Fıkra Türü Örneği

DEĞİŞEN GÜLÜNÇLÜKLER

Gülünç bulduğumuz şeyler de değişiyor. Vaktiyle bir paşa, bir şarkı mısrasını zikrile (söyleyerek) yanındaki hanıma,

- Bu gazûbâne nigâhın aceb esbabı neden (Bu öfkeli bakışın acaba sebebi nedir)

demiş. Kadın da,

- Hereke kumaşından, efendim.

diye cevap vermiş. Evvelden bu kadının anlayışı gü­lünçtü. Şimdi, kadın haklıdır; paşanın ifadesi gülünç.

Abdülhak Şinasi Hisar

Parçada anlatılan olayda eskiyi temsil eden paşanın söylediği dizeyi kadın anlamamıştır. Onun söylediği "Bu gazûbâne nigâhın aceb asbâbı neden (Bu öfkeli bakışın acaba sebebi nedir)" dizesinde geçen "esbâb (sebep)" sözcüğünü kadın, "esvap (elbise)" olarak al­gılıyor. Bu yüzden soruya "elbisenin neden yapıldığı­nı" açıklayan bir cevap veriyor.

Yazar bu metinde değişen gülünçlüklerden söz ediyor. Dilin değişmeye başladığını, eski dile ait yabancı keli­melerin artık anlaşılmadığını anlatıyor. Yeni neslin de bu kelimeleri anlamadığını ve kullanmadığını vurgulu­yor. Aktardığı olayın kahramanlarından olan kadının yaklaşımını benimseyerek de dil hakkında kendi görü­şünü ortaya koyuyor.

Yazar, yazının giriş ve gelişme bölümünde "öykülemeye", sonuç bölümünde ise "karşılaştırmaya" başvur­muştur.

Yazar bu parçada dilin değiştiğini mizahi bir anlatımla açıklamıştır.

Yazı oldukça kısadır. Yazar bu kısa yazıda o döneme göre oldukça yalın bir dil kullanmıştır. Dolayısıyla bu yazının duru, akıcı ve açık bir anlatımı vardır.

Özellikle giriş ve sonuç bölümlerinden de anlaşılacağı üzere yazıda dil "göndergesel işlevde" kullanılmıştır. Dizenin olduğu kısımda ise dil şiirsel işlevde kullanıl­mıştır.

Parçada toplumun tümünü ilgilendiren bir konudan, dildeki değişimden söz edilmiştir. Eski dili kullananla­rın varlığı da mizahi bir anlatımla eleştirilmiştir. Demek ki yazar eski dili kullanmayı bir sorun olarak görmek­tedir. Bunu yazının sonuç bölümündeki açıklamadan da anlamak mümkündür.

Yazar, metnin sonunda kendi görüşünü açıklamıştır. Ancak bu görüşü ispatlama yoluna gitmemiştir. Okuru bu görüşe inandırmaya çalışmamıştır. Görüşünü etkili ve çarpıcı bir şekilde anlatmakla yetinmiştir.

Parçada geçen "Gülünç bulduğumuz şeyler de değişi­yor." cümlesinde yer alan "bulduğumuz" kelimesinde anlam genişlemesi vardır. Bildiğiniz gibi, bir kelimenin ifade ettiği anlamın dışına çıkarak kapsamının genişle­mesine "anlam genişlemesi" denir. "Bulmak" kelimesi­nin ilk anlamı "arayarak veya aramadan bir şeyle, bir kimse ile karşılaşmaktır. Oysa kelime bu parçada "her­hangi bir görüşe, bir yargıya varmak" anlamında kulla­nılmıştır.

Bütün bu nitelikler söz konusu yazının "fıkra" türünün özelliklerini taşıdığını göstermektedir.

Konu anlatımı için tıklayınız....

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

busy
 

Kayıt - Giriş



Bunlari Biliyor musunuz?

Meydana gelen bir durumu, olayı bir örnekle anlatmakta kullanılan kalıplaşmış, anlamlı sözlere "darb-ı mesel" denir. Durûb-ı emsal diye de bilinir.
Çarşamba, 07/23/2014 09:47
Telif Hakkı © 2014 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.