Romantizm

Romantizm, 18. yüzyılın ikinci yarısında hazırlanmış, 19. yüzyılda bütün Avrupa’ya yayılmış ve Klasisizme tepki olarak ortaya çıkmıştır.

Romantizmin ortaya çıkışında 1789’da gerçekleşen Fransız İhtilali’nin etkisiyle oluşan sosyo-ekonomik yapının, siyasal yönetimin ve felsefi alandaki değişmelerin büyük etkisi vardır.

Düşünce tarihinde 18. yüzyıl, “Aydınlanma Çağı” olarak bilinir. Bu yüzyılda aklın egemenliği kayıtsız şartsız kabul edilmiş; bilime ve deneye çok önem verilmiş, doğa ve toplum yasaları bilimsel yöntemle incelenmiş; toplumsal ve siyasal eşitlik, birey hak ve özgürlüklerine saygı gibi sorunlar üzerinde durulmuş; sosyal gelişmeyi engelleyen her türlü düşünceye karşı savaş açılmıştır. Montesqieu, Voltaire Rouesseau, Diderot… gibi düşünürler bu savaşın öncüleri olmuş ve sonunda Fransız İhtilali patlak vermiştir.

Bilindiği gibi Fransız İhtilali sonrasında krallık yönetimi yıkılmış, soylular yönetimden uzaklaştırılmış, ihtilali gerçekleştiren burjuvalar ile onları destekleyen halk tabakası yönetime el koymuştur. Krallığın tüm yasaları ortadan kalktığı için sınırsız bir demokrasi anlayışı doğmuştur. Demokrasi kurallarının tam olarak belirlenemediği bu dönemde Fran-sa bir iç karışıklığa doğru sürüklenmiş, toplum “Kralcılar- Cumhuriyetçiler” biçiminde ikiye bölünmüştür.

Romantizmin doğduğu ortam tam bir karşıtlıklar ortamıdır. Bu ortamda iyi ile kötü, akla kara, zayıf ile güçlü, coşku ile karamsarlık, geçmiş ile gelecek, akıl ile duygu, gerçek ile hayal yan yanadır.

Soylular yönetimden uzaklaştırılınca monarşi güçlenmiş, edebiyat da halka yönelerek onun sorunlarını ele almış, ona seslenmiştir. Fransız İhtilali nasıl, krallık rejimine son verdiyse, Romantizm de Klasisizmin bütün kurallarını yıkmıştır.

Kişiliği ve sanatçı özgürlüğünü her şeyin üstünde tutan romantik yazarlar, çok değişik duygu ve düşünceleri yansıtmışlardır. Romantik yazarlar arasında bu yüzden büyük farklar vardır; onları birleştiren tek nokta Klasisizme karşı çıkışlarıdır.

Romantizmin Özellikleri:

  • Klasik edebiyatın kuralları ortadan kaldırılmış, edebiyat ortamına tam bir özgürlük gelmiştir.
  • Yunan ve Latin edebiyatları yerine çağdaş edebiyatlar örnek alınmış; eserlerde günlük hayat, toplumsal sorunlar, ulusal tarih, halk masalları, Hristiyanlık mucizeleri.., üzerinde durulmuştur.
  • Romantizmde duyguya ve hayale çok önem verilmiş, yazarlar eserlerine kişiliklerini yansıtmışlardır. Klasik edebiyatta yer almayan link şiir yeniden dinilmiştir.
  • Eserlerde kişiler, yaşadıkları sosyal çevre içinde ele alınmış, bireyin değil toplumun düzeltilmesi amaçlanmıştır. “Toplum için sanat”, romantiklerin önemli ilkelerinden olmuştur.
  • Klasisizmde ihmal edilen dış doğa, Romantizmde önem kazanmış; yazarlar doğa görünümlerinin, uzak ülkelerin, yerli ve yabancı törelerin tasvirine geniş yer vermişlerdir.
  • Eserlerdeki olayların anlatımında tesadüflere ve olağanüstülüklere çokça yer verilmiş, karşıtlıklar üzerinde durulmuştur. Yazarlar, eserlerinde “iyi”den “güzel”den yana tavır koymuşlardır.
  • Üslup kapalı ve süslüdür. Çoğu kez duygu yüklü, şairane bir anlatım benimsenmiştir. Dil, savruk ve kuralsızdır.
  • Romantizmde birey kişilik kazandığı için roman ve hikâye, yaşam karşıtlıklarla dolu olduğu için dram, geçmişe özlem duyulduğu için anı, gezi özgürlüğü doğduğu için gezi, duygular ön plana çıktığı için lirik şiir, düşünce özgürlüğüne önem verildiği için eleştiri, makale, fıkra, deneme gibi türler önem kazanmıştır.
  • Romantizmin kurallarını Fransız yazar Victor Hugo belirlemiş, bunları Cromwell adlı eserinin önsözünde belirtmiştir.

Romantizmin Önemli Temsilcileri:

  •  Victor Hugo:  şiir, tiyatro, roman
  • J.J. Rouesseau:  felsefe, toplum bilim
  • Voltaire:   felsefe, roman, şiir
  • Schiiler:   tiyatro, şiir  
  • W. Goethe:   şiir, tiyatro, roman
  • Lamartine:   şiir, roman
  • Chateaubriand:  şiir
  • Shelley:   şiir  
  • George Sand:  roman, öykü
  • Alfredde Vigny:  şiir
  • Alfred de Musset: hikâye, roman
  • Alexandre Dumas: roman
  • Puşkin:   şiir

Romantizmin Türk Edebiyatındaki Temsilcileri:

  • Namık Kemal:   şiir, tiyatro, roman, eleştiri, tarih
  • Ahmet Mithat Efendi:  roman, öykü
  • Abdülhak Hamit Tarhan:  şiir, tiyatro  
  • Recaizade Mahmut Ekrem:  şiir

 

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

busy
 

Bunlari Biliyor musunuz?

Şehzadelerin sünnet düğünlerini ve "kadın sultan"ların düğün törenleriyle ilgili eserlere "surname" adı verilir. Manzum (genellikle kaside biçiminde) olanları da vardır.
Pazartesi, 09/25/2017 18:49
Telif Hakkı © 2017 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.