Edebi Metnin Tanımı ve Özellikleri

Bir sanatçı herhangi bir edebî türde eser verdiğinde ortaya çı­kan metne "edebî metin" denir. Edebî metin denince, edebi­yat eseri özelliği taşıyan tüm yazılar akla gelir. Bir yazar, hikâye yazdığında ortaya çıkan metin edebî metindir.

Bir metnin, edebî değer taşıması için bünyesinde bazı özellik­leri bulundurması gerekir. Edebî metin malzemesi dile dayanan bir güzel sanat yapıtıdır. Kendine özgü bir dil anlayışı vardır. Herkesin kullandığı günlük dile yeni anlamlar ve değerler yükleyerek ona bir üst dil özelliği kazandırır. Bireysel değerler, mecazlı ifa­deler, yan anlamlar, yeni çağrışım ve duygu değerleriyle süsle­nen dil bambaşka bir yapıya kavuşur. Edebî metinlerin amacı öğretmek değildir. Bu nedenle edebî metinlerde dile bireysel anlamlar yüklenir. Edebî eserin dili, her okunduğunda yeniden anlamlandırılacak çağrışımlara sahiptir. Edebî metinlerde dil, estetik ve şiirsel bir işlev kazanır. Duygu, düşünce ve hayallerin insanda heyecan ve hayranlık uyandıracak şekilde anlatılması­dır edebî eser.

Edebî eser, sanat kaygısıyla yazılan kurmaca eserlerdir. "Kur­maca", gerçek olmayan demektir. "Roman kahramanları veya bir filmdeki oyuncular roman veya film bittikten sonra nereye gi­derler, ölenler, yaralananlar ne olur?" sorularının cevabı edebî metnin kurmaca özelliği ile ilgilidir. Kurmacanın da kendi içinde dereceleri vardır.

Edebî metinler sanat amacıyla üretilir. Sanat öğretmez, sezdi­rir, hissettirir, çağrıştırır. Kendine özgü bir düşündürme ve hatır­latma biçimi vardır. Sanatçı, gerçekleri kendi düş gücüyle har­manlayarak yeniden kurgular.

Edebiyat ürünü, sağlam düşünceli, güzel anlatımlı, özlü ve öz­gün olmalıdır. Zamanın süzgecinden geçebilmen, insanları etki­lemeli, toplumca anlaşılmalı ve beğenilmelidir. Yazıldığı döne­min dil özelliklerini taşımalı, insanın duygu, düşünce ve hayalle­rini beslemelidir. Özenle kullanılmış, işlenmiş bir dil ve anlatım­la oluşturulmalıdır ve her okunduğunda yeni anlamlar kazan­malıdır. Her sanatçı kendine özgü bir dil oluşturabilmelidir. Bu bağlamda her edebî metinde sözcüklere yeni anlamlar yüklene­rek o metne özgü bir dil oluşturulabilir.

Edebî metinler daha önce ortaya konmuş metinlerden hareket­le oluşturulur. Bir kısmının modeli geçmişte vardır, bir kısmı ise geçmişte denenmiş modellerin yeni şartlara uyarlanmasıyla or­taya çıkar.

Her edebî metin, yazıldığı dönemdeki insan başarı ve ilişkileri­ni ele alır. Bu ilişkileri yorumlar ve dönüştürür. Her dönemin kendine göre özellikleri vardır. Edebî metinler bu farklılığı tema (yapı) kurgu ve anlatım düzeyinde izler. Bu nedenle edebî me­tinler yazıldıkları dönemi yansıtır. Edebî metinlerde dış dünya ve insana özgü her türlü gerçeklikle duygu ve düşünce öğele­ri birleşerek, ayrılmaz bir bütün oluşturur.

İnsanın Kendini İfade Etme Biçimleri

İnsanoğlu var olduğundan beri kendini ifade etmek için üç bi­çim kullanmıştır. Bunlardan ilki, kişinin yaşadığı her türlü ruh hâlini coşku ve heyecanla dile getirmesidir. Bu ifade biçimi, şiirin temelidir. Bu anlatım biçiminde doğal insan ilişkilerinin ve "ben"in, coşku ve heyecanla dile getirilmesi söz konusudur.

İnsanın diğer ifade biçimi anlatmadır. İnsan, anlatan bir varlık­tır. Yaşadıklarını, düşündüklerini, hissettiklerini, hayal ettiklerini anlatma ihtiyacı duyar. İşte bu anlatma isteği sanatçının malze­mesidir. Heykeltıraş nasıl mermerden heykelini çıkarırsa, insan­lar da bu anlatılanlardan edebî metinler çıkarırlar. Öyküler, ro­manlar, masallar bu biçimin örnekleridir.

Kişinin kendini dile getirmede kullandığı ifade biçimlerinden bi­ri de göstermedir. Meydanda, sahnede canlandırmadır. Tiyat­roda, dansta, balede olduğu gibi, anlatılmak istenenler sergile­nerek gösterilir. Bütün edebî metinler bu üç anlatım biçiminden yararlanır. Her edebî metne bu üç anlatım biçiminden biri hâkimdir.

Edebî metnin kurgusunda o güne kadar ortaya konmuş ve tar­tışılmış tüm insan başarılarından ve tasarılarından yararlanılır. Bunun için de edebî metinler doğa ve kültür birikimlerinin ko­nularını, prensiplerini ve verilerini kullanır. Bunları dönüştürür, yorumlar.

 

Anlatmaya ve Göstermeye Dayalı Metinler

Edebî eserlerde ses ve anlam kaynaşmasından oluşan birimler kullanılır. Metnin türüne göre bu birimlerin görünüşü değişir. An­latmaya ve göstermeye dayalı metinlerde cümle, paragraf gibi birimler olay eksenlidir. Bu birimlerden her birinin kendi "tema"sı vardır. Her birimin kendi içinde bir teması vardır. Bu bi­rimler, bütünde sözü edilen olay ekseninde oluşur. Olay örgüsü adı verilen bütünü meydana getiren öğelerden biridir. Bu birim­ler bir bütün hâlinde edebî metin denen sistemi oluşturur. Orta­ya çıkan edebî metnin de bir "tema"sı vardır. Yani anlatmaya ve göstermeye dayalı edebî metinler, birbiriyle bağlantılı olay ve te­ma örgüsünden oluşur.

Bir olayın ortaya çıkması için insan veya insan yerine geçen kavram varlık veya eşyanın, bir bağla sağlanan birlikteliğine ih­tiyacı vardır. Birlikte bulunan bu iki öğenin çatışması gerekir. Olay örgüsü de aynı düzlemde gerçekleşir. Anlatmaya ve gös­termeye dayalı edebî metinlerde olay örgüsü yaşanmaz; dü­zenlenir, kurgulanır. Bu metinlerde amaç zaten gerçeği anlat­mak, aktarmak değildir. Bu metinlerde yaşanmış gerçeklerle yaşanabilecek gerçekler harmanlanarak verilir. Gerçekler kur­gulanarak aktarılır. Dolayısıyla içine, sanatçının yaratıcılığına bağlı hayali unsurlar da girer. Amaç okuyucuda estetik bir ya­şantı uyandırmak, sanat yapmaktır.

 

Coşku ve Heyecana Bağlı Metinler

Coşku ve heyecana bağlı edebî metinlerde birimler ses ve an­lam kaynaşmasından oluşur. Bu birimler mısra (dize), beyit, kıt'a (dörtlük), bent, şiir cümlesi ve benzeri adlar alır. Bu birim­ler bir tema etrafında birleşerek bir bütünü meydana getirir.

Şiirler bu metinlerin en çarpıcı örnekleridir.

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

busy
 

Tanıtım

8-sinif-teog

Kayıt - Giriş



Bunlari Biliyor musunuz?

Ramazanın gelişini kutlamak için yazılan kasidelere "ramazaniyye" denir.
Çarşamba, 10/22/2014 23:37
Telif Hakkı © 2014 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.