Milli Edebiyatı Hazırlayan Akımlar

İslamcılık: İslamiyet'i halkı Müslüman olan ülkelerde hâkim kılmak ve İslam dünyasını birleştirmek için oluş­turulan dinî, siyasi, sosyal akımdır. Batılı güçlerin İslam dünyasına özellikle askerî ve ekonomik alanlardaki meydan okuyuşunun hız kazandığı 19. yüzyılda Müs­lüman aydınların aradığı kurtuluş reçetelerinden biri olarak ortaya çıkmıştır, İslam'ın ilk dönemindeki değer­leri 20. yüzyıl başlarına taşıyarak Türk toplumunu için­de bulunduğu bunalımdan kurtarmak amaçlanır. İs­lamcı anlayışta "İslam dininin, tüm ilerlemelerin anah­tarı olduğu, kuralları doğru uygulanırsa gelişmiş millet­lerin seviyesine ulaşılabileceği" düşüncesi hâkimdir.

İslamcılık ideolojisi, 1908'den sonra daha da gelişe­rek, edebiyat alanında, Mehmet Akif ile en kuvvetli temsilcisini yetiştirir. Bu devirde İslamcılık ideolojisini savunanlar arasında Said Halim Paşa, M. Şemseddin (Günaltay), Şeyhülislam Musa Kâzım Efendi, Hacı Zihnî Efendi ve Eşref Edip gösterilebilir.

Osmanlıcılık: Osmanlı Devleti bünyesindeki top­lumların (Türk, Arap, Yunan, Ermeni vb.) din ve mez­hebe bakılmaksızın eşit yurttaşlık haklarına sahip ol­masını savunan siyasi görüştür. Tanzimat Döneminde, imparatorluk içindeki değişik etnik grupların Batı dev­letlerinin desteğini alarak bağımsız olma düşüncesini yok etmek için ortaya konmuştur. "Osmanlılık düşün­cesi geçmişteki gibi uygulandığında tekrar başarılı ola­bilir." düşüncesi bu akımın temelini oluşturur. Tanzi­mat'ın ilanıyla Osmanlı Devleti'nin resmî görüşü ol­muştur. 20. yüzyılın ilk çeyreğinde yaygınlaşan milli­yetçilik akımına karşı direnemeyerek etkisini yitirmiştir. Tanzimat nesli olarak bilinen Namık Kemal, Ziya Paşa, Abdülhak Hamit vb. yazarlar Osmanlıcılık fikrini des­tekler.

Batıcılık: Yıkılmaya başlayan Osmanlı Devletini kur­tarmak için Batı'da bilim ve tekniğini, yönetim biçimini vb. alarak ülkenin gelişmesini, kalkınmasını sağlamak için ortaya çıkmış siyasi akımdır. Bu akım Batı'nın her alanda Osmanlı'nın önüne geçmesi, Osmanlı Devle­ti'nin tek kurtuluş yolunun bu yüzyılın fikir ve ihtiyaçla­rına uygun medeni bir devlet ve millet hâlini alması ge­rektiği düşüncesinden doğmuştur. Batıcılığın temelin­de "idari ve askerî alanda Avrupa'nın seviyesine ancak Avrupalıların gittiği yol izlenerek varılabilir." düşüncesi vardır. Hiçbir siyasi amaç gütmeksizin, özellikle sos­yal alandaki Batılılaşmanın en sıkı taraftarları, Tevfik Fikret ile Abdullah Cevdet ve Kılıçzade Hakkı'dır. Bu akımın en mühim yayın organı ise, Abdullah Cevdet'in çıkardığı İctihâd (1904) dergisidir.

Türkçülük: Osmanlı bayrağı altında bilinçsiz bir şe­kilde yaşayan Türkleri millî bir duygu ile bilinçlendir­mek, milliyetini idrak ettirmek amacını taşıyan siyasi akımdır. Bu akımın oluşmasında özellikle Balkan Savaşı'ndan sonra Osmanlıcılık akımının başarısız olması, boşluğu dolduracak, milleti bir arada tutacak yeni ve farklı bir ideolojiye ihtiyaç duyulması etkili olmuştur. Türkçülükte, "Türklüğün milleti ayakta tutabilecek tek güç olduğu"na inanılır. Ahmet Vefik Paşa, Şemsettin Sami, Ziya Gökalp, Yusuf Akçura, Mehmet Emin Yur­dakul gibi isimler Türkçülük akımını benimser.

Yorumlar (1)Add Comment
0
...
yazar ADINI SEN KOY, Mayıs 17, 2014
Teşekkürler. çok yardımcı oldu bana bunlarsmilies/kiss.gif

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

busy
 

Bunlari Biliyor musunuz?

Peygamberimizin hayâtını anlatmak üzere yazılan eserlere "siyer" adı verilir. Manzum(mesnevi)olarak da yazılabilir. Türk edebiyatındaki ilk örnek Erzurumlu Darir'in Siretü'n Nebi'sidir. (14.yüzyıl) Düzyazı-şiir karışımı bir eserdir.
Çarşamba, 03/29/2017 19:10
Telif Hakkı © 2017 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.