Ömer Seyfettin

Gönen'de doğdu. Kafkas göçmenle­rinden Yüzbaşı Ömer Şevki Bey'in oğludur. Gönen'de başladığı öğreni­mini İstanbul'da tamamladı. Teğmen rütbesiyle orduya katıldı. 1911'de or­dudan ayrıldı ama Balkan Savaşı çı­kınca tekrar askere alındı. Sırp ve Yu­nan cephelerinde savaştı, Yunanlılara esir düştü. Bir yıllık tutsaklıktan sonra İstanbul'a döndü. 1914'te Ka­bataş Lisesi'ne edebiyat öğretmeni olarak atandı. 1920'de İstanbul'da yaşamını yitirdi.

Edebi Kişiliği - Sanat Anlayışı:

Türk edebiyatında modern öykücülüğün önemli temsilcilerindendir. Selanik'te yayımlanan "Genç Kalem­ler" dergisindeki yazılarıyla ünlendi. Derginin ikinci di­zisinin ilk sayısında Nisan 1911'de yayımlanan "Yeni Lisan" başlıklı yazısı "Milli Edebiyat" akımının başlan­gıç bildirgesidir. Yazılarında, yalın, halkın konuştuğu ve anladığı bir dil kullanmak gerektiğini savundu. Türkçenin kendi kurallarına uygun yazılmasını, Arapça ve Farsça sözcüklerden arındırılmasını istedi. Millî Edebi­yat akımının öncülüğünü Ziya Gökalp ve Ali Canip Yöntemle birlikte sürdürdü. Birinci Dünya Savaşı yılla­rında "Yeni Mecmua"da yayımlanan öyküleriyle ününü iyice yaygınlaştırdı.

Öykülerini kişisel deneyimlerine, tarihsel olaylara ve halk geleneklerine dayandırdı. "Ferman, Pembe İncili Kaftan" gibi öykülerinde Türk tarihinden aldığı konula­rı işledi. "Kaşağı, Diyet, Beyaz Lale" gibi öyküleri ken­di yaşamına yöneliktir. Yazar, bu öykülerinde çocuk­luk, askerlik, memurluk döneminde yaşadıklarını dile getirmiştir. Bunun yanında kimi öykülerinde gerçek ya­şamdan olayları, batıl inançları aktarmıştır.

Genellikle realist bir anlayışla eser verme düşüncesin­de olan Ömer Seyfettin'in öykülerinde, Maupassant tarzı bir üslup vardır. Bu bakımdan o, bir olay öykücüsüdür. Keskin bir gözlem gücü, ironiye kaçan anlatı­mıyla Türk edebiyatında hikâyenin ilk olgun örnekleri­ni veren yazardır. Konularını öyküye dönüştürürken yergiye, polemiğe, komik durumlara ve toplumsal yo­rumlara da yer verir.

Ömer Seyfettin'in hikâyeleri, yalnız Milli Edebiyat ve Yeni Lisan hareketi adına değil, bütün Türk edebiyatı için bir kilometre taşı niteliğindedir. O, öykülerinde top­lumun bütün kesimlerini âdeta kucaklar, sınıf ayrımı gözetmeksizin toplumun her kesiminden insanı öykü­lerine taşır.

Yazarın dile ne kadar önem verdiği, öykülerinde kendi­ni hemen gösterir. İlk öykülerinde o zamanki edebiyat dilinin izleri görülse de Yeni Lisan hareketinden sonra dili sadeleşir. Günlük konuşma dilini kullanması, öykülerine canlı ve etkileyici bir özellik verir. Bu nedenle Ömer Seyfettin, toplumun her kesimi tarafından oku­nan yazarlarımızdan biri olmuştur.

Ömer Seyfettin, hikâyelerinde mekân olarak daha çok, Osmanlı Devleti'nin Batı yakasını seçer. İzmir, İstanbul, Selanik ve Bulgaristan-Makedonya yörelerinde hem yaşadığı olayları hem de gözlemlediklerini sentez hâlinde öykülerine aktarır. Onun, tarihin küllenmiş say­falarından bulup çıkardığı Ferman, Başını Vermeyen Şehit, Pembe İncili Kaftan, Kütük gibi hikâyeler, mora­lini yitirmiş bir topluma, kendini, öz değerlerini hatırlat­ması bakımından önemlidir. Öykülerinde dini lirizmi kullanır. Milleti kıskacı altına alan hurafelerle savaş­mak, yazarın başlıca amaçlarındandır. Bu konuyu işle­yen birçok öykü kaleme almıştır.

Hayatı boyunca Türk edebiyatının millileşmesi için ça­lışan Ömer Seyfettin, bu amaçla yazdığı hikâyeleriyle tanınmıştır. Konuların genellikle gerçek hayattan alan hikâyelerinde hep millî şuuru güçlendirmek ve toplum­sal aksaklıkları mizahi bir tarzda eleştirmek amacı ön plandadır. Eserlerinde Batı medeniyetini yarım yama­lak öğrenen ve bunu kendine hayat tarzı olarak seçen züppe, dejenere tipleri ağır şekilde eleştirir. Türk tari­hindeki kahramanlık olaylarını konu olarak seçtiği eserlerinde, Türk unsurun millî şuurunu uyandırmak ve onların tekrar kendilerine güven duymalarını sağla­mak amacındadır.

Ömer Seyfettin, öykünün yanı sıra şiir de yazar. Ancak şiirleri öyküleri kadar başarılı değildir. Bunun yanında kendi edebiyat ve sanat anlayışı doğrultusunda maka­le, deneme, inceleme vb. türlerde yazılar kaleme alır. Kimi eserleri, Ömer Seyfettin'in ölümünden sonra ya­zıları derlenerek oluşturulmuştur.

Eserleri:

  • Öykü: Yüksek Ökçeler, Gizli Mabet, Bahar ve Kelebek­ler, Beyaz Lale, Asilzadeler, Başını Vermeyen Şehit, Bomba, Diyet, İlk Düşen Ak, Falaka, Forsa, Pembe İn­cili Kaftan, Perili Köşk, Zeytin Ekmek
  • Roman: Ashab-ı Kehfimiz, Erfuz Bey, Yalnız Efe
  • Şiir: Ömer Seyfettin'in Şiirleri (Fevziye Abdullah Tansel tarafından derlenmiştir.)
  • İnceleme: Milli Tecrübelerden Çıkarılmış Ameli Siya­set, Yarınki Turan Devleti, Türklük Mefkûresi, Türklük Ülküsü

Kızıl Elma Neresi

Tanıtım

8-sinif-teog

Kayıt - Giriş



Bunlari Biliyor musunuz?

Dünya edebiyatında ilk hikâye Boccacio'nın "Decameron" adlı eseridir.
Pazartesi, 12/22/2014 00:08
Telif Hakkı © 2014 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.