Oğuz Kağan Destanı (Örnek Metin)

Örnek Metin:

Takı ilgerü kitdiler. Andın song Oğuz Kağan kene kök tülü'klük, kök çallug irkek bön' kördi. Uşbu kök böri Oğuz Kaganga aytdı, kim: Amtı çerig birle mundun atlang, oğuz, atlap il künlerni, beglerni kütür gil, men senge başlap yolnı körgürür men, tep tedi.


Tang irte boldukda Oğuz Kağan kördi, kim: İrkek böri çerigning tapuklarıda yürüğüde turur, sevindi. İlgerü kitdi.

Oğuz Kağan bir çokurdın aygır atka mine turur irdi. Oşul aygır atnı bek çok siriyür irdi. Çolda uşbu aygır at közdin yitü kaçdı, kitdi, munda ulug bir tag bar irdi. Öze üstünde tong takı muz bar turur. Anung başı sogukdın apak turur. Anung üçün anung atı muz tag turur. Oğuz Kagannıng atı muz tag içige kaçıp kitdi. Oğuz Kağan mundın köp çıgay, emgek çekip turdı. Çerigde bir bidik kakız ir beg bar irdi. Çalang bulangdın korukmaz turur irdi. Çürügüde, sogurguda onga ir irdi. Oşul beg taglarga kirdi, yürüdü. Tokuz kündün song Oğuz Kaganga aygır atnı kiltürdi. Muz taglarda köp soğuk bolupdın ol beg kagardın sarunmış irdi; ap ak irdi. Oğuz Kağan sivinç birle küldi; aytdı, kim: Ay, sen munda beglerge bolgıl başlık, ma menglep senge at bolsun kagarlık, tep tedi. Köp erdini soyurkadı; ilgerü kitdi.


Kene yolda bedük bir öy kördi. Bu öynüng tagamı altundın irdi; tunglukları takı kümüşdün, kalıkları temürdin irdiler irdi. Kapuluk irdi, açkıç yok irdi. Çerigde bir yakşı çeber ir bar irdi. Anung atı tö'mürdü kagul tegen irdi. Anga çarlıg kıldı, kim: Sen munda kal, aç kalık. Açgungdun song kil orduga, tep tedi. Mundın anga kalaç at koydı; ilgerü kitdi.


Kene bir kün kök tülüklüg, kök çallug irkek böri yürümeyin turdı. Oğuz Kağan takı turdı; kurıkan tüşküre turgan turdı. Tarlagusız bir yazı yir irdi. Munga çarçet tetürürler irdi. Bedük bir yurt, il kün irdi. Yılkıları köp; ud, buzagları köp; altun kümüşleri köp; erdinileri köp irdiler irdi. Munda çürçet kağanı, il küni Oğuz Kaganga karşu kildiler. Uruş tokuş başlandı; oklar birle, kılıçlar birle uruşdılar. Oğuz Kağan başladı, çürçet kagannı basdı, öltürdi, başın kesdi. Çürçet il künin öz agızı-ga bakınturdı. Uruşgudun song Oğuz Kagannung çerigige, nökerlerige, il küniğe antag ulug ölüg bargu tüşdi, kim, yü'klemekke, kiltü'rmekke at, kagatır, ud azlık boldı. Munda Oğuz Kagannung çerigide uslug yaşkı bir çeber kişi bar irdi. Anung atı barmaklıg çosun billig irdi. Bu çeber bir kanga çapdı. Kanga üstünde ölüg bargunı koydı. Kanga basıda tirig bargunı koydı. Tarıtdılar, kitdiler. Nökerlernüng, il künnüg kamagı munı kördiler, şaşdılar. Kangalar takı çapdılar. Munlar kanga yürümekde kanga, kanga söz bire turur irdiler irdi. Anung üçün anlarga kanga at koydılar. Oğuz Kağan kangalarnı kördi, küldi; takı aytdı, kim: Kanga kanga birle ölügni tirig yürügürsün, kangalug senge at bolguluk kanga belgürsün, tek tedi; kitdi.


Andın song kene bu, kök tülüklüg, kök çallug irkek böri birle sındu, takı tanggud, takı şagam yınggaklarıga atlap kitdi. Köp uruşgudın, köp tokuşgudun song anlamı aldı; öz yurtıga birledi; başadı, basdı.


Kene taşkarun kalmasun, bellüg bolsun, kim: Kündünki bulungda barkan tegen bir yir bar turur. Ulug bargulug bir yurt turur. Köp ısıg bir yir turur. Munda köp kikleri, köp kuşları bar turur altunı köp, kümüşi köp, irdinileri köp turur. İl künlerining önglüki, çırağı kap kara turur. Oşul yirning kağanı masar tegen bir kağan irdi. Oğuz Kağan anung üstige atladı. Antag yaman uruşgu boldı; Oğuz Kağan başadı, masar kağan kaçdı. Oğuz anı basdı, yurtın aldı, kitdi. Anung dostları köp siv-inçler tapdı. Anung düşmanları köp kaygular tapdı. Oğuz Kağan başadı. Sanagulugsız nemeler, yılkılar aldı. Yurtıga, öyige tüşdi, kitdi.


Kene taşkarun kalmasun, kim, bellüg bolsun, kim: Oğuz Kagannung çanıda ak sakallug, moz saçlug uzun uslug, bir kat kişi turur bar irdi. Ukgulug, tüzün bir yir irdi, tüşimel irdi, anung atı ulug türük irdi. Künlerde bir kün uykuda bir altun ya kördi; takı üç kümüş ok kördi. Bu altun ya kün togışıdm ta kün batuşıgaça tegen irdi. Takı bu üç kümüş ok tün yanggakka kite turur irdi. Uykudun song tüşde körgenin Oğuz Kaganga biltürdi; takı tidi, kim: Ay kaganum, senge çaşgu bolsungıl tüzün, ay kaganum senge; turluk bolsungıl tüzün: Negü kök tengri birdi tüşümde kiltürsün; tala turur yirni urugungga birtürsün, tep tedi.


Günümüz Türkçesiyle:


Yine ilerlediler. Ondan sonra Oğuz Kağan yine gök tüylü ve gök yeleli erkek kurdu gördü. O kurt Oğuz Kağan'a: Şimdi, Oğuz, sen asker ile buradan yürüyerek, halkı ve beyleri götür; ben önden sana yol gösteririm, dedi.

Tan ağarınca, Oğuz Kağan gördü ki, erkek kurt askerin önünde yürümektedir; sevindi ve ilerledi.

Oğuz Kağan her zaman bir alaca ata binerdi. O bu atı pek çok severdi. Yolda bu at gözden kaybolup kaçtı. Burada büyük bir dağ vardı. Üstünde don ve buz vardı. Onun başı soğuktan apak idi. Onun için adı Buz bağ idi. Oğuz Kağan'ın atı bu Buz Dağ'in içine kaçtı, gitti. Oğuz Kağan bundan çok eziyet ve ızdırap çekti. Asker arasında bir kahraman bey vardı. Ne tanrıdan ne de şeytandan korkardı. Yürüyüşe ve soğuğa dayanıklı bir erdi. O bey dağlara girdi, yürüdü. Dokuz gün sonra atı Oğuz Kağan'a getirdi. Buz Dağ çok soğuk olduğundan, o bey kara sarılmıştı, bembeyazdı. Oğuz Kağan sevinçle güldü ve: "Sen buradaki beylere baş ol ve senin adın ebediyen Karluk olsun." dedi. Ona çok mücevher bağışladı ve ilerledi.

Yolda büyük bir ev gördü. Bu evin duvarı altından, pencereleri gümüşten ve çatısı demirdendi. Kapalı idi ve anahtar yoktu. Asker arasında pek becerikli bir adam vardı. Adı Tömürdü Kağul idi. Ona buyurdu: "Sen burada kal ve çatıyı aç; açtıktan sonra orduya gel." Bunun üzerine ona Kalaç (Kal! aç!) adını koydu ve ilerledi.

Yine bir gün gök tüylü ve gök yeleli erkek kurt durdu. Oğuz Kağan da durdu ve çadırını kurdurdu. Bu, tarlasız ve çorak bir yerdi. Buraya Çü'rçet diyorlardı. Büyük bir yurt idi; atları çok, öküzleri ve buzağıları çok, altın ve gümüşleri çok, cevahirleri çoktu. Burada Çürçet Kağan ve onun halkı Oğuz Kağan'a karşı geldiler. Vuruşma ve çarpışma başladı. Oklarla, kılıçlarla vuruştular. Oğuz Kağan yendi, Çürçet Kağan'ı mağlup etti, öldürdü; başını kesti ve Çürçet halkını kendisine tabi kıldı. Vuruşmadan sonra Oğuz Kağan'ın askerlerine, maiyetine ve halkına öyle büyük bir ganimet düştü ki, yüklemek ve götürmek için at, katır ve öküz az geldi. Oğuz Kağan'ın askeri arasında tecrübeli ve gayet becerikli bir adam vardı. Onun adı Barmaklığ Çosun Billig idi. Bu becerikli usta, bir araba yaptı. Arabaya cansız ganimetleri yükledi. Arabanın ön tarafına canlı ganimetleri koydu. Onlar çektiler, gittiler. Oğuz Kağan'ın maiyeti ve halkı, hepsi bunu gördü ve şaşırdı. Onlar da araba yaptılar. Bunlar arabayı çekerken (durmadan) "Kanga! Kanga!" diye bağırıyorlardı. Onun için onlara Kanga adını koydular. Oğuz Kağan arabaları gördü, güldü ve "Kanga kanga ile cansızı canlı yürütsün; sizin adınız Kangaluğ olsun ve (bunu) araba göstersin." dedi, gitti.

Ondan sonra yine bu gök tüylü ve gök yeleli erkek kurtla Hint, Tangut ve Suriye taraflarına yürüdü. Pek çok vuruşmadan ve pek çok çarpışmadan sonra onları aldı ve kendi yurduna kattı; onları yendi ve kendisine tabi kıldı.

Yine söylenmeden kalmasın ve belli olsun ki, cenupta Barkan denilen bir yer vardır, çok zengin bir yurttu ve çok sıcak bir yerdi. Burada çok av ve çok kuş vardı. Altını, gümüşü ve cevahiri çoktu. Halkının çehresi kapkaraydı. Bu yerin kağanı Masar adında bir kağandı. Oğuz Kağan onun üzerine yürüdü. Çok yaman bir vuruşma oldu. Oğuz Kağan yendi, Masar Kağan kaçtı. Oğuz onu hükmü altına aldı, yurdunu ele geçirdi, gitti. Onun dostları çok sevindiler, düşmanları çok üzüldüler. Oğuz Kağan yendi. Sayısız eşya, at aldı ve yurduna, evine doğru yola koyuldu, gitti.

Yine söylenmeden kalmasın ve belli olsun ki, Oğuz Kağan'ın yanında ak sakallı, kır saçlı, tecrübeli bir ihtiyar vardı. O, anlayışlı ve asil bir adamdı. Oğuz Kağan'ın nazırı idi. Adı Uluğ Türük idi. Günlerden bir gün uykuda bir altın yay ve üç gümüş ok gördü. Bu altın yay gün doğusundan ta gün batısına kadar ulaşmıştı ve bu üç gümüş ok şimale doğru gidiyordu. Uykudan uyanınca düşte gördüğünü Oğuz Kağan'a anlattı ve dedi ki: "Ey kağanım, senin ömrün hoş olsun; ey kağanım, senin hayatın hoş olsun. Gök Tanrı düşümde verdiğini hakikate çıkarsın. Tanrı bütün dünyayı senin uğruna bağışlasın!"

Dosya Sahibi: Administrator
İndirilme: 1010
Beğenilme: Average vote 0 stars (0 Oylar)
Sizin Oyunuz:

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

busy
 

Tanıtım

8-sinif-teog

Kayıt - Giriş



Bunlari Biliyor musunuz?

İlk tarihi roman Namık Kemal'in "Cezmi" adlı eseridir.
Pazartesi, 11/24/2014 06:55
Telif Hakkı © 2014 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.