Tariz

Bir kimseyi iğnelemek amacıyla, bir sözü karşıt anlamını düşündürecek biçimde kullanmaya tariz denir.

 

Tarizde güzel ve hoş bir şekilde ifadenin yönünü değiştirerek sitemde bulunma söz konusudur. Örneğin çok cimri bir kişi için “Ne kadar cömertsiniz!” demek bir tarizdir. Burada cimri kişi ile ilgili olarak “Ne kadar cömertsiniz.” denerek, söz söylenen kişi karşılık vermekten mahrum bırakılır ve psikolojik bir etki altına alınmış olur.

Tariz sanatında söz gerçek ya da mecaz anlam yerine doğrudan zıddıyla kullanılır. Sözün gerçek anlamı doğru görünse de amaç, onun zıddının anlaşılmasını sağlamaktır. Bu sanatın etkili olması için nazik ve nükteli bir şekilde söylenmesi gerekir.

 

Örnekler:

Her nere gidersen eyle talanı
Öyle yap ki ağlatasın güleni
Bir saatte söyle yüz yalanı
El bir doğru söz söylerse inanma

Bu dörtlükte şair, tariz sanatı ile okuyucuya öğüt vermektedir. Evet, bu dörtlükte şair sanki okuyucuya “talan eylemesini, gülenleri ağlatmasını, yalan söylemesini, başkalarının sözüne inanmamasını” öğütler gibidir. Ama şair, burada anlattıklarının tam zıddını öğütlemektedir aslında.

Bir yetim görünce döktür dişini
Bozmaya çabala halkın işini
Günde yüz adamın vur kır dişini
Bir yaralı sarmak için yeltenme

Şair aynı zamanda “yetime zarar verenleri, halkın işini bozanları” da eleştirmektedir. Burada verilen anlamın tam karşıtı bir anlam vardır: Yetimi incitme, halka yardım et, insanlara iyi davran...

 

NOT: Tarizde sözün gelişiyle gerçek anlamların dışında, anlamın tam karşıtı bir anlam verme söz konusudur.


Gördüğüm şeyi asla sezemem
Korku bilmem hiç yalnız gezemem
İcap etse kendi adım yazamam
Kâtiplikte gayet iştirahım var

Bu dörtlükte şair, korkak kişilerin cesur, cahil insanların bilgili görünmesini tariz sanatı ile anlatmış, böyle kişileri üstü kapalı bir şekilde eleştirmiştir.

 

 

Bu büyük romancımızın hemen her yapıtında tarihsel gerçeklere aykırı birçok şey bulabilirsiniz.

Cümlede “büyük” sözcüğü karşıt anlamını düşündürecek şekilde kullanılıyor ve romancı eleştiriliyor.

 

 

Aferin oğlum Ahmet,
Bu yolda devam et!
Herifçioğlu Sen Mişel’de koyuvermiş sakalı
Nitsin Mahmut Makal’ı

Şiirde “Bu yolda devam et” sözü tarizli kullanılıyor. Ahmet, Fransa’ya gidince köyünü, ülkesini unutmuş; gününü gün etmeye başlamıştır. Şair, oğlunun bu tutumunu eleştiriyor.

 

Osmanlı’nın son dönem sadrazamlarından Ali Paşa, Girit seferinde başarı gösteremeden döner. Ali Paşa’yla arası hiç iyi olmayan Ziya Paşa bu olay üzerine şu dizeleri yazar:

“Vermedi ablukada şan-ı donanmaya halel
İngiliz devletine olsa sezadır amiral”

İlk dizede şair “Donanmanın şanına leke kondurmadı.” demek suretiyle Ali Paşa’nın, Türk donanmasının şerefini hiçe indirdiğini anlatıyor. İkinci dizede de “İngiliz donanmasına amiral olsa yakışır.” diyerek Ali Paşa’nın bir donanmayı idare edecek kapasitesi olmadığını vurguluyor.

 

Mehmet Akif Mısır’da iken, yakın dostu Ferit Bey’den hiç mektup alamaz. Ancak Akif’in annesi İstanbul’da vefat edince Ferit Bey’den bir taziye mektubu alır.

Mektuba cevap yazan Akif şöyle der:
“Yahu senden ses seda çıkması için bizim evden cenaze çıkması mı lazım?”

 

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

busy
 

Tanıtım

8-sinif-teog

Kayıt - Giriş



Bunlari Biliyor musunuz?

Müstezatla uzun dizeden sonra gelen kısa dizeye "ziyade" adı verilir.
Cumartesi, 10/25/2014 08:15
Telif Hakkı © 2014 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.