Cümlede Anlatım Yolları

Her iletinin kendine özgü bir anlatım yolu vardır. Yazan ya da konuşan kişi bu yollardan birine başvurarak anlatımını etkili kılmaya çalışır. Bu, cümlenin biçim özelliğidir.

1. Doğrudan Anlatım

Başkasına ait bir söz, hiç değiştirilmeden "dedi, demiş, diyor" gibi ana yargıya bağlanarak aktarılıyorsa buna "doğrudan anlatım" denir. Doğrudan anlatımlarla kendi görüşlerimizin inandırıcılığını artırmış oluruz. Bu aktarım kimi zaman tırnak (" ") içinde kimi zaman da virgülle (,) yapılır.


Örnekler:

  • Annem: "Sezgi, bilgiden yüğrüktür." derdi.
  • Ben bu işin böyle yapılmasını istemedim, dedi.


2. Dolaylı Anlatım

Başkasına ait bir söz (genellikle bire bir anımsanmadığı için) söz söyleyenin kendi cümlesiyle aktarılır. Bu aktarımda önemli olan, sözün içeriğinin değiştirilmemesidir. Amaç, yine bir görüşü inandırıcı kılmak ya da sadece aktarımdır.

Not: "Dolaylama" ile "dolaylı anlatımı" karıştırmayınız.

Örnekler:

  • Annem, bizim dediği Edison'u çok büyük adam sayardı.
  • Bu işin böyle yapılmasını istemediğini söyledi.
  • Balzac, şiirin bir emek işi olduğunu söyler.


3. Nesnel ve Öznel Anlatım

Herkes için aynı olan, kanıtlanabilir, doğrulanabilir olan anlatıma "nesnel anlatım"; bunun tersine de "öznel anlatım" denir.

Nesnel anlatımda söz söyleyen ya da yazan kişi, bir nesnede gördüklerini olduğu gibi anlatmakla yetinir. Yorum yapmaz, kişisel görüşlerini bildirmez. Bu tür anlatım, genellikle makalelerde kullanılır. Oysa öznel anlatım, kişisel görüşleri belirtmek, yorum yapmak amacıyla kullanılır. Bu tür anlatımlar, fıkra, deneme ve eleştiri, gezi gibi türlerde kullanılır. Yazarın, kanıtlama gibi bir amacı yoktur.

Bir yazıda her iki anlatım yolu birlikte kullanılabilir. Ancak bunların bir tutarsızlığa yol açmaması gerekir.

ÖZNEL 

     

NESNEL 

Kişisel        Objektif 
Subjektif        Kesin 
Göreli (göreceli)        Bilimsel 
Değişken        Değişken olmayan 
İzafi        Kanıtlanabilen 
Yoruma bağlı       Herkese göre aynı 
         

 

Öznel Cümleler:

  • Yeşilliklerin içinde bir dere kenarı, insana huzur verir.
  • Bu uçsuz bucaksız deniz, insana yaşamdaki zavallılığını anımsatır.
  • Başarılı olmak için, her şeyden önce başarıya koşullanmak gerekir.
  • Oltayı atıp saatlerce beklemek bana zaman kaybı gibi geliyor.
  • Cahit Sıtkı'nın şiirlerinin tadı başka bir ozanda yoktur.
  • Kendisine yapılan iyiliği takdir etmeyecek insan yoktur.
  • Sanatçıların çocukluk anılarının anlatıldığı bu kitap herkesin ilgisini çekecek nitelikte.
  • Çok iyi bir insandır.

 

Nesnel Cümleler:

  • Türkçe alfabede 29 harf vardır.
  • Şinasi'nin yazdığı Şair Evlenmesi, Türk edebiyatında ilk tiyatro örneğidir.
  • Türkiye'de ilköğretim 7 yıl önce 8 yıla çıkarıldı.
  • Zeytinin en çok yetiştiği bölge Ege'dir.
  • Bursa nüfus yönüyle Türkiye'nin beşinci büyük kentidir.  
  • Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun şiir türünde yapıtı yoktur.
  • Nurullah Ataç yazılarında "ve" bağlacını kullanmamıştır.
  • Ülkemizdeki tiyatro izleyicisi sayısında bu yıl artış oldu.
  • Türkiye'nin yıllık ithalatı, ihracatından fazladır.

 

Örnek Soru:

(I) Evimin balkonundan arka bahçelere bakarak sonbaharı günü gününe izliyorum. (II) Sonbahar bu yıl bana her zamankinden daha yakın geliyor. (III) Ama yine de yazın üzerimdeki etkilerinden bir türlü sıyrılamıyorum. (IV) Sanki avucumdan birdenbire kayıp gitti yaz. (V) Adalar Denizi'nin bol yıldızlı gecelerinin tadına varamadan sonbahar geliverdi.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde yazarın duygularına yer verilmemiştir?

A) I.                  B) II.                    C) III.                    D) IV.                      E) V.
 

(1997/ÖSS)

Örnek Soru:

Aşağıdaki dizelerin hangisinde yorum söz konusu değildir?

A) Alabildiğine insan kalabalığı vardı / Bir aydınlık geleceğe bakıyordu
B) Bir ılık güz öğlesinde / Şanlı haki urbası üstünde
C) Koymuştu kılıcını içine kınının / Yürüyordu arasında sevgili halkının
D) İzmir’e girişini Atatürk'ün / Bir kahve duvarındaki resimde gördüm
E) Işıktı sevinçti türküydü / Görseydiniz o resimde Atatürk'ü
(1999)

 


4. Genel ve Özel Anlamlı Anlatım

Kimi yargılar, o türün tüm bireylerini kapsayacak bir genellikte anlatılır, kimileri ise o türün bireylerinden birini ya da birkaçını içeren özelliğiyle.

Genel anlam içeren bir cümle ya da paragrafın sonuna o türün özelini anlatarak sürdürülen anlatımlar "örneklendirme" yöntemi oluşturur. Ana düşünce (vurgulamak istenen) hep bu özelden önce gelen genelin özelliği olur.

Örnekler:

  • Analar güçlüdür. (Genel)
  • Annem güçlüdür. (Özel)

Analar güçlüdür. Güçlerini anneliklerinden alırlar. Dünyaya bir çocuk getirmek, onu büyütmek, yetiştirmek, eğitmek için canlarını dişlerine takarlar. Bundan dolayı da bütün insanların en güçlü varlığına dönüşürler. (Tamamı genel anlatımdır.)

  • Annem de böyle güçlü kadınlardandı. (Özel)
  • Sanatçı, toplumun sözcüsü olmalı. (Genel)
  • Sanatçı, toplumun sözcüsü olmuş bu yapıtında. (Özel)

5. Somutlayıcı Anlatım

Soyut kavramları ya da düşünceleri algılamakta zorlanırız kimi zaman. Bunları daha iyi ve kolay kavrayabilmek için somutlamaya başvururuz. Benzetmeler ve deyimler, somutlamanın en etkili yollarıdır.

Örneğin:

  • Adam çok öfkelenmişti ==> Adam küplere binmişti ==> Adam burnundan soluyordu
  • Memurlar, oradan oraya sürülüyordu ==> Memurlar, dama taşı gibi oynatılıyordu.

Örnek: Çırağımız Hasan çok çalışkan, özverili, zaman kavramını bilmeyen, üretken bir insandı. Az şeyle yetinirdi. Herkes hayrandı ona. Bir arı nasıl gün doğmadan işe başlar, akşam karanlığına dek çalışırsa, nasıl hiç dur durak bilmezse, nasıl kendinden vericiyse, nasıl dünyanın en güzel ürününü büyük bir sabırla üretirse ve herkesin beğenisini kazanırsa Çırak Hasan da öyle.


6. Yalın (Sade) ve Süslü (Sanatlı) Anlatım

Süslü olmayan anlatımdır. Buna "edebiyatsız edebiyat" denir. Süslü anlatım, bir Divan geleneğidir edebiyatımızda. I. Yeni anlayışına dek sürmüştür.

Edebiyat yapma merakı, öğrencilerle acemi yazarlarda gelişmiştir. Yalın söyleyişin, en değerli söyleyiş, edebiyatın doruk noktası olduğunun bilincinde değillerdir henüz. Oysa en büyük yazar ve ozanlar yalın söyleyişi benimsemişlerdir.

Süslü anlatımda amaç, sadece sözü daha güzel söylemektir. Süslü anlatımın içeriğe hiçbir etkisi yoktur. Nasıl makyaj ve takılar bir kızın huyunu ve düşünme yetisini etkilemez, sadece onun daha güzel görünmesini sağlarsa öyle. Ama gerçek güzelliğin yalın güzellik olduğu herkesçe bilinir.

Süslü anlatım örnekleri:

  • Yaşlı adam, caddeyi bütün insanlığın günahlarını sırtlamış gibi ağır adımlarla geçti.
  • O, bu güzelim hayatın binlerce nimetine sırt çevirip ölümün ezeli ve ebedi ülkesine göç etti.
  • Bebek, bir yanardağın yüzyıllar boyu sessiz kalması gibi mışıl mışıl uyuyordu. Altı çizili bölümlerde süslü anlatıma başvurulmuştur.

 

  • Gözleri simsiyahtı.
  • Gözleri kömür gibiydi.
  • Zeytin gözleri vardı.

Bu cümlelerde yalın anlatım vardır. Her benzetme süslü anlatım değildir.
 

  • Gözleri, doğada nadir rastlanan ve insanın elde etme isteğini uyandıran, değeri Karun hazineleriyle ölçülemeyecek değerde bir siyah inciydi. (süslü anlatım)

 

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

busy
 

Kayıt - Giriş



Bunlari Biliyor musunuz?

İlk yarı resmi gazete “Ceride-i Havadis”tir.
Cuma, 09/19/2014 07:47
Telif Hakkı © 2014 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.