Aşk - ı Memnu

Romanın özeti

Aşk-ı Memnu, toplumdan kopuk, zengin bir çevrede yaşa­nan bireysel olayların bir aşk teması etrafında anlatıldığı bir romandır. Melih Bey takımı diye şöhret bulan Firdevs Hanım'ın kızı Bihter, yaşlı, zengin, kültürlü ve kibar bir adam olan Adnan Bey'le evlenir. Bihter, bu evlilikte aradığını bula­maz, ancak annesi gibi kötü bir kadın olup eşine ihanet et­mek de istemez. Fakat bu mücadelede yenilir, eşi Adnan Bey'in yeğeni Behlül ile yasak aşk yaşar. Bu aşkın ortaya çıkması üzerine Bihter, eşinin silahıyla intihar eder, Behlül ise yalıdan kaçar.

Romandan bir bölüm

Melih Bey takımının başlı­ca hassası, giyinmekte bütün zevk erbabına her vakit mukallet olan (örnek alınmak) fakat hiçbir za­man tamamıyla taklidine -anlaşılmaz bir sebeple-muvaffakiyet hasıl olma­yan zarafetleriydi. Eğlen­mekte bu aile efradının, hele bugün en ziyade ta­nınan Firdevs Hanım'la kızlarının ne dereceye ka­dar ilerlediklerini herkes tamamıyla tayin edemez­di. Onların İstanbul'un zevk hayatında tefevvuk mertebesine (üstün olmak) çıkan hususi bir şöhreti vardı ki sebepleri pek araştırılmaksızın herkesçe kabul edilmiş idi.

 

Nihal'le babası arasında böyle sevinç ve saadetle geçen sa­atler ne tatlı saatlerdi! Onun babasına bir düşkünlüğü, bir tut­kunluğu vardı ki hiçbir zaman tatmin edilmiş olmazdı. Daima sevilmek, her vakitten çok, saniyeden saniyeye kuvvetlene­rek bir muhabbetle sevilmek için ruhunda asla sakinleştirilmeyen bir ihtiyaç vardı. Babasının yanında pek şımarır, geve­ze bir kuş, yaramaz bir kelebek olurdu.

 

Behlül için hayat bir eğlenceydi. En çok eğlenenlere, yaşa­mak için en çok hak sahibi olanlar olarak bakardı. Ama o ger­çekte hiçbir şeyden eğlenmezdi. Bütün eğlence yerlerine koşardı, bütün gülünecek şeyleri arardı, ihtimal herkesten çok gülerdi; fakat eğlenir miydi? Onun için eğlenmek, eğle­nir görünmek demekti. Bütün gülüşlerinin, eğlenişlerinin al­tında saklı olan bir can sıkıntısı vardı ki onu daima bir zevk­ten diğerine sevk ederdi. İstanbul'un hiçbir eğlence yeri yok­tu ki Behlül oradan bir zevk hissi almasın. O, etrafındakilere kendisinin zevki için gerekli görüldükçe kullanılacak âletler kadar önem verirdi.

 

Bihter, nihayet Firdevs Hanım'ın kızı olmuştu. Evet, yalnız bu­nun için gitmiş, bu adamın kollarına atılmıştı. Başka bir se­bep bulamıyordu. Demek onun kanında, kanının zerrelerinde bir şey vardı ki onu böyle sürüklemiş, sebepsiz özürsüz Fir­devs Hanım'ın kızı yapmıştı. Bütün bu günahın sorumluluğu­nu annesine yüklüyordu. Bu kadına düşmandı, ondan nefret ediyordu, kendisini bu kadının kızı yapan kadere küsüyordu.

 

Beyaz! Beyaz! Beyaz!.. Bu gecenin azim, yüksek ağaçları vardı ki beyaz başlarını, beyaz kollarını kaldırarak silkiniyorlardı; beyaz bulut kümelerinden yığıla yığıla göğüslerini ger­miş dağların arasında beyaz saçlarının beyaz köpüklerini sa­vurarak yükselen dalgalarıyla bir deniz kabarıyordu; ta yuka­rıda, bir düşme duraklayışı içinde kalıvermiş kar tufanlarının arkasında beyaz bir ay... Sonra bütün bu beyazlıkların üzerin­de koşan alay alay gölgeler, bu beyaz cihanı siyah bir ölüm nefesi içinde saran bulutlar ve her tarafta büyük bir sessizlik; ne bulutlarda küçük bir nağme ne de dalgalarda hafif bir hı­şıltı; hiç, hiçbir şey yok, yalnız bu ölmüş gecenin üstünde ta uzaklarda, kim bilir nerelerden, belki mevcut cihanın ötesin­den kâinatın hayatına ağıt okuyan bir ses; nihayet kefenleri­nin altında dinlenen bir ıstırap mahşerinin üstünde bir rahmet kevseri hükmünde dökülen son enin... Ve son kainat gecesi­nin tek izleyicisi olarak, bütün o karanlıkların altında donmuş manzaraların kenarında kendisini görüyordu; bir kişi, bu öl­müş bu kainatın içinde yapyalnız...

Dosya Sahibi: Administrator
İndirilme: 316
Beğenilme: Average vote 0 stars (0 Oylar)
Sizin Oyunuz:

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

busy
 

Bunlari Biliyor musunuz?

İlk yerli çizgi roman “Türk Kahramanı Köroğlu (1953)”dur.
Cumartesi, 01/21/2017 15:24
Telif Hakkı © 2017 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.