Sezai Karakoç

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Maliye bölümünden mezun oldu. İstanbul'da Diriliş Yayınları ve Diriliş Dergisi'ni kurdu.

2006 yılında kültür bakanlığı özel ödülü ile ödüllendirildi.

Edebi Kişiliği - Sanat Anlayışı:

Şiirlerinde önceleri II. Dünya Savaşı sonunda Avru­pa'da görülen şiir akımlarının izleri görülür.

İkinci Yeni şairleri ile aynı dönemde ve aynı yayım or­ganlarında şiir yayımlamaya başlamış olması ile bu akımın şairlerinden sayılmıştır.

Oysa şiirsel duyarlığa verdiği önem dolayısıyla daha o zaman bu şairlerden ayrı bir yol izlemektedir.

Bu dönem şiirlerinde anne, sevgi, çocuk, ölüm vb. kavram ve belirgin bazı hayaller çerçevesinde toplanır.

İkinci Yeni şiir anlayışını geleneğe, İslam düşüncesine bağlayan şairdir.

Türk şiirini metafizik bir esasa oturtan şair Sezai Karakoç'tur. Sezai Karakoç, bunu modern şiirin diliyle yap­mıştır.

O, Batı edebiyatını da iyi incelemiş bir şairdir.

Modern sanattaki soyutlamanın İslam anlayışına uy­gun olduğu düşüncesindedir ve şiirlerini bu yönde ge­liştirmiştir.

Karakoç, geleneksel şiire de yaklaşır, ancak dili farklı­dır. O, modern şiirin diliyle şiirlerini yazmıştır.

Ona göre şair, şiiri soyutlamada bırakırsa eksik bırak­mış olur, tamamlaması için şairin tekrar somutlaştırma­sı yani soyutlaştırdığı şeyi tekrar bir bağlama oturtma­sı gerekir.

Başlangıçta biçime daha fazla önem verirken iyice ya­kın göründüğü İkinci Yeni'den gittikçe uzaklaşmış, dü­şünceyi öne almış, düz anlatıma yönelmiştir.

Ona göre şairde kendi olabilmesinin biricik yolu, de­ğişmek, başkalaşmaktır.

Evren şaire bir fildişi kule olmalı; şafakta kaybettiği gü­vercinleri, şair, bir ikindide bulabilmeli.

Eser, şairini sevinçle titretmeli. Şair, eserini sevmeli. "Beni andırıyor, ah, beni o." demeli.

1960 yılından sonra Sezai Karakoç'un şiiri, asıl oluşum yolunu bulmuştur.

"Köpük" şiiri ile başlayan bu oluşumun özelliği, geç­mişteki kültürümüzün ürünlerini çağdaş şiir biçimi ve anlayışı içinde yeniden yorumlama olarak tanımlana­bilir.

Eserleri:

  • Şiir: Körfez, Şahdamar, Sesler, Hızırla Kırk Saat, Taha'nın Kitabı, Kıyamet Aşısı, Gül Muştusu, Zamana Adanmış Sözler, Leyla ile Mecnun, Ateş Dansı, Alın Yazısı Saati
  • Çeviri Şiir: Batı Şiirlerinden, İslam'ın Şiir Anıtlarından
  • Mensur Şiir: Mağara ve Işık
  • Deneme: Edebiyat Yazıları
  • İnceleme: Yunus Emre, Mehmed Akif, Mevlâna
  • Piyes: Piyesler, Armağan
  • Hikâye: Meydan Ortaya Çıktığında, Portreler
  • Röportaj: Tarihin Yol Ağzında

Kayıt - Giriş



Bunlari Biliyor musunuz?

Siyasi görevle gönderilen elçilerin gittikleri yerlerle ilgili yazdıkları eserlere "sefaretname" denir. İlk örneği Kara Mehmet Çelebi'nin Viyana Sefaretnamesi(l655) En tanınmışı 28 Çelebi Mehmet'in Paris Sefaretnamesi'dir.
Çarşamba, 07/30/2014 09:01
Telif Hakkı © 2014 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.