Yüklemle İlgili Yanlışlar

Yüklem yanlışları değişik şekillerde karşımıza çıkabilir. Yüklem eksikliği, yüklemler arasında kip ya da kişi uyum­suzluğu, farklı iki işin aynı yüklemle ifade edilmesi, ekeylem eksikliği, yan cümleciklerde yüklem eksikliği yüklemle ilgili yanlışlıkların belli başlı çeşitleridir.

 

** Farklı yüklemlere bağlanması gereken durumlar yüklem­lerden biri olmadan tek yükleme bağlıymış gibi görü­necek olursa, yüklem eksikliği söz konusu olur.

 

* "Kimsenin ona saygı göstermediğini, yıllar boyu büyük zorluklar çektiğini anlattı." Cümlenin ilk bölümünde yer alan "saygı göstermediğini" sözü "anlattı" yüklemine bağlanamaz, bu sözden sonra bir yüklem olmalıdır.

"Kimsenin ona saygı göstermediğini söyledi/belirtti, yıllar boyu büyük zorluklar çektiğini anlattı." biçiminde olmalı.

 

* "Ayhan Bey dün buraya gelip öğrencilerin bu yıl hangi kitapları okuyacağını ve kendisinin bu yılki ders prog­ramını istedi."

Cümlede iki ayrı durum söz konusu.

"...hangi kitapları okuyacağını" sözü cümlenin sonunda yer alan "istedi" yüklemine bağlanamaz. Bu bölümün sonunda ayrı bir yüklem olması gerekir.

"...hangi kitapları okuyacağını sordu." biçiminde olmalı.

 

* "Fabrikada uygulanan çalışma düzenini doğru bulma­dığını, bu sistemle üretimin artmayacağını iddia etti." Bu cümlede de aynı fiile (yükleme) bağlanamayacak iki ayrı durum cümlenin sonundaki "iddia etti"ye bağlanmış; hal­buki "çalışma düzenini doğru bulmadığını" sözü "iddia etti" yüklemine bağlanamaz.

Cümle, "...çalışma düzenini doğru bulmadığını belirtti/söyledi..." biçiminde olmalı.

 

* "Yol çalışmalarının iki yıllık bir çalışmayla tamamlandığını, ancak bu yolların bölgenin gereksinimlerini karşılamayacağını ileri sürdü." Cümlenin ilk bölümünde yer alan "yol çalışmalarının... tamamlandığını" sözü "ileri sürdü" yüklemine bağlanamaz, bu sözden sonra bir yüklem olmalıdır.
"Yol çalışmalarının iki yıllık bir çalışmayla tamamlandığını belirtti/söyledi, ancak bu yolların bölgenin gereksinimini karşılamayacağını ileri sürdü." biçiminde olmalı.

* "Geçenlerde bir sohbet sırasında Bahri Bey çocukluğunda yaşadıklarını ve bunları kitap haline getireceğini söyledi."
Cümlede iki ayrı durum söz konusu.
"... çocukluğunda yaşadıklarını" sözü cümlenin sonunda yer alan "söyledi" yüklemine bağlanamaz. Bu bölümün sonunda ayrı bir yüklem olması gerekir.
"... çocukluğunda yaşadıklarını anlattı ve" biçiminde olmalı.

* "Kendisine haksızlık edildiğini, çalışma koşullarının bir an önce iyileştirilmesini istedi."
Bu cümlede de aynı fiile (yükleme) bağlanamayacak iki ayrı durum cümlenin sonundaki "istedi" yüklemine bağlanmış; halbuki "kendisine haksızlık edildiğini" sözü "istedi" yüklemine bağlanamaz.
Cümle,
"Kendisine haksızlık edildiğini söyledi..." biçiminde olmalı.

Örnek Soru: (1991-ÖSS)

(I) Ankara'da bahar, kırkikindi yağmurlarıyla başlar. (II) Öğ­leden sonra birdenbire gökyüzü kararır, şimşekler çakar, yağmur boşanır birden. (III) Sonra gökyüzü aydınlanır; ağaçlar daha yeşil, sokaklar daha temiz görünür. (IV) Ha­vada taze bir esinti ve toprak kokusu kaplar ortalığı. (V) Çi­çeğe duran tomurcuklar patlar, tepeden tırnağa baharı yaşamaya başlar ağaçlar.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

A) I.              B) II.              C) III.              D) IV.              E) V.

Cevap: D

 

 

Örnek Soru: (2000)

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

A)   Bu konuda nasıl bir çalışma yapılması gerektiği, uzmanlarca tartışılacak.

B)   Olaydan büyük bir üzüntü duyduğunu, suçluların ceza­landırılmasını istedi.

C)   Yeni binaların ne zaman hizmete açılacağını, basın aracılığıyla duyuracaklarını belirtti.

D)   Sorunlara sağduyuyla yaklaşmanın, onların çözümünü kolaylaştıracağı sonucuna varıldı.

E)   Bölgede, kış mevsiminin uzun sürmesi nedeniyle alın­ması gerekli önlemler yetkililere bildirildi.

Cevap: B

** İki ayrı yüklemi olması gereken isim cümlelerinde birinci yüklemden sonra ekfiilin kullanılmaması karışıklığa ve anlatım bozukluğuna neden olur. Böyle cümlelerde de yüklemle ilgili anlatım bozukluğu ortaya çıkar.

 

* "Yanımda çalışan çocuk oldukça zeki, fakat pek dikkatli değildi." Söylenen ile söylenmek istenen arasında çelişki vardır. Çocuğun zeki olduğu söylenmek istenmiş, ama zeki değil denmiş.

Bu cümlede

"...zeki değil, dikkatli değil" anlamı vardır.

"Zeki" sözcüğünden sonra ekfiil getirilirse anlatım bozuk­luğu giderilir.

"...çocuk oldukça zekiydi, fakat pek dikkatli değildi."

 

* "Üçüncü sınıfta ben sınıf başkanı, Aydın başkan yardım­cısıydı." Bu cümledeki anlatım bozukluğu da ekfiil eksikliğinden kaynaklanmıştır. Cümle, "Üçüncü sınıfta ben sınıf başkanıydım..." biçimin­de olmalıdır.

 

* "Evrak işlerine bakan memur çok pratik, ama pek düzenli değildi." Söylenen ile söylenmek istenen arasında çelişki vardır. Memurun pratik biri olduğu söylenmek istenmiş, ama pratik olmadığı söylenmiş.
Bu cümlede "... pratik değil, düzenli değil" anlamı vardır.
"Pratik" sözcüğünden sonra ekfiil getirilirse anlatım bozukluğu giderilir.
"... memur çok pratikti (idi), ama pek düzenli değildi."

* "1988'de ben İzmir'de asker, sen daha üniversitede öğrenciydin." Bu cümledeki anlatım bozukluğu da ekfiil eksikliğinden kaynaklanmıştır.
Cümle, "1988'de ben İzmir'de askerdim (idim)..." biçiminde olmalıdır.

Örnek Soru: (1992-ÖSS)

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

A)   İlkbaharda, sabahları bülbül sesleriyle uyanırdım.

B)   Sokağa bakan, küçük ama şirin bir evimiz vardı.

C)   Mahallenin çocukları çoğunlukla bizim bahçede oynar­lardı.

D)   O yıllarda ben otuz, o ise otuz beş yaşlarındaydı.

E)   Komşularımızla sık sık birbirimize gider gelirdik.

Cevap: D

Örnek Soru: (1986-ÖYS)
Yoksul görünümlü biriydi bu. Boyu kısa, bedeni de pek biçimli değildi.
Yukarıdaki ikinci cümlede bir anlatım bozukluğu vardır. Bu bozukluk, aşağıdakilerden hangisiyle giderilebilir?
A) "kısa" yerine "kısaydı" getirilerek
B) "kısa"dan sonra "ve" ekleyerek
C) "kısa" yerine "ve" koyarak
D) "kısa"dan sonra "değil" ekleyerek
E) "boyu"dan sonra "da" ekleyerek

                                                                                                                                                              Cevap: A

** Farklı iki kavramın aynı fiile bağlanması da anlatım bozukluğuna yol açar.

 

* "Sabah kahvaltısında bir bardak çayla bir simit yedim." Simitin yanında çay da yenmiş oluyor, "...bir bardak çay içtim ve bir simit yedim."

 

* "Geçen yıl, iki belgesel program ve bir televizyon filmi çekti.* "Çekti" fiili film için kullanılır; ancak "belgesel program çekti" kullanımı doğru olmaz.

"Geçen yıl, iki belgesel programı hazırladı..." olmalı.

Bu cümlede de yüklem eksikliği vardır.

 

* "Yarın bütün görevliler, koyu renk takım elbise ve fular takacak." "Takım elbise"ye uygun bir fiil kullanılmamış. "Takım elbise", "takacak" fiiline bağlanamaz. "Takım elbise"den sonra "giyip" ya da "giyecek" getirilirse anlatım bozukluğu giderilir.

 

* "Bu küçücük çocuk iki bardak meyve suyu ve iki tost yedi." Tostun yanında meyve suyu da yenmiş oluyor.
"... iki bardak meyve suyu içti ve iki tost yedi." olmalı.

* "Her konuyu çok iyi bildiğini zanneden bu adamın önce yazdıklarını sonra söylediklerini dinle." "Dinle" fiili "söyledikleri" için kullanılır, ancak bu fiil "yazdıklarını" nesnesi için kullanılmaz.
"... bu adamın önce yazdıklarını oku..." olmalı.
Bu cümlede de yüklem eksikliği vardır.

* "Önce gömleğini, sonra kravatını, daha sonra da ceketini giydi." Gömlek ve ceket giyilir. Bu cümlede ikisinin arasında kalan kravat da giyilmiş. Cümle "... gömleğini giydi, sonra kravatını bağladı..." biçiminde düzelir.

Örnek Soru: (1986-ÖSS)

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

A)   Bu kadar yorgunluktan sonra iyi bir tatili hak etmişti.

B)   Memur, dostça ve yumuşak başlılıkla cevap veriyordu.

C)   Fotoğrafçılıkla ilgili incelikleri ve teknik bilgileri bu kitap­ta bulabilirsiniz.

D)   Ayrıca, ara sıra gözüme çarpan yanlışlıkları da belirttim.

E)   Durmadan gazoz ve çekirdek yenilen bu yerden hemen uzaklaştım.

Cevap: E

 

** Yan cümleciklerdeki yüklem eksikliği de anlatım bozuk­luğuna yol açar.

 

* "Böyle güzel şarkılar, kaliteli filmler izlemek her zaman mümkün olmuyor."

 

* "Benim anlatmak istediklerimi tam olarak ne Ayhan, ne sen anladın."

"Anladın" yüklemi "Ayhan" için kullanılmaz. Cümle,

"...ne Ayhan anladı, ne sen anladın." biçimine getirilmeli.

 

* "Bu raporu hazırlayacak sen ya da Alper olsun bizim için fark etmez."

"...sen ya da Alper olsun" kullanımında yanlışlık var; "sen", "olsun" ile kullanılamaz.

"...sen ol ya da Alper olsun..." biçiminde olması gerekir.

 

* "Benim söylediğim saatte ne sen, ne de arkadaşın geldi. "

"Sen" öznesi "geldi" yüklemi ile kullanılmaz, "...ne sen geldin, ne de arkadaşın geldi." olmalı.

 

* "Her yerde, böyle temiz hava, iç açıcı manzaralar görmek mümkün değildir."
"Görmek" fiilimsisi manzara için kullanılır, ama temiz hava görülmez.
"Her yerde böyle temiz hava bulmak..." biçimiyle cümle düzelir.

* "Elindeki dosyaları, çok az, belki de hiç incelemeden toplantıya katıldı."
Söz konusu kişinin elindeki dosyaları çok az incelediği anlatılmak istenmiş, ama anlatılamamış.
"Çok az"dan sonra bir yüklem getirilirse cümle düzelir.
"Elindeki dosyaları çok az inceledi..."

* "Bu olayla ilgili, araştırdığı kaynaklardan ve insanlardan önemli bir delil bulamamıştı."
"... araştırdığı kaynaklar" kullanımı doğrudur, ancak "araştırdığı" fiilimsisi "insanlar" için kullanılmaz.
"Bu olayla ilgili araştırdığı kaynaklardan, konuştuğu insanlardan..." biçiminde olmalıdır.

* "Bu sistemin öğrencilere kazandıracağı yararı da, zararı da yıl sonunda fark ederiz."
"Yarar kazandırılır", ancak "kazandıracağı" sözcüğü "zarar" için kullanılmaz. "Zarar" için "vereceği" fiilimsisi kullanılır.
"Bu sistemin öğrencilere kazandıracağı yararı da, vereceği zararı da..."

Örnek Soru: (1994-ÖSS)

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

A)   İş konusunda ben onu, o da beni etkilemek istemez.

B)   Onun bu durumda nasıl davranacağını sen benden iyi bilirsin.

C)   Görüşlerinizi sözle değil, yazıyla belirtmelisiniz.

D)   Yazılarında ayrıntılara girmeyip konunun özetini vurgular.

E)   Söylediği sözün doğruluğuna inanıyorsa onu asla geri almaz.

Cevap: A

**  "Vermek" fiilinin yanlış kullanımı ile ilgili sık sık soru sorulmaktadır. En son 2005 ÖSS'de soruldu:

Şu cümleler "vermek" fiilinin yanlış kullanımıyla ilgili sorulardan alındı:
*** "Bir ailenin verdiği insanüstü bir çabanın öyküsüdür bu."
*** "Bu girişim sağlığa verdiğiniz önem ve kararlılığın bir göstergesidir."
*** "Bu, sizlere verebileceğimiz en önemli ödül ve en önemli hedeftir."
*** "Bu tutumuyla ailesine zarar mı veriyor yarar mı anlayamadık."

Bu cümlelerde anlatım bozukluklarının nasıl düzeltileceğine bakalım.
"Bir ailenin ortaya koyduğu/sergilediği insanüstü çabanın bir öyküsüdür bu."
"Bu girişim sağlığa verdiğiniz önem ve gösterdiğiniz kararlılığın bir göstergesidir."
"Bu sizlere verebileceğimiz en önemli ödül ve gösterebileceğimiz en önemli hedeftir."
"Bu tutumuyla ailesine zarar mı veriyor, yarar mı sağlıyor, anlayamadık."

** Bir cümlede biri geçmiş, biri şimdiki zaman gibi farklı zamanlan bildiren zarflar olduğunda tek yüklem kullanıl­ması anlatım bozukluğuna yol açar.

 

* "İlkin raporları, sonra projeleri, şimdi de ihtiyaç listesini inceliyor."

Cümlenin "ilkin raporları, sonra projeleri" bölümü "inceli­yor" yüklemine bağlanamaz.

"İlkin raporları, sonra projeleri inceledi..." biçiminde olmalı.

 

* "Üniversiteye hazırlanan öğrencilerin kitap okumalarının çok önemli olduğunu geçen yıl da, şimdi de söylüyorum."

Bu cümlenin sonunda yer alan yüklem "geçen yıl" zarfı ile kullanılmaz. Bu cümleye, "geçen yıl"a uygun bir yüklem daha getirilmelidir.

"...çok önemli olduğunu geçen yıl da söylüyordum, şimdi de söylüyorum." biçiminde olmalı.

 

* "İlk hafta çocukları, geçen hafta yaşlıları, bugün de geriye kalanları sağlık taramasından geçiriyorlar."
"ilk hafta çocukları, geçen hafta yaşlıları" sözleri "sağlık taramasından geçiriyorlar"a bağlanamaz. Bu bölüm şöyle düzeltilebilir:
"İlk hafta çocukları, geçen hafta yaşlıları sağlık taramasından geçirdiler..."

** Sıralı ve bağlı cümleleri oluşturan cümlelerin yüklem­lerinin kip ve kişi yönünden birbiriyle uyumlu olmaması anlatım bozukluğuna yol açar.

 

* "Sen her zaman düzenli olarak ders çalışıyor, biz ise sa­bahtan akşama gezip dolaşıyorduk."

Cümlede bir anlam kayması var; "her zaman" sözü geçmiş zamanı belirtecek biçimde kullanılmıştır. Ancak ilk cüm­lenin yükleminde bir yanlışlık var.

"Sen... ders çalışıyor" yanlış bir yapıdır.

II. yüklemin sonundaki bileşik zaman eki (-du) I. yüklem için de düşünülebilir; ancak kişi yönünden uyum yoktur.

Cümle

"Sen... ders çalışıyordun, biz..." biçimiyle düzeltilebilir.

 

* "Gece gündüz aralıksız çalışmaktan yorgun düşmüş, sağlığım bozulmuştu."
İki yüklem, yani iki cümle var. İkinci cümlenin yüklemi "bozulmuştu" fiilidir, bu cümlenin öznesi "sağlığım'dır. "Sağlığım bozulmuştu" kullanımında bir yanlışlık yoktur.
Birinci yüklem ise "yorgun düşmüş" fiilidir. Bu cümlenin öznesi gizli özne "ben"dir. "(Ben) ... yorgun düşmüş" olmaz. Bu yükleme bileşik zaman eki ve I. Tekil kişi eki eklenmelidir.
"... yorgun düşmüş-tü-m"
Sıralı cümlelerde son yüklemdeki kişi ve zaman ekleri daha önceki yüklemleri de etkiler.

* "Pazar günleri arkadaşlarla meydanda buluşur, önce bir güzel karnımızı doyurur, sonra maça giderdik."
Bu cümlenin son yüklemi olan "giderdikteki bileşik zaman "-di" ve kişi eki (-k) I. ve II. yüklem için de geçerlidir. Bu cümle
"... meydanda buluşurduk, önce bir güzel karnımızı doyururduk, sonra maça giderdik." demektir. Bu cümlede anlatım bozukluğu yoktur.

* "Bizim planımıza göre Bilge buraya gelecek, siz de onu buradan alacaktınız."
"Alacak-tı-nız" yükleminde yer alan bileşik zaman (hikâye) ve kişi eki (II. çoğul kişi) birinci yüklem olan "gelecek" için de geçerlidir. Bu cümlede,
"... Bilge buraya gelecektiniz." anlamı vardır. Bozukluğun giderilmesi için cümlenin,
"... Bilge buraya gelecekti..." biçiminde olması gerekir.

** Sıralı cümlelerde son yüklemdeki kişi ve zaman ekleri daha önceki yüklemleri de etkiler.

 

* "Yaz tatili başlayınca önce Yalova'daki amcamlara gi­der, orada bir hafta kalır, daha sonra İzmir'e giderdik."

Bu cümlenin son yüklemi olan "giderdik"teki bileşik zaman "-di" ve kişi eki (-k) I. ve II. yüklem için de geçerlidir. Bu cümle

"...önce Yalova'ya giderdik, orada bir hafta kalırdık, sonra İzmir'e giderdik." demektir.

 

* "Pazar günü Aslı bize gelecek,  birlikte sizin yanınıza uğrayacaktık."

"Uğrayacak-tı-k" yükleminde yer alan bileşik zaman (hikâye) ve kişi eki (I. çoğul kişi) birinci yüklem olan gele­cek için de geçerlidir. Bu cümlede,

"...Aslı bize gelecektik." anlamı vardır. Bozukluğun gideril­mesi için

"...Aslı bize gelecekti..." olması gerekir.

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

busy
 

Tanıtım

8-sinif-teog

Kayıt - Giriş



Bunlari Biliyor musunuz?

Divan şiirinde bilmeceye verilen "lugaz" denir.
Cumartesi, 11/01/2014 13:42
Telif Hakkı © 2014 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.