Sait Faik Abasıyanık

Adapazarı'nda dünyaya geldi. Bir sü­re Edebiyat Fakültesi'nde okudu. Ba­basının isteği üzerine ekonomi tahsi­li için İsviçre'ye ve Fransa'ya gitti. Fransa'dan döndükten sonra kısa bir süre Türkçe öğretmenliği yaptı. Hikâye yazarlığına başladı.

Edebi Kişiliği - Sanat Anlayışı:

Düşüncelerini ve hayallerini içtenlikle anlatır. Öyküle­rinde yakından tanıdığı, gözlemlediği kişileri okuyucu­larına tanıtır. Kişileri, yaşadıkları çevreye ve karakterle­rine uygun olarak ele alır ve anlatır. Deniz, doğa, yaşlı bir adam, bir boyacı çocuk, balıkçı kahvesi... Onun öy­külerinde sık sık rastlanan unsurlardır. Öykülerini yapmacıklıktan ve sanat kaygısından uzak bir dille yaz­mıştır.

Öykü sayısının çokluğu, konu çeşitliliği, öykü yazma yönteminde yaptığı değişiklikle dikkat çekmiştir. Sayı­sı yüz elliyi aşan öykülerinin, konusu çoğunlukla kısa bir süre içinde gördüğü, kişiler, olaylar olduğundan, öykülerinde alışılagelen giriş-gelişme-sonuç bölümleri bulunmaz. Bu özellikleriyle bir durum öyküsü niteliği taşıyan öyküleriyle klasik yöntemden ayrılmıştır.

Edebiyatımızda Çehov tarzı öykünün temsilcilerindendir. Öykülerinde ele aldığı konulan, insan ve toplum, insan ve doğa, psikolojik konular olarak üç grupta top­layabiliriz.

İnsan ve toplumu konu aldığı öykülerinde, genel ola­rak, toplumun herhangi bir olaya ya da insana karşı gösterdiği tepki, sınıf ayrılıklarının ortaya çıkardığı sa­kıncalar, işveren-işçi ilişkileri, toplumun düşkünlere kar­şı ilgisizliği, zenginlik-yoksulluk gibi, içinde yaşadığı toplumun sorunlarını dile getirmiştir. En çok üzerinde durduğu konu ekonomik dengesizliktir, insan ve doğa­yı konu edindiği öykülerinde insanın doğayla mücade­lesi ve doğaya verdiği zarar üzerinde durmuştur.

Psikolojik konulu öykülerinde de dostluk, insan sevgi­si başta olmak üzere aşk, özlem, yalnızlık gibi, değişik konuları işlemiştir. Hayaller üzerine kurulan kimi öykü­leri de bir ölçüde gerçeğe dayalıdır. Çünkü onu hayal kurmaya yönelten genellikle gündelik yaşayışında rastladığı insanlardır.

Yazmanın kendisi için bir ihtiyaç olduğuna inanmıştır. Gözlemci ve gerçekçi bir yazardır. Toplumu konu alan öykülerinde toplumdaki bazı problemleri işler.

Sait Faik'in dikkati çeken bir başka yönü de, öyküsün­deki kişilerle, kendisindeki insan sevgisini okuyucula­rına da aktarmasıdır. Sanat kaygısından uzak bir dille yazması ise öykülerini okuyucuya sevdiren önemli öğelerden biridir. Cumhuriyet Dönemi öykü yazarları arasında, kendi çizgisinde gelişen bir yazar olarak ta­nınmıştır.

Eserleri:

  • Öykü: Semaver, Sarnıç, Şahmerdan, Lüzumsuz Adam, Mahalle Kahvesi, Havada Bulut, Kumpanya, Kayıp Aranıyor, Havuzbaşı, Son Kuşlar, Alemdağ'da Var Bir Yılan, Az Şekerli, Şimdi Sevişme Vakti, Tünel­deki Çocuk
  • Roman: Medar-ı Maişet Motoru, Kayıp Aranıyor
  • Röportaj: Mahkeme Kapısı (Adliye röportajları)

Kayıp Aranıyor

Nevin herkesin derdini dinleyen, herkesle sohbet eden ve onları anlamaya çalışan bir insandır. Babası eski kon­solostur. Hayatı biraz bolluk ve rahatlık içinde geçmiştir. Kocası Özdemir onu pek sevmemiştir. Ona lüzumlu bir eşya muamelesi göstermiştir. Nevin de kocası Özdemir'den bu derece bir muamele gördüğü için balıkçı Cemalle dolaş­maya başlar. Bir defasında Cemal'le görüştüğünde boşanma meselesini konuşur. Artık Nevinin sıkıntıları bir ara öyle bir dereceye gelir ki midesindeki ağrıdan duramaz olur. Artık Nevin bu durumdan iyice bunalmıştır. Sinirleri bozulmuştur. Böyle bir yaşayışın zevksizliğini hiç sevmemiştir. Başka yer­lerde başka hayatlara yelken açacaktır. Babasına bir mektup yazar ve istasyondan bir trene atlayarak huzura doğru yolculuğa çıkar.

Kayıt - Giriş



Bunlari Biliyor musunuz?

İlk fıkra yazarı “Ahmet Rasim”dir.
Perşembe, 08/21/2014 16:02
Telif Hakkı © 2014 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.