Biraz Daha Hakikat (Eleştiri Örneği)

"Dekadanlar" makalesini yazan zat: "Bizde birtakım genç edipler var, bunlar lisanı berbat ediyorlar, yazdıklarından bir şey anlaşılmıyor, bunlara 'Dekadan' denir, Çünkü Fransa'da böyle bir meslek-i edebî (edebî akım) mürevviçleri (yürütücü­leri) vardır ki yazdıkları anlaşılmaz ve onlara 'Dekadan' derler; işte bizde yeni peyda olan (çıkan) bu edipler de 'Deka­dan'dır, meslekleri 'Dekadanlık'tır." diyordu. Yani bizde "De­kadanlık" mesleğinin mevcudiyeti (varlığı) bir isnat suretiyle (suçlama şeklinde) meydana çıkmış oluyordu.

 

Ahmet Mithat Efendi Hazret­lerinin "Dekadanlar isnadı­na (suçlamasına) mukabe­lede bulunan (karşılık ve­ren) oldu mu? Dekadanlık iyidir, Mithat Efendi şu nok­talarda yanılmıştır" gibi ce­vaplar veren bulundu mu?  

 

Hayır. Bilâkis, hiç kimse "Dekadanlık" üzerine almadı, red­detti. Bu ispat ediyor ki, vehmolunan (sanılan) "Dekadanlık" bizde yoktu.

 

Artık şu bî-mânâ (anlamsız) "Dekadan" sözünü bırakalım da daha muvafık (uygun) bir tabir ile (terimle) "Servet-i Fünûn Edebiyatı"ndan bahsedelim. Çünkü bu yanlış "Dekadan" sö­züyle "Servet-i Fünûn"a yazı yazanlar ve yazdıkları şeyler kasdolunuyordu.

"Dekadan", Fransa'da, Sembolizm'in yayıldığı sırada, onları kötülemek, eleştirmek, onlarla alay etmek için söylenmiş "geri­ci" anlamına gelen bir sözdü.

Hüseyin Cahit Yalçın

Bunlari Biliyor musunuz?

Bir olay, bir kişiyle ilgili düşünçeleri sanki rüyada görmüş gibi anlatarak yazılmış eserlere "hâbname" denir. Hâbnameler nesir ya da nazım olabilir. Ziya Paşa ile Namık Kemal'in "Rüya" adlı eserleri bu türe örnektir.
Pazar, 06/25/2017 22:28
Telif Hakkı © 2017 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.