Tevriye (İki Anlamlılık)

Birden çok gerçek anlamı olan bir sözü herkesçe bilinen (yakın) anlamında değil de uzak anlamını kastederek kullanmaya tevriye denir.


NOT: Tevriyeli kullanılan sözlerin iki anlamı da gerçek anlamdır. Tevriyede mecaz yoktur; tevriye bu yönüyle kinayeden ayrılır.

Örnekler:

Bu kadar letafet çünkü sende var
Beyaz gerdanında bir de ben gerek

Bu dizelerde “ben” sözcüğü ile tevriye yapılmıştır. Ben, insan vücudunda, özellikle yüzde bulunan, koyu renk lekelerdir. Şair, bu anlama gelen “ben”i kullanmış, ama kendisini anlatmak istemiştir. Çünkü sözcüğün uzak anlamında birinci tekil kişi söz konusudur.

 

Baki çemende bir hayli perişan imiş varak
Benzer ki bir şikâyeti var rüzgârdan

Bu dizelerde “rüzgâr” sözcüğü ile tevriye yapılmıştır. Çünkü rüzgâr sözcüğünün iki anlamı vardır. Yakın anlam “yel”, uzak anlam ise “zaman”dır. Şiirde yakın anlam söylenerek sözcüğün uzak anlamı anlatılmak istenmiştir.

 

Sarımsak da acı; ama evde lazım bir dişi.

cümlesinde “dişi” sözcüğü ile tevriye yapılmıştır. Cümlede “sarımsak tanesi” anlamında diş sözcüğü kullanılmış, ama sözcüğün bu anlamı değil, diğer uzak anlamı yani “kadın” anlatılmak istenmiştir.

 

Hani selamı hani peyamı cananın
Saba senin de işin hep heva imiş yazık

dizelerinde “heva” sözcüğü ile tevriye yapılmıştır. Çünkü ”heva” sözcüğü “hava” ve “istek, arzu” anlamına gelmektedir. Sözcüğün yakın anlamı “hava” söylenmiş, ama “istek, arzu” anlamı anlatılmak istenmiştir.

 

Ulusun korkma, nasıl böyle bir imanı boğar
Medeniyet dediğin tek dişi kalmış canavar

İstiklal Marşı’ndan alınan bu dizelerdeki “ulusun” sözcüğü ile tevriye yapılmıştır. Sözcüğün yakın anlamı ile ulusun büyüklüğüne dikkat çekilmiş ve düşmanların ona zarar veremeyeceği vurgulanmıştır. Sözcüğün uzak anlamında ise saldıranlar köpeğe, kurda benzetilerek, onlar istediği kadar “ulusun”, bu sana zarar veremez anlamı ile kullanılmıştır. İkinci dizedeki “tek dişi kalmış bir canavar” ifadeleri de “ulusun” sözcüğünün özellikle bu anlamı ile kullanıldığını göstermektedir.

 

Bana Tahir Efendi kelp demiş
İltifatı bu sözde zahirdir
Maliki mezhebim benim zira
İtikatımca kelp Tahir’dir.

Bu dörtlükte “Tahir” sözcüğü ile tevriye yapılmıştır. Bu sözcüğün iki anlamı vardır. Birincisi temiz anlamında kullanılması, ikincisi ise özel isim olmasıdır. Şair şiirde sözcüğü “temiz” anlamında kullanmış ama özel adı kastetmiştir. Buna göre, Maliki mezhebine göre kelp yani köpek temizdir. Yani köpeğe dokunan kişinin abdesti bozulmaz. Ama şair kendi mezhebindeki bir kuralı vermek için bu dörtlüğü söylememiştir. Dolaylı olarak o, kendisine “köpek” diyen Tahir Efendiye “köpek” demiştir.

 

Dedim: Dilber, niçin sararıp soldun
Dedi: Çekdiceğim dil yaresidir.

Bu dizelerde “dil” sözcüğü ile tevriye yapılmıştır. Dil sözcüğü hem “tat alma organı” hem de “gönül, yürek” anlamındadır. Şair, yakın anlam olan dilindeki yaranın kendisinin sararıp solmasına yol açtığını söylerken, uzak anlam olan bir güzele olan aşkı nedeniyle böyle sararıp solduğunu anlatmak istemiştir.

 

Sordum nigarı dedi ahbap
Semt-i Vefa’da doğru yoldadır

Bu dizelerde “Vefa Semti “sözleri ile tevriye yapılmıştır. Vefa sözcüğünün ilk anlamı “sözünde durmak”tır. Uzak anlamı ise “Vefa”, İstanbul’da bir semt adıdır.

 

Biri var pencerede
Pencere önlerinde ağlar durur

Bu dizelerde “ağlar durur” sözüyle tevriye yapılmıştır. Sözcük “ağlamak” eyleminin geniş zaman çekimi olarak ve “balık ağları” anlamında kullanılmıştır. Yakın anlamlı olarak sözcüğün “ağlamak” anlamı söylenirken, uzak anlamlı olarak “balık ağları” kastedilmiş böylece tevriye yapılmıştır.

Avazeyi bu âleme Davud gibi sal
Baki kalan bu kubbede bir hoş sada imiş.

Şair “Baki” sözünü tevriyeli kullanmıştır:

a) Yakın anlam: Şairin mahlası
b) Uzak anlam: Ebedi, sonsuz

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

busy
 

Bunlari Biliyor musunuz?

Türk edebiyatında ilk makale Şinasi'nin "Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi" adlı yazısıdır.
Pazartesi, 03/27/2017 22:22
Telif Hakkı © 2017 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.