Tiyatro ve Türk Edebiyatında Tiyatro

Yaşanmış veya yaşanması mümkün olayların veya insan yaşamının çeşitli yönlerinin sahnede canlandırılarak oynanmasına yönelik yazılara “tiyatro” denir.

Tiyatro, dinsel törenlerden doğmuştur. Daha sonra dinden bağımsızlaşarak bir sanat haline gelmiştir.

Tiyatronun ortaya çıkışında, insanın doğa olaylarını kendi bedensel hareketleriyle simgesel olarak canlandırma çabaları yatar.

Yazı Türleri (6. Sınıf)

Öykü (Hikâye)

Yaşanmış veya yaşanabilecek olayları kısa, fakat ilgi çekici bir şekilde anlatan yazılara öykü denir. Öyküde ele alınan olayın fazla derinliğine inilmez. Öykü kahramanları sınırlı sayıdadır ve onların kişilikleri üzerinde derinlemesine durulmaz.
 

Roman

Hayattan alınan veya hayalde kurulan, bir başka ifadeyle olmuş veya olması mümkün olan olayları, gerçeğe yakın ve ayrıntılı bir biçimde anlatan yazı türüdür.

Romanın başlıca özelliği uzun olması, kişilerin sayıca çok olması ve bu kişilerin hayatlarının ayrıntılı bir şekilde anlatılmasıdır.

Roman, hikâyeye göre daha uzundur, kişi sayısı da daha fazladır.

Masal

Genellikle halkın, hayal dünyasında oluşturduğu ağızdan ağıza, kuşaktan kuşağa sürüp gelen, doğa dışı varlıklara yer verip çoğunlukla insanların belli olmayan bir yerde ve zamanda başından geçen, olağan dışı olayları aktaran bir anlatı türüdür.

Masal, sözlü edebiyat ürünüdür ve kimin tarafından üretildiği belli değildir. Masallarda tekerlemeler bulunur. Masalların sonunda iyiler ödüllendirilir, kötüler cezalandırılır.

Deneme

Bir yazarın, herhangi bir konu üzerinde özel görüş ve düşüncelerini iddiasız, kesin sonuçlara varmaksızın, yazdığı yazılardır.

Denemede yazar, düşüncelerini kendi kendisiyle konuşuyormuş gibi dile getirir.

Deneme yazarı, konu ile ilgili duygu ve düşüncelerini araştırır; eleştirisini, teklifsiz samimî bir dille yapar.

 

Makale

Sanat, bilim, eğitim, politika, ekonomi gibi konularda bir düşünceyi açıklamak, savunmak, kanıtlamak, bilgi vermek amacıyla yazılan gazete ve dergi yazılarıdır.

Makaleler, çeşitli konular hakkında bilgi vermek ve düşünceleri açıklayıp kanıtlamak için yazılır.

 

Mektup

Birbirlerine uzak olan insanların, haberleşmek, bir şey sormak veya istemek amacıyla yazdıkları yazılardır.

Mektubun; aile mektupları, arkadaş ve dost mektupları, iş mektupları, edebî mektuplar ve resmî mektuplar gibi türleri vardır.

Fabl

İnsan dışındaki varlıklara, insana ait özellikler verilerek onların konuşturulduğu, genellikle manzum biçimde oluşan, sonucunda ahlâkî bir ders çıkarılan hikâyelerdir.

Fıkra

Günlük olayları, yurt sorunlarını ya da herhangi bir konuyu belli bir görüşle ele alan kısa yazılara fıkra denir. '

Fıkrada, konu sınırlaması yoktur. Konu herkesin anlayacağı bir dille yazılır. Yazar anlattıklarını kanıtlamak zorunda değildir.

 

Anı (Hatıra)

İnsanların, başlarından geçen veya görüp tanık oldukları olayları edebî bir dille anlattıkları yazılara anı denir.

Yazar olayları kendine göre anlatır. Anı yazıları, olayların üzerinden bir süre geçtikten sonra yazılır.

 

Söyleşi (Sohbet)

Karşılıklı konuşma havası içinde yazılan yazı türüne söyleşi denir. Genellikle günlük olaylar konu olarak ele alınır. Konuşma diliyle ve samimî bir hava içinde yazılır.

 

Gezi Yazıları (Seyahatname)

Yurt içinde veya dışında gezilip görülen yerlerin insanlarının ve çevre özelliklerinin canlı bir şekilde anlatıldığı yazı türüne gezi yazısı denir. Gezi yazılarında okuyucu bilgilendirilir.

 

Tiyatro

Olayları, oluş halinde sahnede göstermek üzere yazılmış eserlere tiyatro denir.

Tiyatro edebî türler içerisinde en canlı ve yaşama en yakın olanıdır. Tiyatro, seyirciyi hem görsel hem işitsel yönlerden etkilediğinden önemli bir türdür.

Tiyatro Türleri

Trajedi (Tragedya): Soyluların ya da önemli kişilerin başlarına gelen yıkımları, kötü kaderlerini konu alan oyunlardır.

Dram: Hem acıklı hem de gülünç olayları ele alıp işleyen tiyatro türüdür.

Komedi (Komedya): insan yaşamının gülünç yanlarını alaylı bir dille sergileyen, güldürücü ve neşeli oyunlardır.

 

Biyografi (Yaşam öyküsü)

Tanınmış kişilerin hayatlarını, yaptıklarını anlatan yazı türüne biyografi denir.

 

Otobiyografi (Öz yaşam öyküsü)

Ünlü kişilerin kendi hayatlarını anlattıkları yazı türüne otobiyografi denir.

 

Dilekçe

Bir dileği ve isteği, resmî veya özel kurumlara bildirmek için yazılan yazılardır.

Tiyatro ve Tiyatro Çeşitleri

Göstermeye bağlı edebi metinler denince "tiyatro" akla gelir. Çünkü tiyatro, bir oyunu sahnelemeye, onu seyircilere göster­meye dayalıdır. Tiyatro alanında ortaya konan edebî ürünler de doğal olarak göstermeye dayalıdır.

Bir sahnede seyirciler önünde canlandırılmak üzere yazılan eserlere tiyatro denir. Bir öyküyü, sahne olarak ayrılmış bir yer­de, oyuncuların söz ve hareketleriyle canlandırma sanatıdır ti­yatro. Ayrıca oyunların sahnelendiği binalara da tiyatro adı ve­rilir. Tiyatro sözcüğü Yunancada "seyirlik yeri" anlamına gelen theatrondan türemiştir. Dilimize ise İtalyanca'daki teatro söz­cüğünden geçmiştir. Tiyatro da başka sanatlar gibi dinsel tö­renlerden doğmuş, sonra dinden bağımsızlaşarak sanatlaşmıştır. Bu sanat dalına Batı edebiyatında "tiyatro"nun yanı sıra drama veya dramatik edebiyat da denmektedir.

Tiyatro, uzun yıllar edebiyatın bir kolu olarak kabul edilmiştir. Zamanla edebiyattan ayrılmış ve edebiyatın ayrı bir kolu olarak varlığını sürdürmüştür. Tiyatro, kullandığı araçlar ve iletişim bi­çimi açısından edebiyattan ayrılır. Bir tiyatro edebiyatından söz edilebilir ama, edebiyatın tiyatrosundan söz etmek biraz zor­dur. Tiyatro, edebî türler içinde en canlı; güzel sanatların diğer kollarından hayata en yakın olanıdır. Tiyatro, hayattan besle­nen bir sanat dalıdır.

Bir tiyatro eserinde, oyuncuların konuş­maları ile sahnenin nasıl düzenlenece­ği, oyuncuların na­sıl hareket edecekleri, oyunun bölümleri vb. konularda gerekli bilgiler veri­lir. Konuşmaların dı­şında kalan kısımlar metinde   parantez içinde ve italik harflerle yazılır. Bunlara sahne direktifleri denir. Her oyuncu, eserde verilen konuşma metninin kendisini ilgilen­diren kısımlarını önceden ezberler. Oyunu canlandırırken met­ne bağlı kalır. Verilen sahne direktiflerini de azamî ölçüde uygu­lar. Oyunun başarısında, oyuncuların rollerini layıkıyla ve doğal olarak yapmaları çok etkilidir.

Klâsik tiyatro eserlerinde tek bir olayın işlenmesi, yirmi dört sa­at içinde ve tek bir mekânda geçmesi esası vardı. Buna üç bir­lik kuralı (yer-olay-zaman) denirdi. Bu kural, oyunun sahneye kolay uygulanabilmesi için konmuştur. Ancak modern tiyatro­da bu kurala uyulmaz. Gelişen teknoloji, tiyatro sanatına yeni imkânlar kazandırmıştır. Şimdi artık ışık ve ses oyunları, kostüm ve makyaj değişiklikleri ile aynı oyunda farklı sahnelerin ve olayların canlandırabilmesi mümkün olmaktadır. Yine de tiyat­ro yazarının, eserini yazarken oyunun saneye uygulanabilirli­ğini dikkate alması gerekir.

Tiyatro "trajedi, komedi ve dram" olmak üzere üç ana bölüm­de incelenir.

Trajedi (Tragedya): Yunanca "tragoidia"dan gelen bir sözcük­tür. Trajedi, tragos (keçi) ve oidie (türkü) sözcüklerinin birleş­mesiyle "keçilerin türküsü" anlamında kullanılır. Günümüzdeki anlamıyla yaşamın acıklı ve hüzünlü yönlerini ortaya koyan manzum tiyatro eserleridir. Konusunu seçkin kimselerin haya­tından, tarihten ya da mitolojiden alır. Kahramanları tanrılar, tanrıçalar ve soylu kişilerdir. Kusursuz bir üslubu vardır. Kaba sözlere yer verilmez. Öldürme, yaralama gibi çirkin olaylar, se­yircinin gözü önünde canlandırılmaz, sahne arkasından seyir­ciye hissettirilir. Oyunda koroya yer verilir. Üç birlik kuralına (yer-zaman-olay birliği) uyulur.

İlk Yunan şairlerinden Asikhylos, Sophokles, Euripides en büyük trajedi şairlerindendir. Ayrıca Fransız sanatçılarından Corneille ve Racine de önemli trajedi şairlerindendir.

Komedi: Hayatın güldürücü yönlerini konu alan manzum tiyat­ro eserleridir. Komedide amaç seyirciyi yalnız güldürmek değil düşündürmektir. Konusunu yaşamdan, günlük olaylardan alır. Yaşamın her kesiminden insanlar, kahraman olarak seçilebilir. Her türlü espriye, şakaya yer verilir. Üç birlik kuralına uyulur. Birbirini izleyen diyalog ve koro bölümlerinden oluşur.

Yunan şairlerinden Aristophanes, önemli komedi şairlerinden­dir. Fransız edebiyatında Moliere de komedi şairlerindendir.

Dram: Hayatın hem acıklı hem gülünç yönlerini dile getiren manzum tiyatro eserleridir. Hayatı olduğu gibi, yansıtır. Dram­lar, konusunu günlük yaşamdan ve tarihten alır. Dramda üç bir­lik kuralına uyma zorunluluğu yoktur. Olaylar, çirkin de olsa sahnede gösterildiği gibi kişiler hangi sınıf ve halktan olursa ol­sun dramda kendine yer bulur. Dramda; konu, kişiler, olaylar, dil ve anlatım, perde sayıları bakımından belli kurallara bağlı değildir. Çoğunlukla gerçeğe uygunluğa önem verilir.

Shakespeare, trajedi, dram ve Komedi türünde başarılı örnek­ler vermiştir.

Müzikli Tiyatro:

Tiyatronun, "trajedi, komedi, dram" dışında türleri de vardır. Son yüzyıllarda mizahi ve acıklı öğeleri içine alan birçok tiyatro türü or­taya çıkmıştır. Bunlar müzikli tiyatro olarak da anılmaktadır.

Opera: Baştan sona orkestra eşliğinde, müzikle oynanan tiyat­ro eserlerine denir. Operada bütün sözler, hareketler ve jestler musikiyle bestelenir ve orkestra şefinin idaresine verilir. Opera­da ağır bir hüzün havası vardır. Olaylar acıklı ve hisli bir şekil­de, gösterişli dekor ve kıyafetler içinde sunulur.

Operet: Sözlerinin bir kısmı müzikli bir kısmı müziksiz olan ti­yatro eserleridir. Halka hitap etmek için yazılır. Operetlerde renk, ışık, kıyafetler ve dans en göze çarpıcı şekilde kullanılır.

Revü: Operetin daha hafif; fakat hiciv, alay, tenkit dolu çeşidi­dir.

Skeç: Beş altı dakikaya sığdırılan tablolar halinde kısa, müzik­li oyunlardır. Bir çeşidi de radyo skeçleridir.

Fars: Basit olay ve yergilerle dolu halk komedisidir.

Vodvil: Hareketli ve eğlenceli bir konuya dayanan alaycı, taşlamalı komedidir.

Komedi Santimental: Güldürürken düşündüren, insanı duy­gulandıran içli komedidir.

Melodram: Seyirciyi heyecanlandıran, hareketli ve duygusal, müzikli bir oyun türüdür.

Feeri: Masal öğelerinden yararlanılarak yazılmış tiyatro eseri­dir.

Piyes: Gerçeklere uygun, ciddi konulu dramdır.

Bale: Konusunu müziğe bağlı hareketlerle gösteren, konuş­manın yer almadığı tiyatro türüdür.

Pandomim: Düşünce ve duygulan müzik veya türlü eşyalar eş­liğinde bazen dansla, bazen de gövde ve yüz hareketleriyle yansıtmayı amaçlayan, sözsüz oyundur.

Tanıtım

8-sinif-teog

Kayıt - Giriş



Bunlari Biliyor musunuz?

Sahnelenen ilk tiyatro eseri Namık Kemal'in "Vatan yahut Silistre" adlı eseridir.
Perşembe, 10/23/2014 13:41
Telif Hakkı © 2014 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.