görüşle kendi görüşü olan gözlem ve deneyimin tamamen farklı olduğu görüşünü tartıyor ve kendi görüşünün ağır geldiğini gösteriyor. Böylelikle tartışma tekniğini uygulamış oluyor.

Örnek: "Tiyatronun önemli bir görevi vardır. Ancak bunu abartarak tiyatronun bir silah olduğunu söylemek ne kadar doğrudur? Tiyatro bir silah değildir, ama bir uyarıcıdır. Gerçi tiyatro tarihi içinde bazı temsillerin [oyun] ayaklanmalara sahne olduğunu, halkı heyecana getirdiğini görürüz. Ancak bu ayaklanmaları ortaya çıkaran tiyatro değildir; tiyatro ayaklanmaya uygun bir ortam içinde uyarıcı görevini yaptığı anda böyle ayaklanmalar ortaya çıkmıştır. Tiyatronun uyarıcı gücünün böyle geniş çapta bir devinimi gerçekleştirmesi, ancak o toplumun içindeki birikim ile olmuştur. Tiyatro, insanoğluna kendini gösteren bir aynadır; insanoğlunun eline silah veren bir yer değildir."

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

busy
 

Tanıtım

8-sinif-teog

Kayıt - Giriş



Bunlari Biliyor musunuz?

Din büyüklerinin, ermişlerin yaşamlarını anlatan eserlere "menakıpname" denir.
Perşembe, 10/23/2014 04:15
Telif Hakkı © 2014 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.