Şiir Türleri

1) LİRİK ŞİİR

İçten gelen duyguların coşkun bir dille anlatıldığı şiir türüdür. Lirik şiir, akıldan çok hayal gücüne, duygusallığa hitap eder.

Divan edebiyatında gazel, şarkı; Halk edebiyatında güzelleme türündeki koşma, semai lirik şiir örnekleridir.

Edebiyatımızda lirik şair olarak Divan şiirinde Fuzûli, Nedim'i, Halk şiirinde Yunus Emre, Karacaoğlan'ı, Yahya Kemal ve Ahmet Haşim'i sayabiliriz.

Örnekler:

Bütün sevgileri atıp içimden,
Varlığımı yalnız ona verdim ben,
Elverir ki bir gün bana derinden
Ta derinden bir gün bana “Gel” desin
                                                Ahmet Kutsi Tecer



Yeni mektup aldım gül yüzlü yârdan
Gözletme yolları gel deyi yazmış
Sivralan Köyü’nden bizim diyârdan
Dağlar mor menevşe gül deyi yazmış
                                                        Âşık Veysel



Açılan bir gülsün sen yaprak yaprak,
Ben aşkımla bahar getirdim sana;
Tozlu yollarından geçtiğim uzak
İklimden şarkılar getirdim sana.
                                          Ahmet Muhip Dıranas


Evden çıkar çıkmaz omuzda tabut
Sende eller gibi adımı unut
Kapımı birkaç gün için açık tut
Eşyam bakakalsın diye arkamdan.
                                        Ahmet Kutsi Tecer


Gönül gurbet ele çıkma
Ya gelinir ya gelinmez
Her dilbere meyil verme
Ya sevilir ya sevilmez
                                       Erzurumlu Emrah


Hani, o bırakıp giderken seni
Bu öksüz tavrını takmayacaktın
Alnına koyarken veda buseni
Yüzüme bu türlü bakmayacaktın
                                        Orhan Seyfi Orhon



Hasretinle geçiyorken bu gençlik çağım
Ey sevdiğim, ben ümitsiz değilim gene
Ak düşünce saçların kumral rengine
Kollarında son âşığın ben olacağım
                                       Faruk Nafiz Çamlıbel

2)DİDAKTİK ŞİİR 

Bir şeyler öğretmek ya da bilgi vermek amacıyla yazılan şiirlerdir. Duyguyu değil de düşünceyi konu edinen şiirlerdir. Fabllar didaktik şiir örnekleridir.

Edebiyatımızda didaktik şiirleriyle isim yapmış Mehmet Akif ve Tevfik Fikret vardır. Divan şiirinde de Nâbi hikemi tarzıyla didaktik şiirler yazmıştır.

 

Örnekler:

İnsanlığa dürüst davran
İnsan küçük büyük evran
İnsanlara hakça davran
Koltuk sana bâki değil
                              
Yunus Emre


Tembellikten vazgeçelim,
Okumayı yol seçelim,
Okumak, bilmektir derim,
Daha çok okumak gerek...
                                 Bülent Özcan


Tüfekle oynama yavrum
Şakacığı bile çirkin
Bir canlıyı öldürmenin
                                   Tahsin Saraç


Kitap en iyi arkadaş
Bana neyi sorsam söyler.
Ne anlatsa en sonunda
Çalış, iyi, doğru ol der
                               Fazıl Hüsnü Dağlarca



Güzel dil, Türkçe bize,
Başka dil, gece bize.
İstanbul konuşması
En saf, en ince bize
                                     Ziya Gökalp



Ayinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz
Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde
                                      Ziya Paşa


İlim ilim bilmektir
İlim kendin bilmektir
Sen kendini bilmezsen
Ya nice okumaktır
                                         Yunus Emre


Hiddet, tahkir hepsi boş!.. Her cefaya katlanan
Yine şair kalbinden başka bir kalp değildir;
Bu zayıf kalp en mağrur alınları eğiltir.
                               Mehmet Emin Yurdakul


Topraktandır cümle beden
Nefsini öldür ölmeden
Böyle emretmiş Yaradan
Sen kalemsin ben uç muyum?
                                 Âşık Veysel

3) PASTORAL ŞİİR 

Kır ve doğa güzelliklerini konu edinen şiirlere denir. Doğa hayatı, çoban hayatı sade, süsten, özentiden uzak bir dille anlatılır.

Faruk Nafiz Çamlıbel (Çoban Çeşmesi) ve Kemalettin Kamu (Bingöl Çobanları) bu şiir türünde iki önemli isimdir.

 

İdil: Batı edebiyatlarında doğrudan doğruya kır hayatının güzelliğini işleyen kısa pastoral şiirlere “idil” denir. Bu şiirlerde şair, doğa karşısındaki duygulanmasını anlatır.

 

Eglog: Batı edebiyatlarında birkaç çobanın kır hayatı, aşk gibi konular üzerinde karşılıklı konuşmaları tarzında yazılan pastoral şiirlere “eglog” denir. Eglog, Türk edebiyatında hemen hemen hiç kullanılmamıştır.

 

Örnekler:

Sonbahar geliyor serçe
Yuvanı ne yapacaksın?
Ayva çiçek açmadan önce.
Meyvelerin içi geçecek
Rüzgâr başka çeşit esecek
Yağmurlarla ıslanacaksın.
                          Cahit Külebi



Tam otların sarardığı zamanlar
Yere yüzükoyun uzanıyorum
Toprakta bir telaş, bir telaş
Karıncalar öteden beri dostum.
                            Behçet Necatigil


Havalar güzel gidiyor
Sen de çiçek açtın erkenden
Küçük zerdali ağacım,
Aklın ermeden.
                               Cahit Külebi


Güneş ufkun kenarından
Yavaş yavaş yükseliyor
Köyün yüce dağlarından
Serin nefesler geliyor
                                    Orhan Seyfi Orhon


4)EPİK ŞİİR

Kahramanlık ve yiğitlik konularını işleyen şiir türüdür. Epik şiirde olağanüstü olaylar ve kahramanlıklar dikkat çekici özelliklerdir.

Divan edebiyatında kasideler, Halk edebiyatında koçaklama, destan, varsağı türleri de epik özellik gösterir.

Edebiyatımızın büyük şairlerinden Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın Üç Şehitler Destanı bu türe örnek sayılabilir.

 

Örnekler:

Köroğlu’yum medhim merde yeğine
Koç yiğit değişmez cengi düğüne
Sere serpe gider düşman önüne
Ölümü karşılar meydan içinde
                                        Köroğlu


Dadaloğlu’m bir gün kavga kurulur,
Öter tüfek davlumbazlar vurulur.
Nice koç yiğitler yere serilir,
Ölen ölür, kalan Sağlar bizimdir.
                                          Dadaloğlu


Tarihin dilinden düşmez bu destan
Nehirler gazidir, dağlar kahraman
Her taşı bir yakut olan bu vatan
Can verme sırrına erenlerindir
                                  Orhan Şaik Gökyay

5) SATİRİK ŞİİR

Toplumsal yaşamdaki bozuklukların, insanların zaaflarının güldürü unsuru da katılarak dile getirildiği şiir türüdür. Divan şiirindeki hicivler ve Halk şiirindeki taşlamalar bu türün örnekleridir.

Edebiyatımızda, Şeyhi, Ruhî, Nefi ve Ziya Paşa bu türde şiirler yazmışlardır.

Örnekler:

Söylersin de söz içinde şaşmazsın
Helâli haramı yersin seçmezsin
Nasibin kesilir de sular içmezsin
Akar çaylar senin olsa ne fayda
                                    Pir Sultan Abdal


Köyümün malı ganimet
Çalan diyor velinimet
Han hırsızlara emanet
Bak şu işe muhtar emmi
                                        Âşık Akçay



Dinleyin dostlarım başa geleni
Ekmek çama çıktı tuz firar etti
Artık siz düşünün geri kalanı
Çoğu bekliyorduk az firar etti
                                    Âşık Hüseyin Kaçıran



Yıldırım’ı Timurleng’i şaşıran
Döğüştürüp bir birine düşüren
Zehir verip ciğerini pişiren
Azaplı Köyü’nün bozuk yol derdi
                                    Âşık Feymanî



Köy sallanır güldüğünde
Cin çarpılır değdiğinde
Beleş sofra gördüğünde
Yumuluyor ölmüş gibi
                               Âşık Kul Mahmut



Tahir Efendi bana kelp demiş
İltifatı bu sözde zahirdir
Maliki mezhebim benim zira
İtikadımca kelp tahirdir
                               Nef’î

6) DRAMATİK ŞİİR

Acıklı ve üzüntü verici olayları göz önünde canlandıran şiirlerdir. Bu şiir türü daha çok manzum olarak yazılan tiyatrolarda söz konusudur.

Abdülhak Hamit, Faruk Nafiz ve Necip Fazıl Kısakürek bu şiir türünde başarılı örnekler ortaya koymuşlardır.

 

KONUYLA İLGİLİ ONLİNE TEST ÇÖZMEK İSTER MİSİN?

TEST - 1

Şiir Bilgisi (6. Sınıf)

Duygu ve düşüncelerin ahenkli bir şekilde anlatılmasına şiir denir. Şiiri oluşturan öğeleri birlikte inceleyelim:

ÖLÇÜ (VEZİN)

Şiirde uyumu sağlamak için kullanılan söz birimidir. Türk edebiyatında başlangıçtan günümüze kadar üç tür ölçü kullanılmıştır: hece ölçüsü, aruz ölçüsü ve serbest ölçü.
 

Hece Ölçüsü

Bir şiirdeki dizelerin hece sayısı bakımından eşit olmasıdır. Hece ölçüsü, şiirimizin ulusal ölçüsüdür. Bilinen en eski şiir örneklerinde kullanılan bu ölçü, halk şiirinin temel öğesidir. Hece ölçüsünün daha çok 7'li, 8'li ve 11 'li kalıpları kullanılır.

Durak: Hece ölçüsünde dizenin belli bölümlere ayrılmasına duraklama, bu bölüm yerlerine de durak denir. Durak ancak kulakta uyumlu bir izlenim bırakan anlamlı söz öbekleri arasında olur:

Kan doldurup / tasıma
  4          +          3

Toprağın gölgesi / vurmuşken aya
   6              +               5

 

Serbest Ölçü

Şiirde dizelerin herhangi bir kurala bağlanmamasına ve şiirin serbest bir şekilde yazılmasına serbest ölçü denir.

 

Aruz Ölçüsü

Dizelerdeki hecenin açık ya da kapalı (uzun ya da kısa) olmasına dayanır. Divan şiirinde kullanılmıştır.

UYAK (KAFİYE)

Şiirde dize sonlarında yazılışları, okunuşları aynı, anlamları ve görevleri farklı olan sözcük ya da ek benzerliğine uyak denir.

Bir günüm şöyle, biri böyle
Bir ayağım hür, biri zincirde

Yukarıdaki dizelerde altı çizili ekler, farklı görevde olduklarından yarım uyak oluşturmuştur.

.......................................diz
.......................................çiz

Yukarıdaki örnekte altı çizili "iz" sesleri ise tam uyak oluşturmuştur.

UYAK (KAFİYE) ÇEŞİTLERİ

 

Yarım Uyak: Dize sonlarında tek ses benzerliğine dayanan uyaktır.

Örnek: 

İnsanları sevmesini bilir
Yaşamayı sevdiği kadar

Yukarıdaki örnekte "r"  sesleri tek ses benzerliğine dayandığından yarım uyak oluşturmuştur.

Tam Uyak: Dize sonlarında iki ses benzerliğine dayanan uyak türüdür.

Örnek:

Mercan adalarda bir liman
Beyaz bulutların ardından

Yukarıdaki dizelerde "an" sesleri tam uyak oluşturmuştur.

 

Zengin Uyak: Dize sonlarında ikiden çok ses benzerliğine dayanan uyaktır.

Örnek: 

Yüce dağ başında nasıl olur yurt
Ak sürüden kuzu alan olur kurt

Yukarıdaki dizelerde "urt" sesleri zengin uyaktır.

REDİF

Dize sonlarında yazılışları, okunuşları, anlamları ve görevleri aynı olan sözcük veya eklerin oluşturdukları ses tekrarına redif denir.

Bir dizede hem uyak hem de redif varsa, redif her zaman en sonda bulunur.

Örnek:

Sonbaharın zevki hoştur.
Düşünme âlemi boştur.

Yukarıdaki dizelerde altı çizili ekler aynı görevli olduğundan rediftir.

 

Örnek:

Denizlerimiz var, güneş içinde
Ağaçlarımız var, yaprak içinde

Yukarıdaki dizelerde altı çizili sözcükler aynı sözcük olduğundan rediftir.

UYAK DÜZENİ (KAFİYE ÖRGÜSÜ)

Uyak düzeninin, dizelerin son seslerine göre şu çeşitleri vardır:

Düz Uyak: Kafiyenin,  dizelerde art arda sıralanmasıyla oluşur: aaaa, bbbb, cccc...

a..........................var
a..........................sar
a..........................dar
a..........................kar

Yukarıdaki örnekte tüm dizeler kendi aralarında kafiyeli olduğundan bu dörtlüğün uyak düzeni düzdür.

Çapraz Uyak: Dörtlükte  birinci  dize  ile  üçüncü,   ikinci  dize  ile dördüncü dizelerin birbirleriyle kafiyeli olmasıdır: abab.

a..........................yaz
b..........................bul
a..........................kaz
b..........................kul


Yukarıdaki dörtlükte birinci ve üçüncü dizelerdeki "az" sesleri ikinci ve dördüncü dizelerdeki "ul" sesleri tam uyak oluşturmuştur. Görüldüğü gibi dörtlüğün uyak düzeni çapraz uyaktır.

Sarma Uyak: Birinci dize ile dördüncü, ikinci dize ile üçüncü dizelerin birbirleriyle uyaklı olmasıdır: abba.

a..................yak
b..................saç
b..................taç
a..................çak
  


Yukarıdaki dörtlükte birinci ve dördüncü dizelerde "ak" sesleri; ikinci ve üçüncü dizelerde "aç" sesleri tam uyak oluşturmuştur. Dörtlüğün uyak düzeni sarma uyaktır.

ŞİİR TÜRLERİ

Şiirler, konu ve söyleyiş özellikleri göz önünde tutularak şu türlere ayrılır:

Lirik Şiir: Duygu ve düşünceleri etkili ve coşkun bir biçimde anlatan şiirlere lirik şiir denir.

 

Örnek:

Dağılır yele karşı altın saçları
Uçuşurdu bin bir büklüm içinde
Bir hoş ışık vardı gözlerinde
Pırıl pırıl, sönmüş o zamandan beri

 

Epik Şiir: Yiğitlik ve kahramanlık konularını coşkulu ve yiğitçe bir söyleyişle anlatan şiirlerdir.

 

Örnek:

Sana derim sana Hasan Kalesi
Alt yanında dövüş oldu yen oldu
Yiğit olan yiğit çıktı meydana
Koç yiğitler arap ata bin oldu.

 

Pastoral Şiir: Doğa güzelliklerini, kır yaşamını anlatan şiirlere pastoral şiir denir.

Örnek: 

Bir koyun yavrusuyla dağda meler
Bir bayırdan dahi iner sürüler
Bir kadın testisiyle suya gider
Erkeği baltasıyla ormana

 

Didaktik Şiir: Bir konuda bilgi veya öğüt vermek, okuyucuya yol göstermek için yazılan şiirlere didaktik şiir denir.

Örnek: 

Öküzün damını alçacık yapın
Yaş koman altını, kuruluk sepin
Koşumdan koşuma gözlerin öpün
İreçberler hoşça görün öküzü

Satirik Şiir: Toplumun veya kişilerin aksak yönlerini eleştirmek ve göstermek için yazılan şiirlere satirik şiir denir.

 

Örnek:

Adalet kalmadı hep zulüm oldu
Geçti şu baharın gülleri soldu
Dünyanın gidişi acayip oldu
Koyun belli değil, kurt belli değil

Bu dörtlükte şair, dünyanın düzeninin bozulduğundan her şeyin birbirine karıştığından yakınıyor.

SÖZ SANATLARI

Duygu ve düşüncelerin daha etkili biçimde anlatılmasını sağlayan sanatlardır. Söz sanatlarında amaç, söze söyleniş ustalığı ve güzellik katmaktır.

Kişileştirme (Teşhis): İnsan dışındaki varlıklara insana ait özellikleri vermektir.

"Güller senin yasını tutuyor."

"Yas tutmak" insana ait bir özellik, "güller"e aktarılmıştır.

"Bulutları süpüren rüzgâr neşe içindeydi.

Abartma (Mübalâğa): Bir şeyi olduğundan çok veya az gösterme sanatıdır.

"Âlem sele gitti gözüm yaşından."
Bu dizede şair çok gözyaşı döktüğünü abartarak anlatmıştır.

 

"Sana dar gelmeyecek makberi  (mezar)  kimler kazsın?"
Bu dizede de o kadar büyüksün ki her mezar sana dar gelir, sana göre mezarı kimse kazamaz anlamı vardır.

Tanıtım

8-sinif-teog

Kayıt - Giriş



Bunlari Biliyor musunuz?

Çok sade gibi görünen fakat benzerinin yapımı çok güç olan esere "sehl-i Mümteni" adı verilir.
Salı, 10/21/2014 21:50
Telif Hakkı © 2014 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.