Ek Yanlışlıkları

Eklerle ilgili yanlışlıklar daha çok isimlerin sonunda yer alan iyelik, hal, çoğul ekleri ile ilgili olmaktadır. Tamlayan ekinin eksikliği ya da gereksizliği, yanlış hal eki kullanımı, iyelik ekinin yanlış kullanımı anlatım bozukluklarına yol açmak­tadır.

Tamlayan eki "-in, -in"le ilgili yanlışlıklar sık sık gündeme gelir.

"Derslerine düzenli çalışan bir öğrenci,  doğal olarak dönem sonu sınavlarında başarılı olması beklenir." Bu cümlede geçen "öğrenci" sözcüğünün tamlayan eki alarak "öğrencinin" biçiminde kullanılması gerekir.

"Ankara'ya giderken bindiğimiz otobüs şoförü Alper'in hemşehrisi çıktı." "Otobüs şoförü" yerine "otobüsün şoförü" denmelidir.

"Masanın üstünde duran kül tablası adamın üst üste yak­tığı sigara izmaritleriyle doluydu." Adam sigara izmaritlerini yakmış. Cümle "...üst üste yaktığı sigaraların izmaritleri..." biçiminde olmalı.

"Sorumluluğunu bilen bir insan, yalnız kendini değil, başkalarının haklarını da gözetmesi gerekir." Bu cümlede de "insan" sözcüğünden sonra bir tamlayan eki olmalıdır. Cümle "...bir insanın... gözetmesi" biçimiyle düzelir.

 

Bazı cümlelerde ise tamlayan ekinin gereksiz kullanımı anlatım bozukluğuna yol açmaktadır.

"Bu sınıfın, birkaç öğrenci dışında bu yıl oldukça iyi durumda."

"Sağlıkla ilgili sorunların hiç vakit kaybetmeksizin çözüme kavuşturulmalıdır." "Sorunların" sözcüğündeki tamlayan eki atılmalıdır.

"Sağlığına dikkat eden bir insan, ne tür yiyeceklerin zararlı olduğunu biliyor olması gerekir." Bu cümlede geçen "insan" sözcüğünün tamlayan eki alarak "insanın" biçiminde kullanılması gerekir.

"Herkesin içtiği çay parasını vermesini istedi." Bu cümleye göre insanlar "çay" değil, "çay parası" içmiştir. "Çay" sözcüğü tamlayan eki alarak "çayın" biçiminde kullanılmalı.

Aşağıdaki cümlelerde de tamlayan eki (-in, -in) eksikliğinden kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır:

"Türk edebiyatında yaşamını yazdıkları ile kazanan tek yazar Peyami Safa olduğunu çok az kişi bilir." "... tek yazar", "tek yazar-ın" olmalı.

"Evden çıkmadan önce içtiği kola şişesini masasında bırakmış." Kola sözcüğü tamlayan eki alarak "kolanın" olmalı.

"Benim içeceğim çay berrak demli ve cam bardakta olması gerekir." "Çay" sözcüğü "çayın" olmalı.

Bazı cümlelerde ise tamlayan ekinin gereksiz kullanımı anlatım bozukluğuna yol açmaktadır:

"Bu yıl sınava girecek öğrencilerin yalnız ÖSS hazırlığına değil, okul derslerine de aynı ölçüde önem vermeliler."
"Tanzimat dönemi sanatçılarının birkaçı dışında, devlet adamı olarak çalışmışlardır." "Sanatçılarının" sözcüğü, tamlayan eki atılarak "sanatçıları" biçiminde kullanılmalı.

ÖRNEK SORU

(I) Dil insanların birbirleriyle iletişim kurmalarını sağlayan bir araçtır. (II) Toplumsal yapıya bağlı olarak sürekli gelişir ve değişir. (III) Bunun doğal bir sonucu olarak da dilde dur­madan yeni kavramlar ortaya çıkar. (IV) Bu kavramları karşılamak için yeni sözcükler yaratılır. (V) Yeni sözcükler yaratmak için her ulus, dilinin sunduğu olanaklardan yarar­lanma yoluna gitmesi gerekir.

Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

A) I.              B) II.              C) III.              D) IV.              E) V.

(1992/ÖSS)

Cevap: E

ÖRNEK SORU
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?
A) Peribacalarının oluşmasında, toprağın yumuşaklığının yanı sıra rüzgârın da rolü vardır.
B) Bu yöre, tarihi değerler ve doğal güzellikler açısından yerli ve yabancı birçok turistin ilgisini çekiyor.
C) Tarihi eserlerin bir bölümü, zamanında iyi korunmadığı için özelliklerini yitirmiş.
D) Dünyada, tamamı mermerden yapılmış olan ilk anıtsal tapınak Ege'nin Efes kentinde olduğu biliniyor.
E) Buranın bütünüyle bir yeraltı kenti olduğu, ancak kentin bir bölümünün ortaya çıkarıldığı söyleniyor.

(1995/ÖYS)
Cevap: D

*  Kimi cümlelerde de hal eklerinden kaynaklanan yan­lışlıklar olabilir:

"Kardeşini bize tanıştırmayacak mısın?" Tanıştırmak "biriyle" olur, "bize tanıştırmak" kullanımı yan­lıştır. "Bize" yerine "bizimle" olmalı.

"Öyle içine kapanık biri ki ihtiyaçlarını söylemeye çekiniyor" Çekinmek fiili "-den" halindeki sözcüklerle kullanılır; "söy­lemekten çekiniyor" olmalı.

"Bu elektronik eşyaların tümünü gümrük bölgesinde almıştık." "Bölgesinde" sözcüğü "bölgesinden" olmalı.

"Oturduğu yerde dışarıda oynayan çocukları seyrediyor. " Oturduğu yerden olması iyi olur.

"Bu konudan, nerede bilgi bulabiliriz?" "Konu" sözcüğünün "-den" halini alması yanlıştır; "konu­da" olmalı.

*   İyelik eklerinin yanlış ve gereksiz kullanımı da anlatım bozukluğuna yol açmaktadır.

"Bizim isteğimiz o sıkıcı yerden kurtulup bir an önce evle­rimize kavuşmamızdı." "isteğimiz,  evlerimiz,  kavuşmamız sözcüklerinde birinci çoğul iyelik eki yer almış. "Kavuşmamızdı" yerine "kavuşmaktı" denilmesi yeterlidir; böyle denirse cümle düzelir.

"Hiçbirimizin o derste bir kitabımız yoktu." "Hiçbirimizin... kitabı" olması gerekir.

"Hepimizin o sırada ortak arzumuz sıcak bir odaya kavuşmaktı." "Hepimizin... arzumuz" kullanımı yanlıştır; "hepimizin...ortak arzusu" olması gerekir.

"Kırtasiyeden aldığı malzemelerin paralarını ödedi." "Para" sözcüğünün iyelik 3. çoğul eki alması yanlıştır; "parasını" denmesi yeterlidir.

"Ortak arzumuz bir an önce izin almamız ve evlerimize gitmekti." "Arzumuz, almamız" sözcüklerinde birinci çoğul iyelik eki var. "Almamız" yerine "almak" denilmesi yeterlidir; böyle denirse cümle düzelir.

"Hepimizin o gün son derste bir mazeretimiz vardı." "Hepimizin...mazeretimiz" kullanımı yanlıştır; "hepimizin...bir mazereti" olması gerekir.

ÖRNEK SORU

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

A)   Güzel sanatlar, insanın duygu dünyasını zenginleştirir.

B)   Çarşıya çıkarken para çantamı yanıma almamışım.

C)   Son aldığım kitabı bir türlü okuma fırsatı bulamadım.

D)   Okul öncesi döneminde, çocuk tiyatrosunun önemli bir yeri vardır.

E)   Sergideki resimlerimin hepsi kendi eserimdir.

(1987/ÖYS)

Cevap: E

*  Aynı anlamı karşılayabilen bir ekle bir sözcüğün aynı cümlede birlikte yer alması anlatım bozukluğuna neden olur.

"Tarımdaki verimsizliğin nedeni zamanında sulama ve ilaçlama yapılamamasından kaynaklanıyor." "nedeni ...-den kaynaklanıyor" kullanımı yanlıştır. Cümlenin sonundaki "yapılmamasından kaynaklanıyor" yerine "yapılmamasıdır" getirilmeli.

 

*  Sıfat yapım eki "-ki"nin gereksiz kullanımı anlatım bozuk­luğuna yol açar.

"Bu okuldaki ortaya çıkan sorunların temel nedeni disip­linsizliktir." "Okuldaki" sözcüğünde yer alan "-ki" eki anlatım bozuk­luğuna yol açmıştır; bu ek atılmalıdır. "Ortaya çıkan" sözü atılarak da cümle düzeltilebilir.

"Testteki yer alan tüm soruları bu derste çözeceksiniz."  denmez. "Testte yer alan" olmalı.

"Yaz aylarında bu köydeki yaşayan herkes yaylaya çıkar." "köydeki" sözcüğünde yer alan "-ki" eki anlatım bozukluğuna yol açmıştır; bu ek atılmalıdır.

*  -me, -ma isim fiil ekini almış sözcüklere kimi zaman gereksiz bir iyelik eki "-sı, -si" getirilmektedir.

"Piyano çalmasını öğrendi." cümlesi kulağı tırmalar." "Piyano çalmayı" olmalı." 

"Hafta sonu ben sana araba kullanmasını öğreteyim." "Araba kullanmayı" dense yeterli olur. 

"İlkokula gitmiyor, ama gazete okumasını öğrenmiş." cümlesi kulağı tırmalar.  "gazete okumayı" olmalıdır.

"Doğru dürüst konuşmasını bilmiyor."  "Doğru dürüst konuşmayı" dense yeterli olur.

*   Bazı fiillerin sonunda gereksiz ya da yanlış çatı eklerinin kullanımı anlatım bozukluğuna yol açar.

"Biraz düzenli çalışsa gelirini arttıracak." "Arttırmak" diye bir fiil, Türkçede yoktur. Son bir iki yıldır sık sık duyar olduk. Sık kullanılması doğru olduğunu göster­mez. "Artırmak" demek yetmiyor mu? "Attırmak" olur, "art­tırmak" olmaz.

"Emeklilerin aylıkları bankalardan ödenmeye başladı."  Aylıklar başlayamaz, aylıklar ödenmeye başlanır.

"Bu çocuk için yaramaz da denilebilinir." Nasıl yüklem ama! Biraz daha uzatabilir miydik? "...denebilir" dense yetmez mi? Niye yetmesin!

"Çocuk bu yeni yuvasında oldukça mutlu görülüyordu." Bu cümlenin yükleminin edilgen değil, dönüşlü çatılı olması gerekir; "görünüyordu" olmalı.

"Bu kitap üç yıl önce yayınlanmış." "Yayınlanmak"  doğru değildir,   "yayımlanmışolması gerekir.

"Dişinden tırnağından arttırdı." "Arttırmak" diye bir fiil, Türkçede yoktur. Bu söz bir deyimdir ve "dişinden tırnağından artırmak" biçimindedir. Kendi yanlışımıza kılıf bulmak için "Atalarımız deyimi yanlış kullanmışlar." mı diyeceğiz. Günümüzde birçok insanın kendini zorlayarak "arttırmak" diye kullandığı fiil bir yanlışlık ürünüdür. "Attırmak" olur, ama "arttırmak" olmaz.

"Vergi iadeleri, çalışanların banka hesaplarına yatırılmaya başladı." "Vergi iadeleri" bir şeye başlayamaz, vergi iadeleri yatırılmaya başlanır.

"Her konuda, sürekli kendini öne çıkaran insanlara da bencil denilebilinir." Böyle bir yüklem olmaz. "... bencil denebilir" demek yeterlidir.

"Günlerdir beklediğimiz gemi, ufukta görüldü."  "Görüldü" yanlıştır, "göründü" olmalıdır.

"İlk kitabı yirmi yaşındayken yayınlanmış."  Fiil "yayınlanmak" değil, "yayımlanmak"tır.

*   "-den, -dan" eki kimi sözcüklerde gereksiz kullanılmaktadır.

"Geçmişteki yanlışlar tekrardan gündeme geliyor." "tekrardan"daki "-dan" eki fazlalıktır.

"En eski üye olaraktan yenilere yol göstermelisiniz." "olaraktan", "olarak" biçiminde kullanılmalı.

"Dün çok yorgundum, ayrıyeten hastaydım."  "Ayrı", Türkçe bir sözcüktür. Türkçe bir sözcüğe Arapçanın eklerini getirmek doğru değildir. "Ayrıyeten" yerine "ayrıca" kullanılmalıdır.

ÖRNEK SORU

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir anlatım bozukluğu vardır?

A)   Köy konuları ile ilgilenmemin nedeni, köylüyü yakından tanımak, onlarla bir arada yaşama fırsatını bulmuş olmamdandır.

B)   Edebiyata şiir yazmakla başlamış, daha sonra hikâye ve roman alanındaki çalışmalarıyla dikkati çekmiştir.

C)   Bu roman, olay örgüsü, ayrıntıların seçimi ve inandı­rıcılığı açısından yazarın en başarılı eseridir.

D)   Benim amacım, toplumu, toplumla kişiler arasındaki ilişkileri güzel bir dille, en iyi biçimde anlatabilmektir.

E)    Romanlarımdaki kahramanların kimileri günlük yaşamım­da tanıdığım, kimileri de düşümde yarattığım kişilerdir.

(1991/ÖYS)

Cevap: A

 

ÖRNEK SORU
Hava kirliliğinin nedenlerinden biri de...
Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilirse cümle anlatım bakımından bozuk olur?
A) yeşil alanların azlığındandır.
B) motorlu taşıtlardan çıkan egzoz gazlarıdır.
C) sanayi kuruluşlarının kent içinde bulunmasıdır.
D) ısınmada kükürt oranı yüksek olan kömür kullanılmasıdır.
E) çarpık yapılaşmanın, hava dolaşımını engellemesidir.

(1992/ÖSS)
Cevap: A

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

busy
 

Kayıt - Giriş



Bunlari Biliyor musunuz?

Divan edebiyatında nesir yazarına "münşi" adı verilir.
Çarşamba, 07/30/2014 23:12
Telif Hakkı © 2014 Open Source Matters. Tüm Hakları Saklıdır.
Joomla! GNU/GPL lisansı altında özgür bir yazılımdır.