Yapı Bakımından Cümleler

Türkçede cümleler yapılarına göre türlere ayrılırken, cüm­ledeki yüklem ve eylem sayısına bakılır.

"Ulaştığınız yerin ötesinde bir yerlere yönelmedikçe asla büyüyemezsiniz. Bu cümlenin yüklemi "büyüyemezsiniz" sözcüğüdür. Bu sözcük hem yüklemdir; hem bir iş, eylem bildirmektedir.

Bu cümlede geçen "ulaştığınız, yönelmedikçe" sözcük­leri de eylem, iş, oluş bildirir; ancak bu sözcükler çekimli fiil olmadığı için yüklem değildir. Eylem bildiren sözcük, "çekimli fiil" olduğunda yüklem olur.

Yüklem görevindeki sözcük, her zaman bir yargı bildirir; ama her zaman eylem, iş bildirmez.

"Değişiklikten başka hiçbir şey devamlı değildir." cümlesinde "devamlı değildir" sözü yüklemdir. Bu söz, isim soylu olduğu için yüklem olduğu halde eylem bildirmez.

Türkçede cümleler, yüklem ve eylem sayısı dikkate alındığında, yapı bakımından dört ana gruba ayrılır:

1.     Basit cümle

2.   Bileşik cümle

3.  Sıralı cümle

4.  Bağlı cümle

1. BASİT CÜMLE

Tek yargıyı, duyguyu, düşünceyi, işi, oluşu bildiren cüm­ledir.

"Beyaz örtüsüyle kurdum masayı."

"Sildim basımdaki günlük tasayı."

Bu iki dize de yapı bakımından birer basit (yalınç) cümledir.

Basit cümlede, tek yüklem vardır; yüklemden başka iş, oluş, eylem bildiren sözcük yoktur.

Aşağıdaki örnekler yüklemi fiil olan basit cümlelerdir:

"Sesin andırıyor gergin bir yayı."

"Onların kalbi de böyle vurmakta."

"Gözlerimi o saat sessiz kapayacağım."

"Bir garip dünyada ben yadırgadım yerimi."

"Bir daha görüyorum seni dünya gözüyle."

"Bir büyük boşlukta bozuldu büyü."

* Yüklemi isim olan cümleler de basit cümle olabilir. Bu cüm­lelerde yüklem ekfiil (ekeylem) almış isim ya da isim soylu sözcüktür. Cümlede yüklemin dışında bir yargı ya da eylem bildiren sözcük bulunmaz.

"Kitap ruhun ilacıdır."

"En önemli ürünümüz ilerlemektir."

"Alışkanlık anahtarı kaybolmuş bir kelepçedir."

"Ümit uyanık insanın rüyasıdır."

"Her disiplinli çabanın birden çok ürünü vardır."

"En büyük zaman hırsızı kararsızlıktır."

* Basit cümle -kesinlikle- kısa cümle olarak anlaşılmamalıdır.

"Bundan tam kırk yıl önce ihtiyar bir adam ve iki oğlu, memleketin en uç noktasındaki bu küçük kasabadaki yardımsever, çalışkan insanlarla tanıştılar."

"Kongre salonunun kapısındaki uzun boylu, üniformalı görevli elimizdeki belgeleri, kimliklerimizi, çantalarımızı uzun uzun kontrol etti."

Bu iki cümlede de tek yüklem, tek yargı vardır. Birinci cüm­lede "tanıştılar"dan, ikincide "kontrol etti"den başka eylem, istek, iş, oluş yok. Bu cümleler birer basit cümledir.

2. BİLEŞİK CÜMLE

Bir temel cümle ile ona bağlı bir ya da daha çok yan cüm­lecikle oluşturulan cümle çeşididir.

Temel cümle, yüklemi çekimli fiil ya da ekfiil almış isim soylu sözcük olan cümledir.

Yan cümlecik yüklemin anlamını çeşitli yönlerden tamam­lar. Yan cümlecik, içinde fiilimsinin bulunduğu söz grubudur.

Yan cümlecik durumundaki sözcük ya da söz öbeği bir iş, eylem bildirir; ancak çekimli fiil durumunda yüklemi yoktur. Yan cümlecik temel cümlenin anlamını yer, zaman, durum, koşul, kişi gibi çeşitli yönlerden tamamlar.

Başını acemi berbere teslim eden cebinden pamuğu eksik etmez.

Başa gelmeyince / bilinmez.

Araba devrilince / yol gösteren / çok olur.

Bileşik cümlede tek yan cümlecik olabileceği gibi -son örnekte olduğu gibi- birden çok yan cümlecik de olabilir.

* Bir bileşik cümlede kaç fiilimsi varsa, o kadar yan cümlecik vardır.

"Başkalarının güç bulduğu şeyi yapmak yetenek, yete­nekli insanların olanaksız gördüğü şeyi yapmak dehadır."

Bu cümlede dört yan cümlecik vardır.

* Dilek-şart (koşul) kipiyle çekimlenmiş fiiller de yan cümlecik oluşturur.

Sen kendini düşünmezsen, kimse seni düşünmez.

a. Girişik - Bileşik Cümle

Girişik-bileşik cümlede fiilimsi ya da fiilimsilerle oluşturul­muş yan cümlecik bulunur.

Fiilimsiyle oluşturulan yan cümlecik temel cümlenin öznesi, nesnesi, tümleci olur ya da bu öğelerden birini tamamlayan söz öbeği durumunda olur.

Deve, boynuz ararken kulaktan olmuş.

Allah'ın ondurmadığını peygamber sopa ile kovar.

* Yan cümlecikle ilgili sorular, sınavda "yan cümleciğin göre­vi" kalıbıyla sorulur.

"Yan cümleciğin görevi" sorulduğunda yapılacak ilk iş cümledeki fiilimsi ya da fiilimsileri bulmaktır. Fiilimsi bulun­duktan sonra, fiilimsinin içinde yer aldığı söz öbeğinin cümlenin hangi öğesi olduğu bulunur. Yan cümlecik, temel cümlenin öznesi, nesnesi ya da tümleci olabilir.

Yan cümleciğin görevlerini aşağıdaki örnek cümlelerde görelim:

Bana dokunmayan yılan / bin yaşasın. Yan cümlecik (Özne)

Bir elinin verdiğini / öbür elin görmesin. Yan cümlecik (Belirtili nesne)

Azıksız yola çıkanın iki gözü / el torbasında olur. Yan cümlecik (Özne)

Ağaca çıkan keçinin / dala bakan oğlağı olur. (Özne)

Cahile laf anlatmak / deveye hendek atlatmaktan güçtür. (Özne)  (Zarf tümleci)

Çağrılmayan yere. / çörekçi ile börekçi gider. Yan cümlecik (Dolaylı tümleç)

Çıkmadık candan / umut kesilmez. Yan cümlecik (Dolaylı tümleç)

Emek olmadan / yemek olmaz. Yan cümlecik (Zarf tümleci)

Göle su gelinceye kadar/kurbağanın gözü patlar. (Zarf tümleci)

Susmayı bilmediği için / başı dertten kurtulmuyor. (Edat tümleci)

b. İlgi Cümlesi

İlgi cümlesi "ki"li bileşik cümle olarak da bilinir.

İlgi cümlesi, Türkçe asıllı olmayan "ki" bağlacı ile oluşturu­lur.

"Ki" bağlacının bağlı olduğu bölüm, cümlenin herhangi bir öğesini açıklar ya da "ki" bağlacı özne, nesne gibi bir öğeyi temel cümleye bağlar:

Örnekler:

"Dediler ki ıssız kalan türbende / Vahşi güller açmış"

"Gördüm ki sualime cevaptan başka nesne vermezler."

"Ol mahiler ki derya içredir, deryayı bilmezler."

"Bir adam ki nasihat dinlemez, hiçbir vakit felah bulmaz."

"Aylar var ki ey Tanrı'm, görünmez oldu yüzüm / Dor atlı yaylıların süslü aynalarında"

* "Ki" bağlacı cümlenin değişik öğelerini temel cümleye bağlayabilir.


  • Muhakkak ki kazanmak ister. (Özne) (Kazanmak isteyeceği muhakkaktır.)
  • Akşama doğru anladım ki adamlar, işi bize bırakıp git­mişler. (Nesne)
  • Biraz dinlensin ki kendine gelsin. (Neden-Edat tümleci)
  • Gittim o son diyara ki serhaddidir yerin.


* "Ki" bağlacı dolaylı tümlecin açıklayıcısını temel cümleye bağlamıştır.


  • Yerin serhaddi olan o son diyara gittim. Dolaylı tümleç
  • 1940'lı yıllar ki tüm dünyanın sıkıntılı olduğu dönem bizim için de zor geçti. (Öznenin açıklayıcısı)
  • Bugün öyle halsizim ki kolumu kaldıracak halim yok. (Zarf tümlecinin açıklayıcısı)


* "Ki" bağlacının hangi öğeyi cümleye bağladığı ya da hangi öğeyi açıkladığı, cümle ki'den kurtarılarak anlaşılabilir:

* "Ki" bağlacının bulunduğu bölüm "-dığı, -diği; -eceği, -acağı; -en, -an" sıfatfiilleriyle kurulan yan cümleciklere benzer.

"Günlükte öyle yerler, öyle düşünceler var ki unutul­maları imkânsız."

Cümleyi ki'den kurtaralım:

Günlükte unutulmaları imkansız olan yerler, düşünce­ler var. (Ki bağlacı, öznenin açıklayıcısı olan bölümü cümleye bağ­lamıştır.)

"Bilelim ki milli benliğini bilmeyen milletler başka mil­letlere yem olurlar." Milli benliğini bilmeyen milletlerin başka milletlere yem olacağını bilelim. (Ki bağlacı, nesneyi cümleye bağla­mıştır.)

"Yüksel ki yerin bu yer değildir." Edat tümleci (Yerin bu yer olmadığı için yüksel.)

"Çaba göstermeli ki iyi sonuç alsın." Edat tümleci (iyi sonuç almak için çaba göstermeli.)

3. Şart (koşul) Cümlesi

Yan cümleciği dilek-şart (koşul) kipiyle çekimlenmiş fiille oluşturulan bileşik cümle çeşidine, şart (koşul) cümlesi denir.

  • Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın.
  • Eğer kuvvetim yetse benim / Rıhtıma koşarım yalınayak.
  • Pencereyi açsam bülbül seslerini duyacağımı sanıyorum.

* Dilek-şart (koşul) kipiyle çekimlenmiş fiiller temel cümlenin yüklemi olamaz. Böyle fiiller, koşul (şart) bildiren yan cüm­lecikler oluşturur.

* Koşul cümlelerinde koşul (şart) bildiren yan cümlecikler, genellikle temel cümleden önce gelir.

  • Bir gelen olursa kitaplarını gönderirim.
  • Ne zaman denize girsek dalga çıkıyordu.
  • Biraz acele edersen onlara yetişirsin.
  • Taşı sıksa suyunu çıkarır.
  • Ben de bir ah etsem karşıki dağlar kül olur.

* Devrik cümlelerde şart (koşul) bildiren yan cümlecik, temel cümleden sonra gelir.

  • Gerçeği anlarsınız biraz düşünürseniz.
  • Bu arsayı hiç düşünmeden alırdım, biraz param olsaydı.
  • Aranızda dayanışma olmalı, bu işi başarmak istiyorsanız.

İç İçe Bileşik Cümle:

Cümlenin içinde yan cümlecik olarak bir başka cümlenin yer aldığı böyle cümlelere "iç içe bileşik cümle" denir.

Aşağıdaki cümleler iç içe bileşik cümle örneğidir.

  • Çantamı nereye bırakmıştım hatırlamıyorum.
  • Bunları kim getirmişti bilmiyorum.
  • Tıp fakültesinde okuyacağım diyor.
  • Yarım saat önce geldim dedi.

Aşağıdaki atasözleri de birer "iç içe bileşik cümle" örneğidir.

  • Kimse ayranım ekşi demez.
  • Balık, çok konuşurum, ama ağzım su dolu, demiş.
  • Kiraz, "Dut yetişmese, beni yiyenin boynunu sapıma döndürürüm." demiş.

3. SIRALI CÜMLE

Bir anlatımın içinde anlamca birbirine bağlı birden çok cümle bulunabilir. Her bir cümle, aslında tek başına yargı içeren bir anlatımdır, iki cümle, aralarında anlamca bağ olduğu için tek cümle şekline getirilir.

  • Dışarıda kar yağıyor, hava soğuk olmalı.
  • "Dışarıda kar yağıyor." sözü tam bir cümledir.
  • "Hava soğuk olmalı." sözü de tam bir cümledir. İki cümle arasında anlamca bağ olduğu için bu iki cümle birbirine bağlanarak tek cümle biçimine getirilmiştir.
  • Dışarıda kar yağıyor, hava soğuk olmalı. cümlesi bir sıralı cümledir.
Bağımsız kuruluştaki birden çok cümleden oluşan cümle biçimine "sıralı cümle" denir.
  • Bir dostun üzüntüsüne herkes katlanır; başarılarına ise, ancak yüksek ruhlar sevinir.
  • Konuşmadan önce düşün, hareket etmeden önce ölç.
  • Aldığın her nefesi fırsat bil; ot değilsin, yeniden bitmezsin.

Yukarıdaki örnekler birer sıralı cümledir.

* Birbirine anlamca bağlı cümlelerden oluşan sıralı cümlede­ki cümleler, virgül (,) ya da noktalı virgülle (;) bağlanır.

* Sıralı cümlenin içinde en az iki yargı vardır. Bu yüzden sıralı cümlelerde en az iki yüklem vardır.

  • Kelimeleriniz düşüncelerinizin giydiği kıyafetlerdir, onları iyi giydirin.
  • Gençlikte günler kısa, yıllar uzun, yaşlılıkta da günler uzun, yıllar kısadır.

* Sıralı cümleler iki fiil cümlesinden oluşabileceği gibi, iki isim cümlesinden; bir fiil, bir isim cümlesinden oluşabilir.

  • Akılsızlar hırsızların en zararlısıdır; zamanınızı ve neşenizi çalarlar.
  • Dün, iptal edilmiş bir çektir; yarın emre hazır bir senettir; bugün ise peşin paradır.
  • Kötülük yapmamış kişi, iyilik yapamaz; hata yapmamış kişi, hiçbir şey yapamaz.
  • İnsanlar yanlış yapabilir, yalnız büyük insanlar yanlış­larını anlar.
  • Değişmezsek gelişemeyiz, gelişmiyorsak aslında yaşa­mıyoruz demektir.

Sıralı cümle kendi içerisinde "bağımlı sıralı cümle" ve "bağımsız sıralı cümle" olarak ikiye ayrılır.

a. Bağımlı Sıralı Cümle

Birbirine yalnız anlam yönünden değil, öğeleri bakımından da bağlı olan sıralı cümle çeşididir.

Sıralı cümleyi oluşturan cümleler ortak öğe kullanır. Farklı yüklemler ortak özneye, nesneye ya da tümlece bağlanır.

Yani özne, nesne ya da herhangi bir tümleç her iki cüm­lenin de öznesi, nesnesi, tümleci olur.

  • F Aydın, dün hep evdeymiş; hiç dışarı çıkmamış.

Yukarıdaki cümle birbirine noktalı virgülle bağlanmış iki cümleden oluşan bir sıralı cümledir.

Bu cümlenin öğelerine bakalım.

Kim evdeymiş? - Aydın

Kim çıkmamış? - Aydın "Aydın" her iki cümlenin de öznesidir.

Ne zaman evdeymiş? - Dün

Ne zaman çıkmamış? - Dün

Zaman bildiren zarf tümleci olarak kullanılan "dün", iki cümlenin de zarf tümlecidir.

Bu cümle öznesi ve zarf tümleci ortak olan bağımlı sıralı cümledir.

  • Ana kızına taht kurmuş, baht kuramamış.

Bu atasözü öznesi ve dolaylı tümleci ortak bağımlı sıralı cümledir.

* Bir sıralı cümleye "bağımlı sıralı cümle" denmesi için tek öğenin ortak olması yeterlidir.

  • Çok açılma, soğuk alırsın.

Açılmayan kim? - Sen (gizli özne)

Soğuk alan kim? - Sen (gizli özne)

Aşağıdaki atasözünde, üç yüklem de aynı özneye (gizli özne, sen) bağlanmıştır.

  • Dağda gez, belde gez; insafı elden bırakma.
  • Başarılı olmak isteyen insan,  sorumluluklarını yerine getirir, hiçbir zaman aksatmaz.
  • Birlikte çalıştığınız insanlara güvenin, her zaman destek olun.
  • O iki öğrenci, dersler bittikten sonra sınıfta oturdu, test çözdü.

Yukarıdaki cümlede özne, zarf tümleci ve dolaylı tümleç ortaktır.

* Yukarıda da belirtildiği gibi bir sıralı cümleye "bağımlı sıralı cümle" denebilmesi için bir öğenin ortak olması yeterlidir. Öznenin mutlaka ortak olması gibi bir koşul yoktur. Sadece nesne ya da herhangi bir tümleç ortak olabilir.

  • Sınav raporlarını bu sabah getirdiler,  henüz inceleyemedim.

Bu cümlede yalnız belirtili nesne (sınav raporlarını) ortaktır.

b- Bağımsız Sıralı Cümle

Öğe ortaklığı olmayan sıralı cümle çeşididir. Sıralı cümleyi oluşturan cümleler anlamca birbirine bağlıdır; ancak aralarında öğe ortaklığı söz konusu değildir.

  • Kitapları çok severdi. sözü yüklemi, öznesi olan bir cümledir.
  • Evindeki kütüphanede binlerce kitabı vardı." sözü de eksiksiz bir cümledir.

Bu iki cümle anlamca birbirine bağlıdır.

"Kitapları çok severdi; evindeki kütüphanede binlerce kitap vardı." cümlesi ise bir bağımsız sıralı cümle olur. Her cüm­lenin öğeleri yalnız kendine ait, cümleler arasında öğe ortaklığı yok.

  • Kitapları çok severdi; evindeki kütüphanede binlerce kitap vardı.

Örnekler:

  • Dün öldü, bugün can veriyor, yarın ise henüz doğ­madı.
  • Hayat ne bir yaş, ne bir bayram günüdür, o bir iş günüdür.
  • İyi ağaç kolay yetişmez; rüzgâr ne kadar kuvvetli eserse ağaçlar da o kadar sağlam olur.
  • Önce biz alışkanlıklarımızı oluştururuz, sonra da alış­kanlıklarımız bizi oluşturur.
  • Dün tarihtir, yarın bilinmeyendir, bugün bir hediyedir.
  • Her işin başı zamanlamadır; bir işin ne zaman yapıla­cağı, nasıl yapılacağı kadar önemlidir.

Yukarıdaki cümlelerin öğeleri bulunacak olursa, cümleler arasında herhangi bir öğe ortaklığı olmadığı fark edilir.

Yukarıda sıralanan cümlelerin tümü birer bağımsız sıralı cümle örneğidir.

Bağımsız sıralı cümle durumundaki bazı atasözlerinde ilk bakışta öğe ortaklığı olduğu zannedilebilir.

  • Horoz ölür, gözü çöplükte kalır.

İlk cümlenin öznesi "horoz"dur, ikinci cümlenin öznesi "gözü" sözcüğüdür. Peki bu "gözü" "horozun gözü" değil mi? - Evet horozun gözü. "Gözü" yerine "horozun gözü" sözü olsaydı ikinci cümlenin öznesi "horozun gözü" olurdu, yine öğe ortaklığı olmazdı.

Aşağıdaki atasözleri de aynı şekilde, öğe ortaklığı olmayan bağımsız sıralı cümle örneğidir.

  • Besle kargayı, ovsun gözünü.
  • Birinci yüklemin öznesi gizli özne sen
  • İkinci yüklemin öznesi gizli özne o
  • Sakla samanı, gelir zamanı.
  • Mirasa "nereye gidiyorsun" demişler; esip savurmaya demiş.
  • Sen işlersen mal işler, insan öyle genişler.
  • Sıçana rakı içirmişler, kediye meydan okumuş.
  • Alçak eşek binmeye kolay, öksüz çocuk dövmeye kolay.
  • Alçak uçan yüce konar, yüce uçan alçak konar.
  • Karıncadan ibret al, yazdan kışı karşılar.
  • Sev beni, seveyim seni.

4- BAĞLI CÜMLE

Bağlı cümle biçim olarak sıralı cümleye çok yakındır. Sıralı cümlenin içindeki cümleler birbirine virgül ya da noktalı virgülle bağlanır. Bağlı cümlede ise cümleler birbirine bağlaçlarla bağlanır.

  • Çevrenize alıştığınız anda ihtiyarlamışsınızdır.

sözü bir cümledir; tam bir yargı bildirir, sonuna nokta konup cümle tamamlanmıştır.

  • Artık düşünmeye ihtiyacınız kalmamıştır.

sözü de gerekli öğeleri olan bir cümledir. Bu iki cümle arasında anlamca ilişki ve bir bağ vardır.

Bu iki cümle birbirine "çünkü" bağlacı ile bağlanacak olur­sa ortaya çıkan cümle bağlı cümle olur.

Örnekler:

  • Çevrenize alıştığınız anda ihtiyarlamışsınızdır; çünkü artık düşünmeye ihtiyacınız kalmamıştır.
  • Sinek küçüktür, ama mide bulandırır.
  • Her şeyi yapabilirsin; fakat kendini hiçbir zaman, yap­tıklarından dolayı mazeret söylemeye alıştırmamalısın.
  • Ortalıkta çok fazla şef var, fakat çok az Kızılderili var.

* Bağlı cümlede cümleler birbirine "ama, ancak, fakat, lakin, ne var ki, ne yazık ki, yalnız, çünkü, oysa, oysaki, madem­ki, ve, veya, ne...ne, halbuki..." gibi bağlaçlarla bağlanır.

  • Ölmek kaderde var, bize ürküntü vermiyor, lakin dostlardan ayrılışın ıstırabı zor.
  • "Az çok ferahladım ve dedim kendi kendime"
  • "Bu muammayı uzun boylu düşündüm de yine, dikkatim hadisenin vardı derinliklerine.
  • Hayallerinizi kovmayın, çünkü onlar gitti mi siz artık yaşamıyorsunuz demektir.
  • Ya bir işe önceden başlama yahut da başladığın işi bitir yarıda bırakma.
  • Sözcükler bir adamın zekâsını gösterebilir, ama ama­cını gösteren eylemlerdir.
  • Ne şair yaş döker, ne âşık ağlar.

* "Ne...ne" bağlacının geçtiği her cümle bağlı cümle değil­dir. Bu bağlaç iki cümleyi birbirine bağlıyorsa, bağlı cüm­leden söz edilebilir. "Ne...ne" bağlacı bir cümlenin özne, nesne, tümleç gibi öğelerini birbirine bağlayabilir.

  • Çocuğun önünde ne kitap vardı, ne defter.
  • Geçen hafta ne kendisi uğradı, ne kardeşi.

Yukarıdaki iki cümle de bağlı cümle değildir. Bu cümlelerde "ne...ne" bağlacı özneleri birbirine bağlamıştır.

  • "Ne bir gün yüzü güldü, ne mutlu oldu." cümlesi bir bağlı cümledir.
  • "Son zamanlarda ne kitap okuyor, ne televizyon izliyor." cümlesi de bir bağlı cümledir.

* Basit cümlede tek yüklem vardır, yüklemden başka eylem bildiren sözcük yoktur.

  • "Ben her akşam dolaşırdım, bu yeşil sahilde."

* Bileşik cümlede de tek yüklem vardır; ancak yüklemin dışında eylem bildiren en az bir sözcük daha vardır.

  • "Gözlerim gözlerinde dinlenirken eriyor."

* Sıralı cümlede en az iki yüklem (iki cümle) vardır; cüm­leler birbirine virgül ya da noktalı virgülle bağlanır.

  • Ayağını sıcak tut, başını serin; gönlünü ferah tut, dü­şünme derin.

* Bağlı cümlede de birbirine bağlı en az iki yüklem vardır; cümleler birbirine bağlaçlarla bağlanır.

  • Dert gider, amma yeri boş kalmaz." Bağlaç
oges

Kayıt - Giriş



Bunlari Biliyor musunuz?

Sebk-i Hindi tarzının temsilcisi “Naili”dir.
Perşembe, 04/24/2014 14:10
Telif Hakkı © 2014 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.