Düşünceyi Geliştirme Yolları - Sayfa 3
Makale İçeriği
Düşünceyi Geliştirme Yolları
Tanımlama
Örneklendirme
Tanık Gösterme
Sayısal Verilerden Yararlanma
Karşılaştırma
Benzetme
Benzerlik
Genelleme
Tüm Sayfalar

Örneklendirme

Yazarın, soyut düşüncesini somutlaştırma, düşüncesini görünür hale getirme, inandırıcı kılma için başvurduğu yollardan biri de örneklendirmedir. Örneklendirme, parçada işlenen konuyla ilgili örnek vermeye denir. Örneklendirme tabiri yerine örnekleme de kullanılabilir.

Yazar örneklemeyi düşüncesine kanıt getirmek için kullanır. Hakkında örnekler verilen bir düşünce daha inandırıcı hale gelir. Yazar savunduğu düşünceye böylece herkesin kabul edebileceği bir boyut verir.

Örneklendirme yöntemi, bizim yazınımızda çok yaygın bir yöntemdir. İster bilimsel bilgi aktarımında ister en basitinden en karmaşığına kadar bir görüşü doğrulamakta hep ona başvurulur. Somutlamayınca iyi anlamayan ve anlatamayan insanlara dönmüşüz nerdeyse.

 

Örnek: Bilim insanları, tüm insanlığın mutluluğu için çalışırlar. Gerektiğinde bu uğurda canlarını bile verirler. Bundan dolayı da tüm insanlığın ortak bireyi sayılırlar. Pastör, tüm insanlığın belası olan kuduz hastalığını yok edebilmek için aylarca kuduz köpekler arasında dolaşmış, onların salyalarını toplayıp kuduz aşısını bulmuştur. Şimdi bir Fransız için Pastör adı neyi ifade ediyorsa bir Türk, bir Alman ve bir Senegalli için aynı şeyi ifade ediyor.


Bu parçanın genel konusu: "bilim insanları" dır.

Sınırlandırılmış konusu: Bilim insanlarının özel-likleri

Ana düşünce: Bilim insanları tüm insanlığın ortak bireyi sayılır.

Örneğin konusu: Pastör'ün özellikleri. Pastör, özel bir konudur. Bilim insanlarının tüm özellikleriyle bire bir örtüşür.

 

Örnek: İnsanlık, uluslar, kabileler, obalar, aşiretlerden oluşur. Bunlar, güneyden kuzeye, doğudan, batıya birbirinden ne kadar uzakta bulunurlarsa bulunsunlar yine de kültürel ilişki içindedirler. Toroslar'da doğan bir boğa kültü (simgesi) önce Mezopotamya’ya geçmiş, sonra Asur ve Akad'da boy göstermiş; Akdeniz'e yayılıp Günep Amerika'da soluğu almıştır.

Paragrafın konusu: İnsanlığın nasıl oluştuğu ve birbiriyle ilişkisi

Paragrafın ana düşüncesi: İnsanlık birbirinden ne kadar uzakta olursa olsun kültürel ilişki içindedir.

Örnek bölümünün anlatım yöntemi çok farklı olabilir: Açıklama, karşılaştırma, özlü söz.

 

Örnek: Kimi atasözleri bir deneyimin, kimileri ise akıl yürütmenin ürünüdür. Halkımızın en çok hoşlandığı sözler; bir gözlem ve deneyimin ürünü olanlardır. Bunlarda doğa varlıkları simgeleştirilmiştir. Atasözlerinde olduğu gibi özdeyişlerde de böyledir bu. Rauchefoucault'un: " Cins kuş yakalanınca çırpınmaz." sözü gibi.

Bu paragrafın örneği özdeyiştir. Parçanın ana düşüncesi yine örnekten önceki cümledir.

Paragrafın konusu: Halkın en çok beğendiği atasözleri ve özdeyişlerin özelliği

Paragrafın ana düşüncesi: Halkın en çok sevdiği atasözleri ile özdeyişler, içinde doğa varlıklarının simge olarak kullanıldığı sözlerdir.

 

Örnek: Şiirin gerçeği düzyazıya çevrilemez. Namık Kemal'in tüm şiirlerini düzyazıya çevirebilirsiniz. Değerlerinden hiçbir şey yitirmez. Oysa Ahmet Haşim'in bir tek dizesini bile düzyazıya çeviremezsiniz. Çevirmeye kalktınız mı şiir kayboluverir.

 

Paragrafın konusu: Gerçek şiirin özelliği

Paragrafın ana düş: Şiirin gerçeği düzyazıya çevrilemez.

 

Örnek: Bir sözcüğün yansıttığı kavram, genel anlam olarak aynı kalsa da sözcüğün insan zihninde uyandırdıkları: toplumlara, yaşanan çevreye göre değişir: Ekmek gibi...


Paragrafın anlatım yöntemi örneklendirmedir. Yazar, "ekmek gibi" deyip sözü kesmiş. Ancak isteseydi daha açık yazabilir ve büyük olasılıkla şunları söyleyecekti: Ekmek, bütün insanlar için temel besin maddesidir. Her ulusun, her bireyin zihnindeki genel tasarım bu olur. Ancak iş resim yapmaya gelince her ulusun, her yörenin ekmek resmi başkadır.


Örnek: Aşağıdaki parçayı okurken örneklendirmenin nerede yapıldığına, örneğin hangi düşünceyi desteklemek amacıyla verildiğine dikkat edelim.

Buğra'nın öykü kahramanları gösterişsizdir. Onlar toplumsal yaşamda orta ayarda bir yerin insanıdır. Korkar, zorlanır, kaçar, sever, sevilirler. Havuçlu Pilav Meselesi'ndeki kahramanı bir düşünün. Kendi duygu düzeyinde olmayan eşi bunu bir güzel haşlıyor. Perişan bir durumda akşamı ediyor bizimkisi, işte bu kahraman halktan biridir. Yani toplumun bir parçası. Yani her gün gördüğünüz insanlardan birisi. Belki de sizsiniz o.

Bu parçada yazarın düşüncesi, Buğra'nın kahramanlarının orta düzeyde insanlar olduklarıdır. Yazar bu görüşü desteklemek, inandırıcı hale getirmek için Buğra'nın öykülerinden biri olan Havuçlu Pilav Meselesi'nden örnek vermiş. Böylelikle düşüncesini geliştirmiş, daha inanılır hale getirmiş.


 

Örnek: Aşağıdaki parçada yazar, düşüncesini daha inandırıcı kılmak için örneklendirme yöntemini kullanmıştır. Yazarın düşüncesinin ne olduğunu ve bu yolda hangi örneği verdiğini bulalım.

Şiirin herkesi etkileyen öyle bir dili vardır ki bu dilin gücüne kimse yetişemez. Yolculuğumda şaşakaldığım bir olay yaşadım. Niğde’ye yaklaşıyorduk. Yanımda oturan bir Niğdeli, şehrin eteğini saran ağaç kümeleri arasında pek iyi seçemediğim bir noktayı gösterdi: "Faruk Nafiz'in hanı" dedi. Giyinişinden anlaşıldığına göre bu bir esnaf veya işçiydi. Böyle olmakla birlikte Han Duvarları'nı ve şairini biliyordu. Daha garibi, trende ilk gördüğü yabancının bir şiiri, şiirde anlatılan hanı ve Faruk Nafiz'i tanımamasını kabul etmiyor, ateş ve su gibi herkesçe bilinen şeylerden söz eder gibi iki sözcükle bana maksadını anlatıyordu. İyi yazılmış bir şiir koskoca bir hanı, kapısındaki mermer tapu senedine rağmen, asıl sahibinin elinden alıyor, Faruk Nafiz'e veriyordu.

Okuduğumuz parçada yazarın görüşü şiirin çok güçlü bir dilinin olduğudur. Bu düşünceyi inandırıcı kılmak için Niğde'de yaşadığı bir olayı örnek olarak veriyor. Demek bu parçada örneklendirme yapılmıştır.

Bu parçada gelişme bölümünü oluşturan örneğin öyküleme türünde olduğuna dikkat ediniz. Bu durum, parçada örneklendirmenin olmadığı anlamına gelmez. Çünkü örneklendirme bir düşünceyi geliştirme yolu iken öyküleme bir anlatım tekniğidir. Yani öyküleme, paragrafın genelinde görülür. Böylelikle bu parçadaki örneğin, bir anlatım tekniği olan öyküleme ile karıştırılmaması gerekir

 

Örnek: Aşağıdaki parçada örneklendirme yapılmıştır, önceki örneklerden daha gizli olduğu için bu parçayı daha dikkatli okuyup örneklendirmenin nerede yapıldığını bulmaya çalışalım.

Özdemir Nutku, başta tiyatro olmak üzere kültür ve sanat yaşamımızın en üretken ve çok yönlü adlarından biridir. Makaleleri, eleştirileri, denemeleri oyunları, çevirileri, şiir ve çocuk kitapları ile tiyatronun eğitimden uygulamaya kurumlaşması için gösterdiği çaba, onun çok yönlülüğünü belirtir. Özellikle son yıllarda yoğunlaşan bu çalışmaların birçoğu değişik kurumlar tarafından ödüllendirilse de Nutku'nun üretken yanını gerçek anlamda karşılayamıyor. Çalışmalarında yalnızca içeriğiyle değil ilgilendiği alanlara bakma biçimiyle de yeni kapılar açıyor bize.

Yukarıdaki parçada ilk cümlede Özdemir Nutku'nun çok yönlü bir insan olduğu belirtilmiş. Bu görüşü ispatlamak için de onun, makale, eleştiri, deneme, oyun, çeviri, şiir, çocuk kitabı türlerinde yazması ve tiyatroya verdiği emek örnek verilmiştir. Böylelikle Nutku'nun çok yönlü bir insan olduğu görüşü desteklenmiştir. Yani yazar, düşüncesini inandırıcı kılmak için örneklendirmeye başvurmuştur.

 

Örnek: "Okulların açılmasıyla İstanbul'da trafik, iyice içinden çıkılmaz hale geldi. Dün sabah, yaklaşık bir kilometrelik bir yol olan Aksaray-Unkapanı arasını yarım saatte geçebildik.

 

Örnek: "...Bazı büyük eserler adeta iki katlı gibidir. Üst kat, yani yüzeydeki kat her okurun anlayacağı cinstendir. Eserin asıl büyüklüğünü, yani alt katın anlamını ise herkes kolay kolay kavrayamaz. "Hamlet "i ele alalım: Hamlet, psikolojik bakımdan dünya edebiyatının en kompleks, en çapraşık karakterlerinden biridir. Eser, yoğun bir şiir ve düşünceyle yüklüdür. İncelenmesi, anlaşılması güç bir eserdir. Ama bizim ülkemizde de, dünyanın her yerinde de Hamlet ne zaman oynansa, herkes tiyatroya taşınır. Çünkü Hamlet'in gizli alt katı okumuşları ne kadar sarıyorsa, kolayca göz önüne serilen üst katı da, en bilgisiz insanları aynı şekilde ilgilendirebiliyor."

Örnek Soru:

"Ankara, tarihin şaşırtıcı terkipleriyle doludur. Burada kerpiç bir duvardan İyonya tarzında bir sütun başlığı fırlar; bir türbe merdiveninin basamağında bir Roma konsülünün şehre gelişini kutlayan bir taş görünür. Ahi Şerafettin'in türbesini, asırlardır Greko Romen aslanları bekler. Bu yüzden Aslanhane adını alan caminin mihrabında Etilerin toprak ve bereket ilahesinden başka bir şey olmayan bir yılan, meyveler arasında dolanır."

Yazar, parçanın ilk cümlesindeki savını inandırıcı kılmak için aşağıdakilerden hangisine özellikle başvurmuştur?

A)    Örneklemelere ağırlık verme
B)    Öyküleyici anlatım yolunu seçme
C)    Konuyu tartışma içinde sunma
D)   Okurun hayal gücüne dayanma
E)    Kanılarını öne çıkarma
(1982/ÖYS)

Yanıt:



 
oges

Kayıt - Giriş



Bunlari Biliyor musunuz?

Bir şaire mahlas vermek için yazılan şiire "mahlasname" denir.
Çarşamba, 04/16/2014 18:18
Telif Hakkı © 2014 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.