Nasrettin Hoca Fıkralarından Örnekler

Hoca, bir gece yatarken damda, bir hırsızın gezindiğini sezer. Karısına, geçen gece geldim, kapıyı çaldım, duymadın; ben de şu duayı okudum. Ayışığına yapı­şıp eve girdim der. bir kısa dua okur.

Bacadan duayı dinleyen ve belleyen hırsız, bu söze inanıp duayı okur, elleriyle ayışığına sarılır, kendini damdan aşağıya koyıverir. Pat diye yere düşünce Hoca hemen koşar, hırsızı yakalar, karısına bağırmaya başlar:

- Karı, mumu getir, hırsızı yakaladım.

Hırsız perişan bir hâlde bırak efendi, bırak der, sende o dua, bende de bu akıl varken kolay kolay kaçamam ben.


Hoca, abdest alırken su yetmemiş, o da sol ayağını yıkamamış. Namaza dururken sol ayağını kaldırmış, sağ ayağının üstünde durmuş. Cemaat, ne yapıyorsun Hoca, bu ne biçim namaz? deyince, ne yapayım demiş, sol ayağımın abdesti yok.


3. Bir gün Hoca'ya: Hoca'm! derler, senin talihin hangi burç? Hoca, teke der. Bu sözü duyanlar, şaşırıp efendi derler, teke adlı ne bir yıldız var, ne bir burç. Var der Hoca, ben doğunca anam talihime baktırmış, müneccimler (yıldız bilginleri), cediy demişler. İyi amma derler, cediy oğlak demektir, teke değil. Hoca, a bilgisizler der, kaç yaşındayım ben? O vakitten beri cediy büyüyüp teke olmaz mı?


Hoca bir gün, bir yere giderken bir çobana rastlar. Çoban, Hoca'ya selâm verip bir müşkülüm var der, okumuşa benzer­sin, kime sorduysam bilemedi; bakalım, sen bilecek misin?

Hoca, sor der. Çoban, yeni Ay incecik, sonra büyür, tekerlek olur, on beşinden sonra gene küçülür, sonra kaybolur. O eski Ay'ı ne yaparlar? der. Hoca, bu kadarcık şeyi bilemedin mi der, eski Ay'ı çekerler, uzatırlar, şimşek yaparlar.


Hoca'ya sormuşlar:

- Cenaze götürürken tabutun önünde mi yürümeli, ardında mı, sağında mı gitmek daha sevap, solunda mı? Hoca cevap vermiş:

-İçinde gitmeyin de, neresinden giderseniz gidin.


Hoca'nın, hükümete bir işi düşer, Bursa'ya gelir. Uğraşır, çabalar, işi bir sonuca varmaz. Birisi der ki: Kırk gün, sabah namazını Ulu Cami'de, mihrabın sağ yanında kılar, kırk birinci günü dua edersen işin olur.

Hoca, adamın dediğini yapar, fakat gene dileğine eremez. Bir de şunu sınayayım der. Ulu Camii'nin yanındaki bir küçük mescide gider. Sabah namazını kılıp dua eder. Olacak bu ya, işi o gün oluverir. Hoca hemen Ulu Camii'ne gidip kapısından bağırır:

- Yazıklar olsun sana, oğlun kadar olamadın!

Fıkraların Tahlili:

  • Metin ve Zihniyet
  • Metin ve Yapı
  • Anadüşünce
  • Dil ve Anlatım
  • Metin ve Gelenek
  • Metin ve Anlam
  • Anlama ve Yorumlama
  • Metin ve Yazar

Nasrettin Hoca fıkralarının özellikleri için tıklayınız...

Dosya Sahibi: Administrator
İndirilme: 671
Beğenilme: Average vote 0 stars (0 Oylar)
Sizin Oyunuz:

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

busy
 

Tanıtım

8-sinif-teog

Kayıt - Giriş



Bunlari Biliyor musunuz?

Dünya edebiyatında ilk fabl örneği Hint edebiyatından Arapçaya "Kelile ve Dimne" adıyla çevrilen "Pança Tantra" adlı eserdir.
Cuma, 10/31/2014 18:14
Telif Hakkı © 2014 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.