Fıkra (Köşe Yazısı)
  • Bir yazarın herhangi bir konu hakkındaki kişisel görüş, anlayış ve düşüncelerini kanıtlama gereği duymadan hoş bir üslupla yazdığı, kısa fikir yazılarına “fıkra” denir.
  • Bir de tanınmış kimseler, hayvanlar veya başka şeyler hakkında anlatılan ve kıssa denilen küçük hikâyeciklere “fıkra” denir. Nasrettin Hoca, İncili Çavuş, Bektaşi fıkraları gibi. Ancak burada gazete yazı türü olan fıkradan söz edeceğiz.
  • Köşe yazısı olan fıkralarda yazar, gündelik olayları özel bir görüşle, güzel bir üslûpla, hiç kanıtlama gereği duymadan her gün kaleme alır.
  • Düşünceleri hiçbir kalıba bağlı kalmadan serbestçe ortaya koyar.
  • Ele aldığı konu üzerinde bir kamuoyu oluşturmayı amaçlar.
  • Gazetelerin bazı sayfalarında, belli köşelerde, genel bir başlıkla, çoğunlukla da her gün yazılan fıkralarda konu kısaca incelenir; ancak mutlaka bir sonuca varılır.
  • Daha çok iğneleyici, alaycı bir dille, bazen eleştiri bazen de sohbet tarzında yazılır.
  • Fıkralarda okuyucuyla sohbet ediliyormuş havası hâkimdir.
  • Anlatım senli benlidir.
  • Cümleler kısa ve anlaşılır niteliktedir.
  • Konular günceldir ve anlatılanların kalıcılık niteliği yoktur.
  • Olaylar kişisel bir bakış açısıyla işlenir.
  • Kısa, etkili ve dokunaklı bir sonuca varılır.
  • Amaç, okuyucuyu etkilemektir.
  • Düşünceler tekrarlanmaz.
  • Bu yüzden fıkralar öz ve yoğun bir anlatıma sahiptir.
  • Amaç, okuyucuya bazı günlük sorunları tanıtmak, bu sorunlar hakkında düşünceleri, derinliğe inmeden kanıtlamaya kalkmadan söylemektir.

NOT: Fıkra - Sohbet Farkı

Fıkra tarzı yazılar üslup olarak sohbete benzese de aralarında önemli farklar vardır. Sohbette, fıkradan farklı olarak, karşılıklı konuşma üslubu vardır. Yazar karşısında biri varmış gibi sorular sorar, cevaplar verir. Fıkralarda yazar serbest bir anlatımla düşüncelerini okuyucuya benimsetmeye çalışır. Sohbetlerin dışa dönük bir yapısının olması da onun fıkradan ayrılan yönlerinden bir diğeridir. Fıkra, bir gazete yazı türüdür; sohbet ise gazete yazı türü değildir.

Türk Edebiyatında Fıkra

  • Fıkra türü yazılar Türk edebiyatına Tanzimat döneminde Batı’dan geçmiştir.
  • 1908’den sonra bu yazı türü Türk edebiyatında görülmeye başlanmıştır. Özellikle Ahmet Rasim fıkralarıyla tanınmıştır.
  • Daha sonra Ahmet Haşim, Hüseyin Cahit Yalçın, Falih Rıfkı Atay, Refik Halit Karay, Bedii Faik, Orhan Seyfi Orhon, Refii Cevat Ulunay, Metin Toker, Peyami Safa, Burhan Felek, Ahmet Kabaklı, Aziz Nesin, Çetin Altan, Ahmet Kabaklı, İlhan Selçuk, Sabri Esat Siyavuşgil de fıkralarıyla öne çıkmıştır.

Daha detaylı konu anlatımı için tıklayınız... Ayrıca fıkra örneği için tıklayınız...

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

busy
 

Kayıt - Giriş



Bunlari Biliyor musunuz?

Türk adının geçtiği ilk metin “Orhun Abideleri”dir.
Perşembe, 07/24/2014 01:38
Telif Hakkı © 2014 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.